Kardelen

0
1077

Sen misin Ey Kardelen !
Buzullara kafa tutan.
Zahmet ve zorluğu yaşarken,
Rengarenk olan.
Seni sen yapan gücün mü yoksa asaletin mi?
Donarken içimizi ısıtan.
Kışın gelmesi ile bembeyaz karların arasından el sallayan adeta umut aşılayan belki de her birimize bizi hatırlatan yolculuk nişanesi.
Evet her çiçeğin bir hikayesi olmalı, tıpkı insanlar gibi. Her bir çiçek bir insan demektir. Çiçekler güzellikleriyle bizi mest eden, doyumsuz lezzetleri yaşatan birer sanat eserleridir. Tefekkür sahnemizin mimarlarıdır ve sayısız isimlerinin varlığı insanoğlunun kendini keşfetmesi gibidir. Hayata tutundukları mevsimler, çiçek açma zamanları, olgunluk evreleri ve yaprak dökümleri…
İşte benim çiçeğim Kardelen.
Kardelen çiçeğinin karakterini hep beraber keşfe çıkalım. Bu keşifte kardelen çiçeği ile olan benzer yanlarımızı tanıyalım. Kardelen çiçeği karlı günlerde de çiçek açtığı için baharın müjdecisi olarak kabul edilir. O bütün olumsuz şartlara rağmen soğuk, ayaz, kar, kış demeden herşeye inat tüm ihtişamıyla, tüm güzelliğiyle hiçbir şeye aldırış etmeden açar çiçeklerini. Yılmadan, pes etmeden. Nasıl da hayranlık uyandırıverir ruhumuzda. Bir an utanır insan kendinden. Hikayesi o dur ki, Kardelenin Menekşeye olan tarifsiz muhabbeti ve vuslatı hasıl olmayan durum karşısında ayağa kalkmasıdır. Aslında hiçte kolay değildir, ancak vermiş olduğu mücadelenin sonunda bir müjdeci olarak anımsanması vardır akıllarda. Aynı zamanda güçlü ve dayanıklı özelliklere sahiptir. Bembeyaz o örtünün altından başını kaldırıp kendine yer edinebilmesi taktire şayandır.
Çiçek, çiçek olmak için lüks bir salonun köşesinde süslü işlemeli saksıların içinde olması, yapraklarının sevilmesi, özenle yapılmış muhabbetler… Bakmaya kıyamadığın, toprağını, suyunu eksik etmediğin, koklaya koklaya büyütmek değilmiş aslında. Bunlar olmazsa olmaz değilmiş. Dağların arasında boranlar, fırtınalar, yağmur ve kar altında var olmakmış. Toprağın sarıp sarmalaması kafi gelirken, güneşe kızmadan, sitem etmeden rengarenk olmak, gücünün varlığının ıspatıymış.
Bizler nerede, hangi hallerde olursak olalım roller yazılmış tefekkür sahnesindeyiz. Sahne bizim! İçinde bulunduğumuz durumu en iyi şekilde yönetmek bizim elimizde. Bir rüzgar esmesinde kırılıp dökülmeden kendi yaralarımızı onarmalıyız. Mücadele ruhunu beslemeliyiz ki kırılıp dağılanlardan olmayalım. Tutunmalıyız hayata ve sevdiklerimize, işte güç ve kuvvet budur. Sıkıntı ve dertler geldiğinde onlara kafa tutabilmektir. Hakkın yanında vicdan muhasebesi yapabilmektir. Bilinmelidir ki her zorluğun arkasında bir kolaylık vardır. Yaşadığımız o sıkıntılar gün gelir lezzete dönüşebilir. İşte o lezzeti hissetmek bir ömre bedeldir.
Gülün hikayesi başka, menekşenin başka, papatyanın başka, sardunyanın bambaşka… Ama her halükârda toprağı suyu aynı derdi aynı olunca çiçek açmak kaçınılmaz olur. Enfes kokularıyla buram buram cennet olur nefesler. Gayret bizden takdir Mevla’mdandır. Kardelen misali şükrüm fezalar kadardır. Gücüm; inancım kadardır. Bir çiçeği kıskanacak kadar doldurdu beni Kardelen. Dalında ki bir tomurcuk olabilme temennisi ile…
Selam ve Dua ile
Emine GENÇ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here