Per. Şub 27th, 2020

Fikri olan herkes için …

DERDİM BANA DERMAN İMİŞ

3 min read

Dertli insanın içi dumanlı eve benzer. Gelin bir pencere açalım temiz havayı soluyalım. Evin içini havalandıralım, sonra güzel bir temizlik yapalım. Fazlalıklarımızdan kurtulalım, sırtımızdaki ağırlıkları yavaşça yere bırakalım. Bir aynanın karşısına geçip bir bir sorular soralım kendimize. Herkesin kendine sorusu farklı olsa da fıtraten yakın yaratılmıştır insanlar birbirlerine. Ama manen bir yoklama olsun bu. Önce kendi varlığını tanımayla başlayabilirsin, sonra var oluş sebebini ve gayeni sorgularsın. Seni var edeni düşünüp bu çıktığın eşsiz yolculukta açtığın o pencereden bakarken gökyüzünü ve semayı seyre dalarsın. O tertemiz, berrak, bembeyaz örtünün mavi ışıklarında ufuklara açılan yolda yürümeye devam edersin.” Dertli insanın içi” diye başlayan yazımızda dermanın derdin içinde olabileceğini bulmak için ayna koyduk önümüze…

Kısa ve net bir muhakeme olsun bizimkisi. Benliğimizi, iç dünyamızı sorgulama, vicdan tespiti olsun. Bize iç sesimizin yalan söylemeyeceğini bildiğimiz bir muhakeme.

Öyle bir muhasebe olmalı ki bazen sıkışan göğsünüzün rahat bir nefes almasını sağlayacak, bazen adaletsizce sizi yargılayanlara haksızlık karşısındaki duruşunuzu belirleyecek. Ve bazen de susarak cevap verdiğiniz tüm cümleler dile gelecek. Yargılamanın dışında muhasebe sahnesi olacak bu.

Bir esnafın kâr ve zararını, gelir giderini kontrol edip bilmesi yaptığı işin en önemli kısımlarından biridir. Eğer bu kısmı gözden kaçıracak olursa iflası kaçınılmazdır. Nasıl ki maddi boyutta bu denli önemlidir, işte maneviyattaki ruh halimizde bu kadar önemlidir. Beden ve ruh, maddi ve manevi birbirinden ayrılmaz bir bütündür. O sebeple maddi gelirimizin hesabını yaparken manevi kazanç ve zararlarımızın da muhasebesi yapılmalıdır. Yoksa buradaki iflasın zararı çok daha büyük olacaktır.

Başta vicdan sahibi olabilmek büyük bir zenginliktir. Maddiyatta hanlar hamamlar sahibi olabilirsiniz. Bu dünya zenginliğidir, boş aynı zamanda geçicidir. Ancak vicdan, merhamet, ihsan, doğruluk, vefa, tevazu, hüsn-ü zan, adalet, bencillikten uzak, yardımsever, isar, cömertlik vs. manevi zenginliktir ve ebedi kalıcıdır. İnsanı insan yapan paha biçilmez vasıflardır bunlar.

Bir bak bakalım, sor iç sesine  “Ben bu insanlığın neresindeyim? Kaç puan verebiliyorum kendime?” Ara ara yaptığınız bu vicdan muhasebesi rahat bir uykuya kapı aralayacaktır. En önemlisi de seni var edene yazdığın bir dilekçe gibi. Hakim ise en adaletli, en bağışlayan, en affetmeyi sevendir. Öyle ki, silkelenmene,  senin kendine gelmene, hasta olan haline şifalar bulmana, gönlünün huzura ermesine vesile olacaktır.

Açtığın o pencereden dışarı çıkan dumanların yerine giren, ışıl ışıl parlayan güneşin ışıkları içini ısıtacaktır. Yeniden doğmanın tadını iliklerine kadar hissedebilirsin. Ancak iyi insan olmakla hayat yaşamaya değer.

Size yapılan haksızlıklar karşısında aslında daha da güçlendiğinizi unutuyorlar. İşte o zaman varlığınızı keşfettiğinizde farkındalıklarınızı tanıyıp enerjiye dönüştürebiliyorsunuz. Benliğimizi bulabilmek bencillikten uzak yaptığımız muhasebe sonucunda oluşabilir.

    Niyazi Mısri’nin;

                 “Derman arardım derdime

                 Derdim bana derman imiş

                 Bürhan sorardım aslıma

                 Aslım bana bürhan  imiş”

Dizelerindeki ifadesiyle içinde bulunduğumuz sıkıntılarımızın ilerdeki zamanda nimet olduğunu fark edebilmek onun muhasebesini yapabilmekle mümkündür. İç huzurumuzun da ortaya çıkmasına ön ayak olacaktır.

      “Gözlerin nemli olması berekettir ruha,

        Gönlün nemli olması kasvettir bedene”

Sağlıklı günler diliyorum hepinize. Selam ve Dua ile.

Emine GENÇ       

Daha Fazlasını Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir