Eğitim ve Öğretim Sürecinde Empatinin Yansımaları

0
198

İçinde bulunduğumuz yüzyıl bilindiği üzere ulaşılmazların yanı başımızda olduğu, teknolojinin son sürat cereyan ettiği bir zaman dilimini kapsamaktadır. Her alanda olduğu gibi eğitim öğretim sürecinde hızla değişen bu rüzgar kapsamında payına düşeni muhakkak almaktı ve yönünü buna göre inşa etmektedir.

    Eğitim yönetiminde yeni yaklaşımlardan bahsederken; Okul yöneticileri de daha esnek, olay ve olgulara bütüncül bakabilen, farklılıkları kucaklayabilen ve okulu geleceğe taşıyabilecek vizyon sahibi insanlar olmalıdır. Balyer(2017) Geleceğimizi emanet ettiğimiz nesilleri yetiştirirken yelpazemizi mümkün mertebe genişletmek icap ediyor. Eğitim öğretim yuvalarımız çalışan bir makinenin çarkları değil ki eskiyeni değiştirip işleyişimize devam edelim. Bu hususta özellikle yöneticilere çok büyük sorumluluklar düşmektedir. Öğrencilerin, öğretmenlerin hatta çalışan diğer personellerin nabzını öyle kontrol etmeli ki yarınlara yön verecek dimağlar zıpkın gibi olsun. Empati mefhumu bu noktada çoğu zaman devreye girip olayların akışını değiştirip olumlu bir şekilde sonuca bağlayabilmektedir.

     Her şeyden önce esnek bir yapıya sahip olmak benmerkezciliği terk edip biz odaklı yörünge etrafında toplanabilmek ustalık gerektirir. Mesleki hayatım boyunca ister öğretmenlik sürecinde olsun ister idarecilik sürecinde olsun başarabildiğim müddetçe kendimi karşımdakinin yerine koymaya gayret ettim. Çoğu zaman istenmeyen, problem çıkaran diye addedilen öğrencilerin penceresinden bakmaya çalışırken çok şaşırtıcı hikâyelerle yüzleştim. Onların gam telinde ne çalıyordu ki vurup kırıyor ele avuca sığmıyorlardı. Cezalarını kesmek her zaman gerekeni yapmak değildir. Sonu gelmeyen bir döngüde boğuşmak ve çırpınmaktan ibarettir. Gencecik sineler niye istenmeyeni yapar? Kime veya neye takılıp kalmıştır irdelemek icap eder. Evde cehennem hayatı yaşıyorsa, şiddete maruz kalıyorsa sevgiden nasibini almamışsa okulda güller sunmayacaktır arkadaşlarına, öğretmenlerine. İçindeki ıstırabı kusacak fırsat arayacaktır o şekilde veya bu şekilde. Bu durumda olan ben olsaydım ne yapardım nasıl davranırdım diyebilmek kaybetme kuşağında kazanabilmeyi hedeflemektir. Bu süreçte hem öğrenci ile öğretmen arasındaki yada öğrenci ile idareci arasındaki bağ farklı bir hal alacaktır. Sonucunu almak zaman ister emek ister ama sizi hedefe ulaştırır. Her sinede etkisini tabi ki göstermeyebilir ama gösterenler yetmez mi?

   Okulda çalışan personeller, öğretmenler çarkın olmazsa olmazı yegane parçalarıdır. Öğretmen kurulu bir saat değil ki mütemadiyen dönsün. İnsan nihayetinde eksik noktaları da olabilir. Bir olay yaşadığı zaman olumsuz bir tavır sergilediği zaman yine orada acaba ben onun yerinde olsam ne hissederim nasıl davranırım diyebilmek onun bakış açısıyla olaya bakmak gerekir. Kendi doğrularımız kapsamında hareket edip farklı bir bakış açısını hiçe saymak yanlıştan yanlış doğurur. Aksi takdirde hareket edilirse güç birliği içerisinde nice güzelliklere imza atılır. Biz diye adım atan gönlü güzellerle eğitim yuvaları dolar taşar. Bataklıklarda güller açtıran neferler günden güne şahlanır.

     İçtiğin her bardak çayı getirenin, tertemiz odada oturmanı sağlayan diğer neferlerin de zaman zaman bakış açılarını gözlemleyip onların dünyasından da feyiz almayı başarabilirsen arşınladığın yolda elbette çiçek kokularını tüm hazzıyla nefesine çekeceksindir.

       Empati kurmayı kendine şiar edinmiş tüm eğitim gönüllülerine selam olsun!

Işkın Coşkun

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here