BİZİM İÇİN HER YER : KERBELA..!

0
1363
reklamlar
Yazı arası Reklam

Muharrem ayını idrak ettiğimiz şu günler de; her müminin ortak acısı olan Kerbela’yı anmamak imkân dâhilinde değildir. Peki, asırlar öncesinden içimizi yakan ve İslam tarihine kara bir leke olarak sürülen bu olayın asıl müsebbibi neydi? Seçim kurallarına aykırı ve usulsüz olarak hilafetini babası Muaviye’den sonra ilan eden Yezid mi? Yoksa Yezid’in hilafetini yıkmak için; İmam Hüseyin’i (ra) Kufe’ ye davet ederek onu halife olarak görmek istediklerini ve her türlü desteği vereceklerini belirten 18.000 mektubu İmam’a (ra) gönderen Kufe halkı mı? Peki ne olmuştu da ısrarla İmam’ı (ra) davet eden Kufe halkı sonradan çark etmiş, İmam’ın (ra) ve yanındakilerin vicdanları sızlatan bir şekilde şehadetine sebep olunmuştu.

İmam Hüseyin (ra); Kufe halkının yoğun şikâyetleri ve talepleri üzerine öncelikle amcasının oğlu Müslim’i elçi olarak Kufe’ye göndermiş ve anlatılanları yerinde görmesini ve bir rapor halinde kendisine bildirmesini istemiştir. Eğer Müslim’in vereceği rapor ile Kufe halkının serzenişleri örtüşüyor ise bu zulme dur demek adına kısa zamanda kendisinden yardım isteyenlerin yanında olacağını belirtmiştir. Bu durumdan haberdar olan Yezid öncelikle Müslim’i öldürtmüş ve bu eylem ile Kufe halkını korkutmayı da başarmıştır. Bu olay ile birlikte İmam Hüseyin’i (ra) destekleyeceğini belirten Kufeliler, Yezid’e biat etmiş ve hatta Kufe’ye doğru yola çıkan İmam (ra) ve yanındakilere Kufe’ye girmeden ulaşmış ve Yezid’e biat etmeleri yönünde baskı kurmuşlardır.

Muharrem ayının 1.günü Kerbela’da, Fırat kenarında tutsak edilen İmam (ra) ve beraberindekiler 10 gün boyunca susuz bırakılmıştır. Fırat’tan Yahudiler, Hristiyanlar, yaratılmış her canlı mahlûkat nasiplenirken, vicdan, merhamet ve insanlıktan nasibini almamış olan nasipsizler Peygamber sav torununa ve yanındakilere bir damla suyu çok görmüşlerdir. Muharrem ayının 10.günü Yezid’e biat etmeyi reddeden İmam’a (ra) atılan bir ok ile başlayan çatışma sonucu İmam Hüseyin (ra) ile birlikte 72 kişi şehadet şerbetini içmişler ve Rahmet-i Rahman’a yürümüşlerdir.

İmam Hüseyin (ra) ve yanındakilerin şehadeti ile son bulan, asırlardır kanayan yaramız olan Kerbela hadisesinin en kısa gerçekleşme süreci yukarıda belirtilen sebeplerden vücut bulmuştur. Asıl olan ve yapılması gereken nedir? Kerbela hadisesini her andığımızda ah ile vah edip karalar bağlamak mı yoksa bu acıyı içimizde hep diri tutarak Hüseyni çiçekler yetiştirmek mi? Kerbela hak ile batılın mücadelesidir. Çıkarılması gereken maddelerce ders olan bir Rahmani yolculuktur Kerbela..! Olay vuku bulmadan önce Hz.Hüseyin’i (ra) Kufe’ye gitmemesi gerektiği ve Kufe halkının vefasız olduğu hususunda uyaranlar ve önüne geçenler olmuştu. Fakat İmam (ra) verdiği cevap ile asırlar ötesine şu mesajı vermişti:

“Ben bu zulme direnmediğim takdirde; ileride Müslümanların beni örnek göstererek zalim yönetime direnseydi Hüseyin direnirdi diyerek batıl yönetimleri kabullenmelerinden korkarım.” diyecektir.

