0
443
reklamlar
Yazı arası Reklam

Toplum Güvensiz ve Huzursuz

Bir toplum düşünelim her zaman gündeminde çocuk tecavüzleri ve öldürülmeler. Ayrıca bu toplum Müslüman kesim. İsmen Müslüman olduğumuz gerçeği bizi ahlaken Müslüman yapmıyor. Zira Müslümanlık güzel ahlak ve adalet temelleri üzerine inşa edildiği taktirde olgunluğa erer.

Bu ayımızın konusu ‘Çocuk ve Aile Ekseninde Toplumsal Düzen’ olarak kararlaştırılmıştı. Maalesef Haziran ayının son günlerinde o berbat ve elim hadiseler yaşandı. Kimi çocuk kaçırıldı kimi çocuk tecavüz edilerek öldürüldü. El kadar bebek tabirinn vücut bulduğu çocuklara tecavüz eden ahlaksız ve psikolojik sorunlu yaratıklar yüzünden maalesef toplumun geri kalanında kin, öfke, nefret ve güvensizlik halleri belirdi. Tam aksine Müslüman toplumda güven ve huzur olması gerekirken tam tersi daha çok güvensizlik ve huzursuzluk meydana geliyor. Buna ne çözüm bulunabiliyor ne de yasal süreçte bir şeyler yapılabiliyor. Bunun tek çözümü vardır. Kur’an-ı Kerim ahlakı ve Efendimiz sav’in hayatını çocukluktan başlayarak anlatmak ve tatbik etmektir.

Çocuk Yetiştirmek

Dünyanın belki de en zor görevlerinden biridir bir insan yetiştirmek. Ki bu çocuk ise daha da zordur. Çünkü çocuk psikolojisi her daim aynı değildir. Fakat bir tek ortak noktası vardır. İstediklerini her şey pahasına alırlar. İşte bizlere düşen o çocuklara güzel ahlakı sevdirmek ve yaşamaları için uygun bir ortam oluşturmak. Anlatarak bir şeyler belki çocukların aklına yer edinir. Çocukların en güzel eğitilme şekli tabi ki deneyimlemektir. Bunun ilk etabı da anne babaların o güzel ahlakı yaşamalarıdır. Bir evde ne varsa çocuklar onunla yetişir. Ortamı çok önemlidir. Hazret Muhammed Sav Efendimiz’in de buyurduğu üzere; ‘Bir anne baba miras olarak çocuklarına güzel ahlaktan daha güzel bir şey bırakmaz’ hadisi şerifine riayet ederek yaşamımızı şekillendirirsek elbette çok güzel ve tam da Müslüman diyebileceğimiz bir toplum yetişecektir. Bunun ilk temeli aile olduğu gerçeğini unutmamak gerekir.

Eğitim yuvalarımızın da Müslüman ahlakıyla şekillenmesi gerekir elbette. Çocuklarımızın Kur’an-ı Kerim ahlakıyla ahlaklanması için elbette ki aile sonra eğitim yuvaları ve ardından ortamlarıdır. Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim atasözü de bu konuda durumu özetleyecek önemli bir etkendir. Çocuklarımızı yetiştirmek sadece anlatmakla değil ne yediklerini, içtiklerini ve kimlerle gezdiklerini arkadaşlık ettiklerini de kontrol etmek gerekiyor. Yoksa kontrolümüz altında olmayan bir çocuk yetişir. Bir gün hiç istemediğimiz bir durum ve olayla kapımıza gelen haberci ile yıkılabiliriz.

Sonuç olarak demek istediğimiz; aile kavramını oluşturmak sadece evlilik ve çocuk doğurmakla olmayacağını en başta idrak etmeliyiz. Çünkü aile demek aile bireylerini dışarıdaki tüm etkenlere karşı korumaktır. Ailemizi koruduğumuz gibi diğer aileleri de korumakla mükellefiz. Zira İslam toplumsal ve evrensel kurallarla gelmiştir. Kişisel bir din değildir. Herkesi, toplumun tüm etkenlerini güvence altına almıştır. Bunun sağlayıcısı da bizler yani Müslümanız diyen herkestir.

Fakat üzülerek söylüyoruz:

Tv dizi ve sinemalarının tecavüz, ensest ilişki ve her türlü şiddetle doldurulduğu bir toplumda ahlak ve düzen beklemek hayal olur…

Muhittin Uymaz

Yazı altı reklam

CEVAP VER