YALANCI GÜNEŞ

0
347
reklamlar
Yazı arası Reklam

Var olmamış bir yitik özgürlüğüm
Uzuvları olmayan bir savaşçı
Karanlıktan göçüp de geldim karanlığa
Yalancı güneş tohum yeşertmez, sevgi büyütmez
Engelleyemezsin içeriye dolan kan kokusunu

Özleri kör eden bir ışıltı
Selam dur: Emir!
Sulak çöl yavaşça aşağı çeker seni
Gözlerimi kapatsam her şey geçer mi?

Bir masanın başında toplanmış cengaverler
Savaşıyorlar
Bomba yüklü sesler yükseliyor yanı başlarından
Ürkünç, korkunç, tahammül edilmez sesler

Bir umut ışığı: Direniş
Bekliyorum
Saf saf geçiyor
Bir dava mücahitleri
Tüm baş döndürücülüğüyle geçiyor zaman
Bir dönüşüm bu
Eee eee ee e
Uyan uyar
Ninniler fısıldanıyor şu coğrafyalara
Fısıltıda boğuluyor beşikteki bebe
Hürriyet davası bu uyan
Hüviyet meselesi bu uyar

Bir masanın başında sürüyor savaş
Bir teklif sunuluyor: “Düşünce”
Düşününce şöyle ince bir düşünce, eylem
Çıkış noktası, fikir
Kurtuluş harekâtı, hikmet
Yüzlerinde naif bir tebessüm
Belli ki yola çıkmışlar
Yeri inleten ayak sesleri
Bunlar kurtuluşun müjdecileri


Tuğba Çırakoğlu

Yazı altı reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikSonbahar Güneşi
Sonraki İçerikGIDA TERÖRÜ

CEVAP VER