Bu Bilgi Bana Ne Katacak?

0
651
dav

Bilginin düşünmeye, düşünmenin de bilgi temeline ihtiyacı vardır.
Düşünmek, bilgiyi ısıtıp ısıtıp öne sunmanın önüne geçmemizi sağlar. Aynı bilgi etrafında dövünmekten kurtarır. Yeni anlamlara iter, belki de anlam karmaşasına… Güncellenmeyi sağlar.


Bilmek, düşünmekle var olan bir eylemdir. Düşünceden kaynaklanır bilgi isteği. Bilgiyi kullanabilmek için düşünmek gerekir. Kullanma talimatı vardır bilgilerin. Her birinin talimatı farklıdır. Kimi bilginin son kullanma tarihi geçer, kiminin çoktan geçmiş olur. Düşünce sistemimiz de bu bilgilerin sona erip ermediğini, “nasıl kullanılır?”lığına yardımcı olur.

Bilginin kaynağı düşünmektir. Düşünmeden edinilmiş bilgi bilgisizlikle sınanmamıza neden olur. Bilgili olduğumuzu zannederken bilgiden yoksun oluşumuza bakar kalırız. Bilgiyi bilmek marifetse düşünerek o bilgiye sahip olmak marifetin ta kendisidir. Başka başka bilgilere rahatlıkla ulaşabilmekte beynimizi boş bilgilerden arındırdıkça olur. “Bu bilgi bana ne katacak? Bu bilgiye ihtiyacım var gibi mi? Bu bilgi hayatımda olmasa ne gibi bir eksiklik yaşayacağım? Bu bilgiye sahip olan insanlar bu bilgiye sahip olduklarının farkındalar mı? Yani o bilgi kendini kullandırıyor mu?”… gibi gibi sorularla haşır neşir olmaya başladığınızda işte o zaman o bilgiye sahip olur,onu rahatlıkla kullanmaya başlarsınız. Yoksa diğer türlü “Bilmek” eyleminden öteye geçemezsiniz. Kavram üzerinde gidecek olursak düşünmekten yana bir tavır takındığımı görmüş oluyoruz. “Düşünmek mi? Bilmek mi?” sorusunun altını bunlarla doldurmak güzel tabii ama aslolan net bir cevap verebilmek… Peki bu cevap kimi tatmin edebilir? Hangi birimize hitap edebilir? Ne kadar “Evet işte bu!” dedirtebilir?

Gül Asan

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here