KIŞ MÜSLÜMANIN BAHARIDIR, NEDEN?

0
821
reklamlar
Yazı arası Reklam

Hayat nizamının varoluş halidir iklimler. İnsanoğlunun varoluşu, yapılanması, karakteristik özellikleri 4 mevsim gibidir. Öylesine benzerlikler gösterirler ki derin bir tefekkür ile bakıldığında mevsimlerin hali gibidir insanın doğası. Doğa harikası diye bahsedilen kainat eşsiz bir ressamın sanatıdır aslında. İnsanı yeryüzüne halife kılan sanatkar kendi sanatının farkındalığını keşfetmemizi istiyor bizden. Bir yaprağın dahi Rabbimizin izni olmadan düşmesi mümkün olmazken bu nizam ve intizam muazzam bir yapı içinde olmalıdır. Evet böylesine yüce bir donanım içinde yaratılmıştır insan ve mevsimler.

İnsan yaratılmışların en kıymetlisi. Çünkü hayata gelme evresi, var olması, yaşaması ve en önemlisi yok olmaması, ebedi ve sonsuzluk ikramının sunulması. Bazen bir bahar gibidir insan ruhunda zümrüdü ankalar taşır, bazen bir yaz oluverir çiçek çiçek açmak ister, elvan elvan kokularıyla sarar tüm benliğimizi. Bazen sonbahar gibi yaprak dökme haline giriverir. Çünkü olması gerektiği gibi kimine göre hüznü anımsatsa da kimine göre vuslata hazırlık vaktidir.
Kış Ah Kış… Bazen de kış gibidir insan, bir daha ki baharın var olması için sancılı bir bekleyişin yükü vardır omuzlarında. Bütün mevcudatı bağrında taşıyan, nebatata can verecek bir olgunluğun tezahürüdür. Bütün yaşanmışlıkların bir daha ki zamana son bulacağını bilmek insan için hazinedir. Mevsimine göre hareket etmek gibidir insan hali.

Yaşamak; giriş, gelişme, sonuç mantığı ile yolculuğun başlama halidir. Hazan da olur, güneşte açar, boranlar fırtınalarda olur. En parlak güneşler, en sert kara kışlardan sonra çıkar. Ne dertler kalıcı ne mutluluklar baki, dünya hayatı işte sadece bundan ibaret.

Kış müslümanın baharıdır lafzı derin bir mana ifade etmektedir. Muazzam bir anlayışa kapı aralama halidir. Her insanda ayrı ayrı manalar ifade edebilir. Maneviyatımızın zirve halidir, geceleri uzun gündüzleri kısa olan zaman karlı bir ticarete de dönüştürülebilir. Kainatın tek sahibi Rabbül Alemin şöyle buyuruyor;
“Bana nafile ibadetler ile yaklaşınız, benim sevgime mazhar olabilmeniz için.”
Gündüzleri oruçla geceleri namaz ve tefekkür ile taçlandırmak zamanıdır kış. Öylesine bir lezzet ve tat hissiyatı yayılıverir ki gönül dünyamıza, sanki erguvanların açtığı o görsellik ve miski amber kokuları sunan güller gibi…
Kalplerimize ektiğimiz manevi tohumlar aynı toprakla kavuşan tohumlar misali. Kokusuyla, tadıyla, rengiyle doyumsuz bir görselliktir bu ahenk. Anlıyoruz ki biz içimize hangi tohumu ekersek onlar yeşerip onlar fidan verecektir, kendi duruşumuz o hal üstü olacaktır. O halde iyilik ve güzelliklerle beslenen bir kalp iyilik ve güzellik için ömrüne yön verecektir. Önemli olan hoş bir seda bırakabilmektir. Çünkü dünya ahiretimizin tarlasıdır. Ne ekersek onu biçeceğiz. Ebedi hayatımızda varlık sahibinin cemaliyle müşerref olabilmek dileğiyle

Emine GENÇ

Yazı altı reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikSavruk şiirin kayıp güzergahı
Sonraki İçerikOkumak

CEVAP VER