Mektup 2

0
285
sdr

Yine sahipsiz, yine garip ve muhatabının üzerine alınmadığı bir mektup daha. Belki acı belki hüzün belki de hasretin yüreği yaktığı o hissiz demler. Muhatabı dışında herkesin anladığı, okuduğu bir mektup… Belki bir gün onun da okuyacağı, evet burada ben varım diyeceği bir mektup olur. Ama ölüm dedikleri olayın yaşandığı dünyada başı şeyler için çok geç kalabiliyor insan. Hayallerine ulaşamadığı bir anda nefessiz kalıp geri kalan bekleme süresini toprak altında geçirmek için ecele teslim olabiliyor. İşte öyle bir dünyada sana olan sevdamın sahipsiz kaldığı gibi mektuplarım da sensiz ve garip…

Beklemekle gitmek arasında kalmıştım. Gitmemdeki sebep unutmak ya da sevmemek, uzak olmak değildi tabii. Bir şeylerin daha da kötü olmaması için mücadele verme gayretiydi. Bir şeyler daha kötüye gitmesin derken her şey güllük gülistanlık da değil anlaşılacağı üzere. Olan bir şey yoktu. Var olan bir şeyde de umut yok gibiydi. Kendini bilmez yürek işte hep umut dolu bir yarının hayalini kurmakta. Ne zaman gelse gözlerinin önüne yaşlı gözleri, duysa o titrek sesini kendini yakan özlem duygusuna kapılıyor. Gitmenin hiç bu kadar zor olacağı herhangi bir an olmamıştı hayatında yüreğimin. Yüreğim ki neleri unutmamıştı. Nelere katlanmamıştı.

Hayallerin tam da ortasında yine senden bir iz yakaladı beni gecenin en karanlık vaktinde yüreğimin deli ateşinde sevdanın en uçsuz bucaksız haliyle. Sensizlik denilen bir depremin enkazı altında nefessiz kalacak bir yüreğimin olduğundan habersiz de değilim işin doğrusu. Fakat yapabileceğim tek şey var olmanı sağlayabilmek. Yüreğimin seni, senin de yüreğimi bir ömür sahiplenmeyeceğini anlıyorum. Nedir bu kahredici hasret, özlem ve sensizlik dolu günlerin acı gülümsemesi. Seni ardımda bırakıp giderken yüreğimin acısına ne çare olabilir ki? Dedim ya sensizlik depreminde nefessiz kalacak bir yüreğim var diye. Unutma bunu olur mu? Okur musun bu mektubu bilemiyorum. Belki hiçbir zaman okumaz ya da açıp da ne var diye merak etmezsin. Belki de tam tersi her gün her an ve fırsatta açıp okursun. Ve es geçersin, sanki hiç sana yazılmamış gibi.

Belki de okuyup okuyup mutlu olmayı denersin.

Kim bilir…

Muhittin Uymaz

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here