Gidiş Saatleri

0
187
Çürüyen anılardan sürüklenerek son kez geçip gitmek sokaklardan
Rüzgârı çıldırmış göğünden
Kasım’ın herhangi bir gününden
Pencereni solduran güneşi bırakıp ardımda
Serçelerden de uzağa…
gitmek…
Bir kelebeğin görünmezi avuçlarım
Ufalar durur gülkurusu günlerimizden
Çatlayacaktı elbet sayısız harfleri döven mermer havan
“Her şey zıddına döner.”  demiştin
Ben en uzağına düşmekle kaldım
Çünkü… kader değil onaylanmak bir cümleye
Susmak bir mektuba
Dağılıp gitmek bir kalbe
Kuşların inatlaşmasına yoruyorum bazen
İri taneli yağmurların düştüğü kâküllerine
Salıncağın uçurduğu rüzgâra bazen
Çağrışımlar kollayadursun kelimelerim
Uzak-yakın
Küf rengine çalmış, eksik olmuş cümlesi kime ne?
Şehre küstü oysa  ellerim
Gidiş saatlerini yoklayan ceplerim buzdan
Her biri apayrı parçaları birleştiren
bu istasyondan
Aldırmadan soğuğuna havanın…
Gitmek…
Gelişi baharmış sözcüklerin
Gidişi kardan…
Neşe Öztürk

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here