NEFES

1
163
reklamlar
Yazı arası Reklam

Yazmak, basit bir eylem değil. Yazmak nefes almak ve ruhunun sıkılan odacıklarının ferahlamasıdır kaleme aktıkça sözler. Bundandır kimi insanların içinin doluluğu. Ağzına kadar dolu. Ne yaşadıysa diyememiş kimseye. Yaşantısı içine tıkılıp kalmış, herkesten saklı, bir sır gibi sakladıkça yüreğine batıyor. Bir alsa kalemi eline akacak kâğıda yüreğindekiler.

Sanat toplum için midir sanat için midir diye bir soru vardır. Sanat öncelikle ve bilhassa kişinin kendisi, benliği içindir. Çünkü sanat iyileştirir, ferahlatır yüreği. Hele bir kendini iyileştirsin sonra bakacak toplum için olup olmadığına.

Bir yerde okumuştum. ‘Yazı, yazayım diyerek yazılmaz. Yazmaya susamak, ihtiyaç duymak; sonrasında yazmak gerekir. ‘diyordu
Yani belli bir yerden sonra yazı yazmak bir keyfiyet değil mecburiyet haline gelir. İşte o zaman yazmaktır insanın oksijeni.

Herkesin yazmaya başlama hikâyesi çoğunlukla böyledir. Yazma isteği. Kötü de olsa, iyi de olsa. İstediği kadar yazım yanlışı, cümle bozukluğu olsun metnin içinde. Ne önemi var. Ben içimi dökmüşüm bir kâğıda oksijen niyetine.

Yazmaya başlamak, yüzme öğrenmek gibi. Önce tedirgince, acemice gezdirirsin elini kâğıdın üzerinde. Sonra yavaş yavaş bırakırsın kelimelerin, cümlelerin deryasına kendini. Sonrası malum, açıldıkça açılır içindeki yazma isteği.

Hele bir başla yazmaya. Oksijeni keşfeden kişi nefes almayı bırakır mı hiç?

Habibe Nur Erdem

Yazı altı reklam

1 YORUM

CEVAP VER