Derinlerde Gizlenen Hayatlar

1
5271
reklamlar
Yazı arası Reklam

Azığı hayaller, lisanı sükut olmuş bir Dilhun..
Uzun bir yolculuğa çıkıyor, avuçlarında sadece birkaç tutam sakladığı umutla basıyor adımlarını..
Derin bir yol.. Başlangıç karanlık, gidişat karanlık ve sonunun nereye varacağı belli olmayan bir yolculuk..
İlerliyor.. Karanlık mahzen düşüncesinin yanında, aydınlık ufuklara gideceğinin hayali ile ..
Seyre dalıyor ilerlediği yolu ama karanlık..
Herkes aynı lisanı konuşuyor ama cümleler birleşmiyor..
Herkes aynı ama kimse birbirine benzemiyor..
Herkesi birbirine benzeten şey aslında herkesi birbirinden ayırıyor..
Herkes olmuşuz ama hiç kimseyiz..
Hiç kimseyiz ama aslında herkes olmuşuz..
Yan yana ama yapayalnız..
Dünyanın ortasında ama herkesten ayrıyız..
İlerliyor Dilhun.. Kalbinde derin bir sancı ile .. Tam bağıracak ama karanlıktan kim çıkacak bilmiyor ve susuyor..
Ve o an..! Karşısında bir mecnun aydınlanarak beliriyor..
Artık beraber ilerleyelim diyor Mecnun.. Madem karanlıklara hapsoldun, artık mecnuna dayan diyor..
Ve karanlık seyre artık beraber devam ediyorlar..
Dilhun sorar Mecnun’a:
Kalbin kemiği yok ki nasıl kırılır.? Nasıl bu kadar ağrır.?
Cevap verir Meczup:
Kalbin kemiği olmayabilir lakin.. Acısı vardır, ağrısı vardır, sancısı vardır, yarası vardır, ölümü vardır..
Dilhun ekler:
Peki geri kazanılma ihtimalleri var mıdır?
Derin bir sessizlikle söylenir Meczup:
Kırılsa belki geçerdi de acısından ölen kalp geri kazanılmaz….
Ve artık derinleşen bu yolculuk; lisanları sükuta erişmiş, hayaller haziresini bütününe alarak karanlık adımlar ile ilerliyordu…

BEYZANUR ÖZTÜRK

Yazı altı reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerik
Sonraki İçerikYazar Olacağım

1 YORUM

CEVAP VER