Bu Bir Vedaydı…

0
266

Ne kimseye kızgınlığım ne de öfkem var. Samimiyet dolu, ihlasla yapılan dualarım vardı. Ve sana kırgınlığım vardı Geçmişin hesabını da geleceğin faturasını da sana ya da senden olana çıkaracak değildim. Ben sonu gelmez bir sevdanın dalında kalan son yaprak gibiydim. Umut dolu ama bir o kadar da çaresizce hareket edemeden nefes almaya çalışan bir garibim…

Kimsesiz kalmışlığın en acı anlarını yaşarken yalnızlığın zirvesini sen kıtlığında yaşadığım gerçeğini unutma…

Yazmak kendini ifade etmekti. Bir şeyleri aktarmaktı. Anlaşılmak ve okunmak belki de yazanın en çok istediği şeydi. Yazarken hata yapılacağı gibi konuşurken de hata yapılır elbet. Hiçbir insan yanlış anlaşılmak istemez. Hele ki en sevdiği tarafından en önemli konuda ve en hassas bir durumda yanlış anlaşılıyorsa insan çok da iyi bir duruma düşmez.

En sevdiği tarafından hayatî bir konuda yanlış anlaşılmak bir nevi onun tarafından hiç tanınmadığınızı da gösterir. Her yazdığınızın harflerine sinmiş bir sevdanın muhattabı tarafından en hassas noktada yanlış anlaşılmak susmanın ve artık yeter demenin geldiği noktadır. Her türlü badireyi atlatıp burada yani hiç anlaşılmamış ve hiç inanılmamış olmak en ağır savaşlarda alınan yenilgiden daha da ağırdır fikrimce.

Yarım kalmış her şeyin tamamlandığı andan itibaren geri çekilmenin ne olduğu gayet iyi bilir yüreğim. Yazan ve seven için en ağır işgal girişimidir anlaşılmamak. Ve en kötüsü de yanlış anlaşılmak…

“Susmalıydık,

Çünkü umuttuk

Var oluş gayesinde bir yolcuyduk

Belki sonun başlangıcı

Belki de yokluğun son durağı”

Susmalıydık kitabımızda yer alan yine kitaba ismini veren “Susmalıydık” şiirinden bir alıntıyla köşeye çekiliyoruz…

Uzun lafın kısası bu bir vedaydı.

Kaleme, kelimelere, cümlelere, konuşmaya ve yazmaya…

Muhittin Uymaz

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here