Üfle Yangınlarıma

0
123
dav

Dur, dur sözlerime gözlerin yaş dökmesin hemen.
Bekle biraz. Annesinin gülüm diye sevdiği birinin külleşen yüreğinde gürleşen ve gürleştikçe yüzümde, ellerimde çizgi çizgi yangın izleri bırakan geçmiş ama benimle gelen gece gibi hikayeme kulak ver.

Alnıma bak. Keder isi var. Saklamaya çalıştığım tasalarım var.
Dağ gibiyim ben içi alev alev, başım duman zil çalmıyor eteklerim.
Ayakta sandığımız ama aslında olduğu yere yığılan bir dağ. Yalnız, soğuk ve kanmış.
Kökü annemin ellerinde olan bir çiçektim ben annemin gözünde.
Saçımı tararken incitmekten korkan annemin biricik kızı en güzel yaşında sonbaharların kurumuş yaprağı olmuş…

Anneeee ! ! !

Kaç heceydi bana bıraktığın bu hasret. Kaç oyundu bu sahne, gel yoruldum.
Gözlerinin hoş gelişlerinde bir âh hikayesiyim şimdi.
Bitmiyor uzlar. Dağlar yük oluyor omuzlarıma. Geldiğim gün gibi geceler. Soğuk, ıssız ve kapkaranlık.
Her yer derthane. Bütün duygular sarhoş. Koşup gelmek isterken gününe doğan güneşlere. Olmuyor takılıyorum çarelerin anlamsız çaresizliğine.
Ve yükseliyor bedenin üşürken içinde tutuşturduğun alevler. Ve susuyorsun avaz avaz. Bir çığlık yükseliyor sonra geceden gökyüzüne…
Gel artık bitsin bu büyümüşlüğüm… O kadar muhtacım ki annemin küçük kızı olmaya,kırılan bardak için azarlanmaya…
O kadar kalmamışım ki buralarda. Nereye gitsem üzerime yığılacak sanki gökler…

İçim o kadar çok acıyor o kadar tutuşmuş ki ellerim. Dünyaları hissediyorum omzum da.

Hadi konuş. Sen de üfle yangınlarıma.

Mehmet Uymaz. Fotoğraf: M.U


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here