GIDA TERÖRÜ

0
142
reklamlar
Yazı arası Reklam

Gıda sektörü tarafından üretilen ve aldatıcı reklamlarla insanlar için elzem gıda maddesi olarak sunulan işlenmiş ve binlerce katkı maddesi kullanılmış gıdalar insanların yararına değil, milyonlarca dolarlık piyasası olan gıda sektörünün yararına çalışır. Gıda terörü, çağımızın ve ülkemizin en büyük sorunlarından biri; bu sorun öyle bir kısır döngü ki zararlar zinciri birbirini gerektiriyor. Genetiği değiştirilmiş bir organizma toprağa ekildiği zaman bir takım kimyasallar ve zehirler veriliyor. Böylece gıda, toprak, su, insanlar ve hayvanlar hepsi bu zarar zincirinin halkalarını tamamlıyor.

Bütün dünyaya yayılmış olan genetiği değiştirilmiş olan tohumlar aslında başlangıçta açlığa çözüm olarak ortaya çıksa da, çıkar lobileri bunu ranta çevirmişlerdir. Tohum sektörü, ilaç sektörü, peşinden de kanser bu oyunun bir parçası olmuştur. 1930’larda Anadolu’nun tohumlarını Hollanda’ya ve İsviçre’ye götürüp genetiğini değiştirerek tekrar bize gönderdiler. Böylece bizleri denek bir topluluk olarak kullanmaya devam ediyorlar.
Her gün beslenmek ve yaşamsal faaliyetlerimizi yapabilmek için soframıza getirdiğimiz nimetlerimizin bizi aslında zehirlediğini hepimiz artık biliyoruz. Yüzlerce katkı maddesiyle raf ömrünü uzattıkları bir takım materyalleri gıda diye çocuklarımıza yedirirken aslında bizlerde gıda terörünün bir parçası oluyoruz. Gıda adı altında endüstri maddelerini yiyerek aslında ölü şeyler tüketiyoruz. Bunun neticesinde çeşitli hastalıklar ve ani ölümler haddinden fazla çoğaldı. İnsanoğlu sınırları aştığı zaman yaradanın şefkat tokadıyla uyarılır. İnsanlık şu anda tam da bunu yaşıyor olsa gerek! Allah-u Teala Kuranı Kerimde; “haddi aşanlar” derken, fıtrata ve doğal yapıya yapılan yanlış müdahaleleri kastetmekte ve bunu şiddetle yasaklamaktadır. Biz Müslümanlar, yaradanımızın bize gönderdiği mesajı anlamamak gibi bir gaflet içinde olduğumuz için bize yapılan yanlışlara sessiz kalarak “haddi aşanlar” kervanına bizzat katılıyoruz.

Köylerde geniş ve bakir topraklarımızı bıraktık, bir merkeze doluştuk. Kibrit kutusu gibi dairelere bütün hayatımızı hapsedip hareket özgürlüğümüzü kısıtlayarak istif şeklinde yaşıyoruz. Gıda terörü mimarlarının bize dayattığı inancımıza ve fıtratımıza aykırı birçok haramlarla iç içe ürünleri tüketmeye devam ediyoruz. Denetlemiyoruz, araştırmıyoruz, ilgili bakanlıklar ve birimler de bu konuda bırakın gerekli hassasiyeti göstermeyi, görevlerini dahi yapmadıklarını düşünüyorum…

Betül Celep

Yazı altı reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikYALANCI GÜNEŞ
Sonraki İçerikÂN

CEVAP VER