Per. Şub 27th, 2020

Fikri olan herkes için …

İngilizce (Dil) Nasıl Öğrenilir? 1

3 min read


1.İngilizce (dil) öğrenmede birinci faktör motivasyondur. Yani bu dili öğrenmeye istekli olma. Okullarda dil öğretememe-öğrenmememizin ilk sebebi öğrencilerin dile karşı isteksiz veya ön yargılı olmalarıdır.

2. Dil öğrenme bir süreç ve sabır işidir. Ömür boyu sürecek bir yolculuktur. Acele edilmemeli ve kısa sürede dili iyi seviyede öğrenmeliyim, diyerek stres yapılmamalıdır. Biz ana dilimizi bile üç beş ayda öğrenmedik. Tabii ki herkesin öğrenme hızı ve dil kabiliyeti farklılık gösterir. Sizin dil öğrenmeye ayırdığınız zaman, yaş ve kapasite de dilde iyi bir seviyeye gelmenizde önemli bir etmendir. On bir ve on iki yaşlardan  yani ergenlik çağından önce dil öğrenimi çok daha hızlı seyretmektedir. Yani dil öğrenimine ne kadar erken başlanırsa o kadar kolay olmaktadır. Yaş ilerledikçe öğrenme kapasitesi azalacağından dil öğrenimi de zor olmaktadır.

3. Eğer beginner(başlangıç-A1), elementary (temel-A2) ya da pre-intermediate Orta öncesi-B1) seviyesinde iseniz, İngilizceyi iyi bilen ve öğretebilen biriyle çalışmanızı tavsiye ederim. Bu birebir özel ders ya da kursa gitme şeklinde olabilir. Yalnız doğru öğretmen seçimi çok önemlidir. O dili size kurs değil dersinize giren öğretmen(ler) öğretecektir. O kişi(ler) size dil öğreniminde kolaylık sağlayacaktır. Orta seviyeye geldikten sonra bireysel çalışmak, dilde ilerlemeye devam etmek kişinin kendisine kalmaktadır.

4.Mümkünse dile küçük gruplar (2, 3, 4’erli) hâlinde çalışmanızı tavsiye ederim. Çünkü sizin bilmediğinizi yanınızdaki kişiler bilebilir ve böylece dil öğrenimindeki güçlükleri birlikte daha kolay aşarsınız. Motivasyonunuzun düştüğü yerlerde yüksek motivasyonlu arkadaşlarınız sizi gayrete getirebilir.

5. Seviyenize göre yani A1-2, B1-2, C1-2 materyal seçimi önemlidir. Çalışacağınız kaynaklar sizin seviyenizin çok altında ve üstünde olmamalı. Eğer çalışacağınız kaynak seviyenizin çok altında ise size çok bir şey katmaz. Eğer seviyenizin çok üstünde ise sizi dil öğrenmeden vazgeçmeye itebilir.

6. Dil öğrenirken o dilin altı alanına da gereken önemi vermeliyiz. Bunların dördü beceri: dinleme, okuma, yazma, konuşma ve diğer iki alan da gramer (dil bilgisi) ve kelime bilgisinden oluşur.

7. Kimileri gramere hiç gerek yok der ama bir dil bu altı alandan oluştuğu için gramer de diğer alanlar gibi önemlidir. Biz bir dilde doğru iletişim kurmak istiyorsak bu altı alanda (reading, writing, listening, speaking, grammar and vocabulary) yeterli seviyede olmamız gerekir. Dolayısıyla dil öğrenirken çalışmalarımızı bu altı alanda beraber götürmeliyiz.

8. Türkiye’de dil öğretiminde çok başarılı olamayışımızın sebeplerinden biri de dildeki bu alanların hepsine yeterince vakit ayırmamamızdır. Okullarda genelde gramer ağırlıklı bir eğitim verilirken maalesef ilkokul dörtten hatta şu anda ilkokul ikiden itibaren dil eğitimi almamıza rağmen istenen seviyede dil öğrenememekteyiz.

9. Özellikle gramerde konular öğrenilirken o konunun arkasından bol bol alıştırma yapıp o konunun anlaşılması sağlanmalıdır. Eğer akademik anlamda dil öğrenmek istemiyorsak yani üniversitede kariyer yapma ve makaleler yazma gibi amacımız yoksa genel İngilizce öğrenmek için intermediate (orta) seviye dil bilgisi bizim için yeterli olacaktır. Bu durumda gramerin en ince ve gereksiz ayrıntılarıyla vakit harcamamıza gerek olmaz. Onun yerine dilin diğer beş alanına vakit ayırmak daha doğru olacaktır.

10. Gramer öğrenimi ve öğretimi mekanik bir şey olduğu için biz öğretmenler için anlatımı kolaydır. Öğrenci de mekanik alıştırmaları yaptığında dil öğrendiğini sanır. Ama gramer yani dil bilgisi tek başına yeterli değildir. Dil öğreniminin okuma, yazma, dinleme, konuşma ve kelime öğrenimiyle takviye edilmesi gerekir.

Bir dahaki yazımızda da dil öğrenmede stratejilerden bahsedeceğiz.


İNGİLİZCE ÖĞRETMENİ 

İlyas MALTEPE

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir