Yitirmek…

0
397

Yozlaşarak devam eden bir kültürün ferdi olmak beni üzerek kendi içime yolculuğumu devam ettiriyor.  Bu kadar yozlaştığımız için uzaklaşıyor olabilirim insanlardan ya da bulduğum ilk eski kafalı (!)insana gereğinden fazla duygu beslemem bundan dolayı.  Üzülerek söylüyorum ki bir kültürün olumlu yönlerini almaya çalışma bir noktadan sonra kendi benliğinde kaybı getiriyor ve bu noktada tabiri caizse emin adımlar atıyoruz. Kimse kılını kıpırdatmıyor ama mükemmel bir klavye delikanlılığı yapıyor.  Kimse taşın altına elini koymuyor koymadığı gibi taşın yerini de beğenmiyor. Geçenlerde iki olaya şahit oldum. Bu yazının gönle düşmesine sebebiyet veren iki olay. Bu yaptığımda sizler nezdinde klavye delikanlılığı olabilir lakin ben okuyan bir kaç kişinin kalbine bu ateşi düşürmeye çalışıyorum.  Neyse efendim gelelim olaylara . Malumunuz geçtiğimiz günlerde önce Hollewon furyası akabinde yeni yıl kutlamaları vardı ülkemizde. Kıyafetler mi , kostümler mi ,yoksa bilim kurgu setinden fırlamışçasına ortada dolanan insanalar mı, seç beğen al misali. Teknoloji çağının getirisi olan sosyal medyada bu olaylardan fazlaca nasibini almıştı tabii o esnalarda. Partilere gidenler mi, bu parti hazırlığını çeken mi, yoksa gidemediği için üzülüp özür dileyen mi . Ne ararsanız var olan bir zamandı.

Öncesi severek takip ettiğim,  sanat anlayışını beğendiğim bir kızcağızımızda bu ortamda bulunanlardan.  Peki neydi bu kızımızın ayrıldığı nokta? Tesettür efendim. Burada tesettür nedir, ne değildir demeyeceğim.  Parmak basacağım nokta biraz farklı. Üzerinde cadı kostümü partiye gitmiş kızımız. Önce inanmak istemedim. Ama mâlum görünen köy kılavuz istemiyor. Yaftalamak değil amacım. Ama Allah biliyor üzüldüm. Zira okumasını bilen bir kızımız kendileri. Klavye delikanlılığı yapıp kızımızı kırmak istemedim. Sadece “Neden ?“ yazdım. Sonrasında takipten çıkarım düşüncesiyle ilerledim ve tekrar bir hikayesine denk geldim. Merak ettim ve baktım. Kızımızı bir ablası paylaşmış ve durumun vahametinden söz etmiş.  Evet bu hanımefendinin yaptığı da doğru değil lakin kızımız yaptığı yanlışı savunmaya devam ediyor ve klavye delikanlısı olmayın diyor. Üzen o kadar nokta var ki bu meselede . Sizde kendi içinizde tartın bu meseleyi . Hollewon nedir ? Neden vardır ? Bunu  bir düşünelim. Tarihçesi çıkış noktası belli olan bir  ‘ bayramı ‘ kutlayan bir insan ya inanmamıştır İslam ‘a ya da inandığını zannetmiştir yıllarca.

Bakin efendim bizler tebliğ ettiğimiz dini temsil etmedikçe ne Kudüs kurtulur ne Doğu Türkistan zulmü son bulur. Boşuna demiyor Nuri Pakdil “ Ümmet şövalyeleri gerek “ diye . Ümmet derdi taşıyorsak eğer,  dertlendiysek bu dertle haydi derdi geçiyorum müslüman kimliğe sahipsek eğer sadece kimliğimiz de müslüman olmamalıyız.

  Yaşamalı

           Yaşamalı

                    Yaşamalıyız…

Zehra Kalem

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here