Evet, Kerbela vakası bizim için, ah vah edip karalar bağlayacağımız tarihi bir olay olmaktan çok İmam Hüseyin’in (ra) vermek istediği mesajları alacağımız, hayatın her alanında Hüseynî bir duruş sergilemeyi bize öğreten ama acımızı hep diri tutarak hareket ettiğimiz bir kaynakça olmalıdır. Ey Müslüman; Evlerimiz de yetiştirdiğimiz yavrularımızın saçının teline zarar gelmemesi için neler yaptığımız aşikârdır. Yukarıda anlatılanlar hikâye değildir; Âlemlere Rahmet Efendimiz ’in (sav) “dünyada kokladığım reyhanlarımdır” buyurduğu Hz. Hüseyin (ra) ve ehli beyti tam manasıyla katledilmiştir. Efendimiz ‘in (sav) koklamaya kıyamadığı Hüseyin’i (ra) Kerbela’da 10 gün susuz bırakarak 33 mızrak yarası, 34 kılıç yarası ve en sonunda da mübarek başını kesmek sureti ile katletmiştir nasipsizler. Aradan asırlar geçmiş olmasına rağmen günümüzde hala yezidler ve yezid zihniyetliler mevcut olup; Rahman’ın(cc) “O aldatıcı sizi Allah ile aldatmasın”. FATIR-5 ayeti son derece uyarıcı niteliktedir. Tarihin her anında ismi değişik olsa da gayeleri aynı olan yezid figürleri mevcut olmuştur. Yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak ve batılı savunmak için İslam ümmetine zulmü reva görmüşlerdir. Safımızı belirlememiz gerekmektedir. Hak ile batılın mücadelesi kıyamete kadar sürecektir elbette. Ya bizi Allah ile kandıran Yezid’in safında olacağız ya da Hakkı haykırıp, “Heyhat minez zille” (zillet bizden uzaktır) diyen Hz. Hüseyin’in (ra) safını seçeceğiz. Başka bir seçeneğimiz yok; Kufe halkı gibi arada kalmayacağız ve korkmayacağız. Böyleleri için Rabbimiz yüce kitabımızda şöyle buyurmaktadır; “ (iman ile küfür) arasında tereddüttedirler. Ne müminlere ne de kâfirlere bağlıdırlar. Allah, kimi sapıklıkta bırakırsa artık ona bir yol bulamazsın.” NİSA-143

Hüseyin (ra) Allah’a olan ahdini yerine getirmek için, hak davasını savunurken ehli beyti ile birlikte Kerbela topraklarında doğrandı. Ne mutlu onlara ki; Onlar cennet karşılığında bedenlerini Allah’a sattılar. Zulme karşı bir direniş sembolü olan İmam (ra) ne demişti: “ Eğer kanım dökülmeden durmayacaksa Muhammed’in(sav) dini; ey kılıçlar alın beni, parçalayın bedenimi.” Tereddütsüz, düşünmeden, korkmadan Allah’ın dinini üstün kılmak için yürümüştü şehadete. Kendisine yapılan tüm uyarılara rağmen; sayıca çok üstün ve hakkaniyeti bilmeyen bir topluluğa zulmü durdurmak adına ve de haksızın, zalimin suratına haksız olduğunu haykırmak için şehadeti göze alarak yola çıkan İmam Hüseyin(as) ve ashabı şu ayetin muhatabı değildir de nedir. Okuyun ve siz söyleyin: “ Müminler arasında öyle erler vardır ki, Allah’a verdikleri sözde durmuşlardır. Kimileri sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimileri de sözünü yerine getirmeyi beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde sözlerini değiştirmemişlerdir.” AHZAP-23

Tarihi doğru okuyanlar için elbette Kerbela bir zafer yürüyüşüdür. Bir mağlubiyet asla değildir. Her devirde yezidi zihniyetler olacaktır. Önemli olan onların karşısına dikilerek, Hakkı üstün tutma mücadelesi veren ve yezidi zihniyetleri bertaraf edecek olan Hüseynî duruşlardır. Hak ile batılı ayıran kıyam önderidir Hz. Hüseyin (ra), Allah’a olan ahdini yerine getirirken ölüme yürüyen liderdir Hz. Hüseyin (ra), asırlar ötesine Müslüman duruşunun nasıl olması gerektiğini öğreten bir muvahhid’dir Hz. Hüseyin(ra).

Kerbela iklimini her dem yaşatmak ve bu iklimde Hüseynî çiçekler yetiştirmektir iman edenlerin gayesi. Post modern firavunlara karşı Musa ve Nemrutlara karşı İbrahim duruşu sergilemektir Hüseynî olmak. Kerbela İmam Hüseyin (ra) ve ehlibeytinin kanları ile yakılmış bir mücadele meşalesidir. Müslüman kimliğe sahip olan bizlere düşen ise bu meşalenin ışığını kendimize rehber edinerek ümmetin yolunu aydınlatmak ve Hakkı üstün tutmaktır.

Selam olsun Hakkı üstün tutan muvahhid ve muvahhidelere…

Gençay KAYA

Yazı altı reklam

CEVAP VER