RAMAZAN TEMİZLİĞİ

0
132
reklamlar
Yazı arası Reklam

Akşam ezanın okunmasına son beş dakika kalmış. Sofra kurulmuş. Herkeste tatlı bir mahmurluk ve durgunluk var. Babam bana sesleniyor: ”Camdan ezanı dinle de haber ver.” O zamanlar şimdiki gibi ezan saatleri uygulaması yüklü akıllı telefonlarımız yok. Camı açıyorum ve sokağı dinliyorum. İşte o anlarda, çocuk aklımla ne olduğunu anlamadan çok sevdiğim; adını ancak şimdi koyabildiğim ezan öncesi son beş dakika ”huzurun sesi” ni dinlerdim.

Ramazanlar bizim evimizde sadece büyüklerin yeme-içmeyi bıraktığı bir ay değildi. Ya da sigara tiryakisi babamın oruç tuttuğu için sinirden yanına yaklaşılmadığı. Sekiz yaşındayken oruç tutmak istediğimi söylediğimde annem ”-Hayır tutamazsın , okula gidiyorsun” demedi. Aksine sahurdan sonra sabah ezanına kadar Kuran-ı Kerim okumam için beni ayrıca teşvik etti.

Ramazan ayının anlamı benim için huzurdur. Gün içinde yeme-içmeye ayırdığımız zaman ve enerji açıkta kalınca; belki de gerçekten bu dünyada neden var olduğumuzu, ne için yaratıldığımızı daha çok hissetmeye başlıyoruz. Acıktıkça, susadıkça bunu Allah için, bize farz kıldığı için yaptığımızı düşünüyor ve günün her saati bunu hissetmeye başlıyoruz. Oruç da burada başlıyor. Oruç tutan göz sadece Rabbi’nin rızasını görür. Oruç tutan dil Rabbi’nin rızasını söyler. Oruç tutan akıl Rabbi’nin rızasını düşünür. Ancak bu bilinçle oruç tutan insan; akşam ezanına son beş dakika kala o iftar sofrasına oturduğunda sekiz yaşındaki çocuğa İslam Dini’nin güzelliğini ve huzurunu gösterebiliyor işte.

Şimdilerde oruç tutuyoruz tutmasına ama hepimizde bir sinir. Bahanelerimiz de hazır. ” Şekerim düştü, sinirlerim gerildi. Nikotin eksikliği bende sinir yapıyor.” Orucu sadece ağzımıza tutturuyoruz maalesef. Oysaki açlık bedenimizi , oruç ise kalbimizi ve nefsimizi terbiye eder.

Ramazan kelime olarak yaz sonunda yağıp yeryüzünü temizleyen yağmur anlamına gelen ”ramda” kelimesinden türemiştir. Hikmeti içinde saklı! Bizim için de bedeni, fikri, hayati bir temizlenme ayı olmalıdır. Bir ay boyunca açmayalım tabletleri, bilgisayarları, televizyonları. Her güne bir ayet seçip onu konuşalım mesela ailecek. Her güne bir dua ezberleyelim ya da bildiğimiz bir duanın anlamını öğrenelim. Her gün bir çocuğu sevindirelim sadece baş okşamasıyla bile olsa. Sadece masalarımız değil kalbimiz dolu oturalım iftar sofralarına. İnsan olmaya doyalım önce o sofralarda.

İşte böyle gelsin bayram. Bayram yapsın kalbimiz; ”ferahladım, temizlendim ben bu ay” diye. Kiri pası atsın aklımız, bir arınmayla, uyanmayla girsin bayrama. Annem küçükken arefe günü muhakkak yıkardı hepimizi, arefe suyuyla yıkanmak gerekir diye. Şimdi anlıyorum; hakkıyla yaşanan Ramazan ayının yumuşattığı kalbimiz için bir arınmaymış arefe suyu.

Tertemiz giyelim bayramlıklarımızı. Edep, sevgi, hoşgörü, merhamet, anlayışı giyinip en son saygıyı da üzerimize geçirip girelim bayrama.

Bu kadar giyindik, hazırlandık. Tüm güzel kıyafetlerimiz üzerimizdeyken artık, bir sms mesajıyla kutlayamayız birbirimizi. Gidip sevdiklerimizle paylaşalım sevincimizi. ”Bu yıl Ramazan ayı çok güzeldi, değil mi?” !

Büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öperim.

Hayırlı bayramlar.

Şule GÖMLEKSİZ

Yazı altı reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikDURALIM
Sonraki İçerikNefsi Terbiye Ramazan

CEVAP VER