KONUŞALIM MI?

0
122
a macro photo of a daisy flower. If you like my work you can see more in my photography Gift Shop or my psychedelic Hippy Gift Shop These shops are also on English sites if you live in the UK see my photography UK Gift Shop or my psychedelic UK Hippy Gift Shop
reklamlar
Yazı arası Reklam

Bir küçük deftere anılarımızı, acılarımızı, sevinçlerimizi sığdırabilir miyiz? Başlamak başarmanın yarısı derler. Hadi yeni bir deftere başlayalım ve başarmaya ramak kalsın. İnsanın yazım şeklinden harfleri yan yana dizişinden kırgınlığını, mutluluğunu anlayabilirmişiz. Yazdıkça açığa çıkmaz yine de hislerimiz. Çünkü insan ne kadar içini dökerse döksün hep biraz keşfedilmemiştir ve insan hep biraz keşfedilmeyecek bir sır olarak kalacaktır.

Değişim içimizde, insanın taa içinde.

Bu içe giden bir yolculuk…

Mesela uyandığın vakit yağmurlarla karşılaşabilirsin. Hayat işte insana neler gösteriyor. Buradan şunu da çıkarabilirsin; acının ardından elbet huzuru bulacaksın. Duanı et, Allah’a koş, doğanın sesine kulak ver… Güneşin her batışını hayranlıkla izle. Alışma doğaya, zaten doğa alıştırmaz kendini, şaşırtmaya hazırdır. Farkettim de doğadan iyi bir yar olurmuş meğer. Çalınan her şarkı senden bir parça olabilir. Duy yine ama hissetme. Yeri gelince hissizleş, inan böylesi unutmak için daha güzel…

Belki de bir yalnızlık uykusu bu! Tek başına kalınmışlık duygusuyla karşı karşıya…
Bir hastalık, bir ölüm, bir ayrılık ha bir de yalnızlık…
Yine de bin şükür yaşamaya, bin şükür her ne olursa olsun can verip de nefes aldırana. Yıllar nasıl da geçiyor öyle? Bizler bu yılların arasında yalnız başımıza koşuyoruz belki de. Bir hastane koridoru gibi dünya. Temizlikçisi var ortalığı pırıl pırıl eden. Hastası da var apansız çare bekleyen. Doktoru var iyi etme arzusuyla masa başı bekleyen…

Sahi biz hangisiyiz?
Kimiz biz hiç sorduk mu bunu kendimize?

Bilinçsiz hastalıklar içinde kayboluyor kimliklerimiz. Kendine gel insan, kendin ol. Yaşamaya da ölüme de hem razı hem hazır ol. Kayıp giden yolları yaşına depolamak yerine yeni bataryalar keşfet mesela. Ve bu bataryaların dolmasını bekleme. Zaman bile beklemiyor bizi.
Sahi sen neyi bekliyorsun ki??
Gitmek ya da kalmak, bunu düşünüyoruz… Belki de insanları hiç duymamak gerek. Hayatın akışına kapılmış sürükleniyoruz. Çoğu zaman kendi bildiklerimizden de şaşmıyoruz öyle değil mi?
Sussak içimiz şişmiş bir alem…
Garibim diyor sokak kedileri. Acaba onların gözünde dünya nasıl merak ediyorum. Belki koca bir et parçasına benziyordur kim bilir?

Yok öyle olsaydı toprağı yerdi kediler.
Kedilerden çıktık yola, insan diyarına bakalım efendiler. Şayet aklın sınırlarını zorlayan bu canlıyı çözemezsek neye yarar bunca teori?
Düşünce ve aklın sınırlarını zorlayan hengameden çıkarak aydınlık sabahlara ulaşmayı hedefliyorum. Elimi tutmak isteyen hanginiz? Var mısınız bu yolda benimle olmaya?

Eveeett! Aydınlığa çıkan uzay üssümüz hazır. Hem de en çiçeklisinden efendim!

Ebru Gökenç

Yazı altı reklam

CEVAP VER