Pts. Ağu 3rd, 2020

Fikri olan herkes için …

İlber Ortaylı: Bir Ömür Nasıl Yaşanır?

3 min read

İlber Ortaylı ülkemizin önemli tarih profesörlerinden bir tanesi. Kendisinin okuduğum ilk kitabı belki ama son kitabı olmayacağı kesin. Bu kitabı hakkında söyleşi şeklinde okuyabileceğimiz bir hayat kılavuzudur desem yeridir. Kitap, Ortaylı’nın bu ülkeye kattığı en büyük eseri olabilir. Şu kitap okullarımızda ders kitabı mahiyetinde okutulursa nesillerimiz kurtulur.

Hangi ülkelere ve şehirlere mutlaka gidilmelidir? Bulunan yer nasıl gezilmelidir? Hangi diller mutlaka öğrenilmesi gerekir? İnsan kendini nasıl geliştirebilir? Bulunduğumuz şehirden nasıl faydalanabiliriz? Bu tip düşündüğümüz pek çok sorunun cevabını İlber Hoca cevaplamış, Yenal Bilgici kaleme almış.

Özellikle Ortaylı’nın tavsiye ettiği 26 yabancı film, 25 kitap gibi listeleri çok sevdim ve not mahiyetinde masama yazıp astım. Muhakkak hayatımın bir bölümünü ayırmam gereken mükemmel tavsiyeler. Öyle okuyup bir kenara konulabilecek standart bir kitap değil. Muhakkak not alınarak okunulmalı, gerekirse başa sarıp tekrar edilmeli. Şuan 23 yaşında kitabı okudum ve bitirdim. Lakin beş yıl sonra tekrar okumak Ortaylı’nın hayatından aldığım örnekleri ne seviyede kendi hayatıma uygulamışım görmek istiyorum.

Toplumsal ve bireysel konular şehirlerimizdeki insanların kötü yönde de, iyi yönde de yaşamış olduğu değişiklikler, müze gezileri, tiyatro, müzik, opera gibi bilimin ve sanatın her alanına değinilmiş bir başucu kitabı. Kaç yaşında, hangi dönemde olursanız olun mutlaka içerisindeki bir şeyler size hitap edecektir.

Lütfen bu kitabı gençlere okutun sevgili öğretmen arkadaşlarım. Okumanızı muhakkak tavsiye ederim.

Aslında bu yorumu kaleme alırken alıntı paylaşmak istemedim. Çünkü kitabı okumanız gerektiğinin bilincinde hareket etmenizi istedim. Ama bazı satırlar var ki satırlardan sadra eşlik ediyor. İşte bir kaç tanesi:

“Herkes hukukçu olacak diye bir kaide yoktur. Bizim muslukçu da yetiştirmemiz gerekir. Bir muslukçu bazen bir hukukçudan fazla işe yarar.

“Doğrusu ben de 20’li yaşların sonundan itibaren edebi metinleri okumayı azalttım. Çünkü meslek icabı başka şeyler okuyup yazıyordum. Şimdi edebiyata özellikle klasiklere geri dönüyorum. Hikâye, roman okumak insanı çok dinlendiriyor; en çok da hafızasını açıyor. Sakın unutmayın, en önemli şey hafızadır.”

”Hayatımız temel olarak dörde ayrılır: 12-25 arası, 25-40 arası, 40-55 arası ve 55 sonrası. İyi bir yaşam için, her dönemde tamamlamamız gereken bazı işler, edinmemiz gereken bazı alışkanlıklar vardır. Bunlar verimli, güzel bir ömür sürmenin anahtarıdır.”

”Bizde kimse yerinden kıpırdamaz. Hâlbuki değişmeyi, değiştirmeyi bileceksin. Konforundan vazgeçmeyi göze alacaksın. Kendi dünyanı yerinden kendin oynatacaksın. Bir insanın bittiği an, miskinliğe esir olduğu andır.”

”Her şeyden evvel insanların birbirini çok sevmesi lazım. Sevginin olmadığı yerde hiçbir şey kurulamıyor.”

”Zavallı Türkçe! Ne güzelsin ve ne kadar şuursuz, cahil, cüretkâr evlatların var; seni berbat ediyorlar.” diyor Ortaylı.

Hayatınızın hangi evresindesiniz bilemem lakin kitabı alıp okumaya başladığınızda olduğunuz evrenin evrildiğine şahit olacaksınız. Demem o ki güzel bir ömür geçirmiş nadide insandan ‘Bir Ömrün Nasıl Yaşanılacağını’ kavramak için Okuyun ve okutturun.

Zehra Kalem

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir