Mevsimlerden Hazan

0
237

      

  Yaz günlerinin yakıcı sıcaklığını, efsunlu meltemler çoktan üstlenmeye başladı değil mi? Mevsimlerden güz, mevsimlerden yaprak dökümü. Daha neleri barındırıyor içinde kim bilir? En çok da hüzün, ayrılıkları, dönüşü olmayan yolları, dinmek bilmeyen gözyaşlarını barındırıyor içten içe. Dile gelemeyen sızılar düşen her yaprakla beraber kopup gidiyor çilekeş gönüllerimizden… Nice şairin dizeleri, nice yazarın içli satırları ölümsüzlük bulmamış mıdır inceden inceye yağan yağmurun dinginliğinde. Kaç bardak çay içildiği bilinmeksizin kâğıtla kalemle kaç gece geçmiştir fütursuz bilinmez.

     Nedendir bilmem ama bende bu havalarda mest olup dile gelenlerdenim. Melankolinin sarhoşluğunda hicran yaraları çok derdim olmuyor elbette. Lakin inceden inceye yağan yağmurlar derinlerdeki sızıları ıslatıyor mu sanırım ıslatıyor. Ya da ıslattığını farz edip buruk cümleler kurmak geliyor içimden. Hazana sarı nasıl yakışıyorsa hüzünde o kadar yakışıyor güz günlerine. Ayrılıkların kara sevdaya dönüştüğü, umutların tükendiği, gözyaşlarının hıçkırıklara dönüştüğü serin günler aheste aheste gelip geçiyor. Kara kışa hazırlık yapıyor tüm güzelliklerini, endamlarını bir tarafa bırakan rengârenk çiçekler. Hayat denilen muamma da öyle değil mi? Hiçbir güzellik sonsuza dek sürmüyor bitiveriyor doruk noktasında. Çabalamak nafile! Balı tattık doymak beyhude.

     Düşen yaprakların süslediği yollarda avare avare yürümek, kaybolmak bilinmeyenlerde ne hoş geliyor yorgun yüreklere. Her şeye inat bağrımızı,  esen deli rüzgâra açmak huşuya kavuşturmuyor mu? Biraz da yalnızlık iksiri ekleyelim huzurumuzu tamamlayalım. Evet yalnızlık diyorum çünkü vazgeçilemeyen mevzudur yalnızlık bu mevsimde. Baş başa kalmak istersin kendinle sorgusuz sualsiz. An olur sesin bile el gibi kulaklarında çınlar. Derin bir su ancak paklar sergüzeştliğini. Artık günler kış gecelerine kavuşmuştur. Dinlenmenin tam vakti deyip derin uykular dalmıştır en hummalı düşler, arzular, hayaller…

     Gönül işte, arsız gönül bir bahar sabahı güneşle uyanmış meftun gibi maşuka koşmaya çoktan başlamış. Bahar gelirde arzulara dem vurulur mu? Çılgın gibi çarpar yürekler. Coşar coşar dururlar. Baharın neşesi kaplamıştır her yeri dağı, ovayı, yamacı. Kırlarda koşmak yaraşır şimdi hazan çok uzaklarda kalmıştır. Yeşeren buğday tanelerinin olgunlaşacağı sıcaklara günlere gebedir zaman. Coş ey deli gönül coş ki dağılsın gam keder dağılsın sisli bulutlar aydınlansın solgun benizler. Sana gülmek yaraşır dindir kanlı gözyaşlarını. Karışsın çağlayanlara coşsun pınarlarda, ırmaklarda. Sana, bembeyaz açan güllerin yapraklarındaki çiğler yakışır. Unut gitsin sarı gülleri unut gitsin ağlayan sineleri unut gitsin seni senden edenleri.

Işkın Coşkun Arslan

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here