Cts. May 30th, 2020

Fikri olan herkes için …

Saklı sevdam…

3 min read

İHA

Her vazgeçiş bir terk ediş midir? Yoksa yeniden bir başlangıç mıdır? Karanlık sokaklarda gezinirken; sen miydin yolumu aydınlatan, yoksa bende ki varlığın mıydı? Rüzgar beni alabildiğine götürse de benim gönül deryamda sen vardın sakladığım. İçimde ruhumun ta derinliklerinde…

Her nefes alışım sendin. İçimde ki sisli perde aralandı artık. Saklı sevdam, kimi şarkılara döküldü, kimi kâğıtlara döktü içini ben seni yüreğimde dinlenen nağmelerimle sakladım. Kalbimin en hassas yerine dokudum. Hasretinle yandı yüreğim özleminle kavruldu. Özlemler büyüttüm, katmerleşmiş yanan yüreğime inat, sana kavuşma umuduyla beslediğim güzel duyguları gözyaşlarıyla suladım hep. Sana kavuşma arzusuyla sardım tüm yaralarımı. Aslında biliyor musun? Ben sende kayboldum…

Göçmen kuşlar gibi göç ettin diyarımdan varlığı ebedi olan aşkımın sönmeyen ilk ışıklarıyla sana geldim. Tılsımını kaybetmiş sevdaların kıyısına vuran dik dağ yamaçlarına kadar uzayan yolun bekçisiydim ben. Aşkını kalbime mühürlediğim anda her gün filiz veren bir sevda benimkisi asırlardır yalnızlığın kollarına bırakmıştım kendimi, ya da buna kendimi inandırmaya çalıştım. Vazgeçmiştim, yüreğimin penceresini kapatmıştım veya öyle olduğuna kendimi inandırdım lakin gönlümün diyarında
sadece sen vardın. Kalbimin en ücra köşesinde senin anıların vardı. Şah damarında atıyordun.

Mehtaplı gecelerde sığındığım limanımdın. Şarkılar besteledim sana şiirler yazdım. Kalbimin mihrabında sen vardın. Umut çiçekleri açtırdın yüreğime, gül kokan baharlar getirdin. Kalabalık yalnızlıktan göç etmiştim. Çünkü sen, kara bulutları savurdun, günün ilk ışıklarıyla beraber güneş
açtırdın yanan yüreğime… Terki diyar eylemiştim umutsuzluk karamsarlık diyarını, yoluma mutluluk ile aşılanan sevda sancağı ile yol almak düştü.

Sahi düşler sokağını bilir misin? Derin hülyalara daldığım her an seni
andığım sokak orası o sokağı sadece hisleriyle yaşatan bilebilir. Aşkının mührü kalbimde basılı ruhumun esrarengiz gizemli halleri yok mu? İşte o haller senin yüzünden sensizlikten mahzun kalıyor kalbim ve gözlerim. Sen yokken gün geceye mahkum oluyor. Hasret denizine demir atmak benimkisi asırlardır dile gelen yılların özlemiyle kül olmuş ruhumun yeniden alev alması belki de.

Saklı sevdam, neydi seni benden alıkoyan anılar defterinde kuruyan gül yaprakları gibi canlanan ruhumda kaybolup gittin. Alacakaranlık gözlerinle bir yağmur damlasıyla gönlüme düştün. Kapanmış gönül defterimi sen açtın aniden, aşkın refakatına erememişken sende buldum kendimi bu yitirmiş benliğin değil var olmuş bir benliğin tanısıydı. Sen ki hayallerimin başrol oyuncusuydun. Hayallerime kavuşma arzusuyla yanan yüreğime su serptin benli düşlerle çıktığım bu hayat yolculuğunda tek arzum mutlu bir sondu.

Yüreğim konuştu kalemim yazdı, sana olan arz-ı halim buydu…

Sena Alboğa

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir