Cum. Nis 10th, 2020

Fikri olan herkes için …

Toplumsal Yapıda Aile mi Birey mi?

3 min read

Toplumsal yapı, toplumda organize olmuş ilişkiler bütünüdür. Toplumun bir çerçevesini oluşturur. Ve bu çerçeve birey doğmadan önce kültürlerle korunmuş ve ilişkiler sistematik bir şekilde örgütlenmiştir.

   Dünya’nın varoluşuyla süregelen hayat nizamı tecrübe edinerek daha iyiye daha güzele yol almak gayretiyle verilmiş olan mücadeledir. Hayata birey olarak gelmekle başlar, aile olmakla devam eder. Aynı zamanda toplumun bütünlüğünde yapı taşlarını oluşturur. Toplum bir bütünlüğünde örneğidir. Aile olarak yaşamak mı yoksa tek birey olarak yaşamak mı sorusuna verilen her cevapta fikir ayrılığına düşülse de sonuç itibariyle güç ve kuvvet ancak birlik ve beraberlikten meydana gelir.

  Birlik ve beraberlik ülkelerin kalkınması, ilerlemesi, huzurun sağlanması ve güç gösterisi demektir. Günümüz toplumunda hızla yalnızlaşan günümüz toplumunda, mutsuzluklar, huzursuzluklar baş göstermektedir. Nefsani duygulara kulak verdikçe her şeye yetebileceğini düşünür insan. Böylece toplumdan uzaklaşır, sorumluluk almaktan kaçınır, sevgisiz kurak bir toprağa dönüşür. Hâlbuki insanoğlu sevgi üzerine yaratılmış bir varlıktır. O sevgiyle beslenir, sevgiyle çözüm bulur. Birliğin kıymeti onun için paha biçilemez bir hazinedir.

  Kıymetli bir atasözümüz var ki, hepimizin bildiği; “Komşu komşunun külüne muhtaçtır.” lafzı, konuyu pek de yerinde ifade etmiştir. Birliği ve beraberliği oluşturmak en önemli durumlardan biridir. Mesela, sizin sağlıklı bir hayat sürmeniz başkalarının elinde, onların saadeti sizin varlığınızdadır. Bu böyle birbirine zincirleme etkisiyle devam eder. Birliği ve iyiliği istemeyen, kötü niyetli insanlar da olacaktır. Birlik olmaktan çok rahatsız olurlar. O düzeni bozmak için ellerinden geleni yapmaktan geri durmazlar. Bunun örnekleri geçmişte görülmüş ve görülmeye de devam etmektedir. Fitne ve fesat duygulara sahip olan insanlar en kestirme yol olan aileleri bozmak o bütünlüğü yok etmek için ellerinden geleni yaparlar. Sizi önce yalnızlaştırmaya sonrasında da sahiplendirmeye çalışırlar. Bizler ise tam tersi bilinçli, bilgili, çalışkan, dürüst bir toplum meydana getirirsek kötü niyetli insanların tuzaklarından korunmuş oluruz.

  Kötülüklerden korunmanın en etkili yöntemi dinimin bana gösterdiği kuralları en ön plana koymaktır. Çünkü Rabbim inanmış tüm insanları birbirine kardeş ilan etmiştir. Peygamberim(s.a.v) komşunun komşu üzerindeki hakkını öğütlemiştir. Büyük düşünürler sevgiyi öncelik kabul etmişlerdir. Bu saydıklarımızdan bir kale düşünün tabiri caizse, hangi top hangi tüfek sizi alt edebilir.

  Sizin huzur ve yaşam kaliteniz, toplumdaki var olan düzenin sayesinde artabilir. Toplum düzenine riayet etmekte insanlık borcumuzdur. Herkes önce kendisinden, sonra ailesinden, daha sonra en yakınından mesuldür. Bu bilinçle hareket etmek insan olmanın gereğidir.

  İki dünya saadeti için yaşam düzenimizi ona göre kurmalıyız. Birey olarak kendimize sorumluluklarımız olduğu gibi etrafımızdakilere de sorumluluklarımız mecburidir. Yoksa düzeni kurmamız mümkün olmayacaktır. Önceliğimiz kendimizi iyi yetiştirmeli, vatana millete faydalı olabilecek alanlarda herkesin gücü nispetinde yapabilecekleri vazifeleri mutlaka vardır. İşe birey olmakla başlanır ve toplum ile gelişim sağlanır.

  Her zaman gayemiz iyiliğin üstünlüğünü sağlayabilmektir. Gayret bizden Tevfik Allahtan.

       

                                                                                                                               Emine GENÇ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gözden Kaçırdıkların