Oruç Tutalım Huzur Bulalım

0
183
reklamlar
Yazı arası Reklam

Oruç günün tan ağrımasıyla beraber güneşi batmasına denir. Başlanıldığı vakte” imsak” başlanıldığı vaktin bitmesine” iftar” denir.
Cenab-ı Hak bizlere Kur’an-ı Kerim de
Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de oruç tutmak yükümlülüğü getirilmiştir. Umulur ki sakınırsınız
(BAKARA 2\183)
Ramazan ayında öyle bir maneviyat vardır ki, şeytan zincire vurulur. Ebu Hureyre’nin naklettiği hadis- şerifte Allah’ın elçisi Hz. Muhammed s.a.v şöyle buyurmuştur:
“Ramazan ayı gelince cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapatılır ve şeytanlar zincire vurulur”
Bu hadis-i şu şekilde anlamak daha uygun olur; o ay mü ‘mini cennete ulaştıracak rahmet kapıları açılır, cehennem gitmesine yol açabilecek fiillerden uzaklaşır, bu yüzden şeytanın insana etki yapma gücü zayıflar.
Oruç bizlere hem kalkan hem de korucuydur.
SABRI VE SABRETMEYİ ÖĞRETİR.
Cenab-ı hak Kur’an-ı Kerim de şöyle buyurur
“Sabırla ve namazla benden yardım isteyin. Çünkü Allah sabredenlerle birliktedir.
(BAKARA 2\153)
“Sabredenlere ecirleri hesapsız şekilde tam olarak verilecektir.
(ZÜMER, 39\10)
Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:
“Oruçla Kur’an, kıyamet gününde kula şefâat edecektir. Oruç, sabrın yarısıdır.” buyurmuşlardır.
ORUÇ, HÂL VE DAVRANIŞLARIMIZI DA NASIL OLACAĞINI DA ÖĞRETİR.
Dil ile güzel konuşmayı ve öfkemiz hakim olabilmeyi öğretmesiyle beraberin de , haram helal gözetebilmeyi öğretmektir .
Eğer şayet biri kavga ediyor ve etmeye teşvik ediyorsa iki defa 2 defa “ Ben oruçluyum “ desin
DURUMU OLMAYANLAR HALİNİ ANLAMAYI VE PAYLAŞMAYI ÖĞRETİR
İnsanlarla bir araya gelerek kardeşliği ve beraberliği devam ettirmek ve yapılan ikramları paylaşmak ve vermek ve en mühim konu ise aç olan halinin anlayabilmemiz ve onlara da el uzatmamız, onlara kanat kenet olmamız bu ay ve bunun sadece Ramazan ayı değil ondan öncesi olmalı bu eğer yoksa empati ve vicdan şuurumuz kaybetmemeli aksine kazanmalıyız kazanmaya gayret etmeliyiz.
HER TÜRLÜ MADDİ VE MANEVİYAT TOPLAMA AYIDIR
Kalben ve dil ile ruhumuz kuran-ı kerim ve Allah olmalı her anımız ibadet ve kalbimizin temeli sağlam inşa edilmeli haram dikkat edilmeli ve helâl yaşamalı ve yediğimiz ve içtiklerimizin gıda dikkat edilmeli ve kalb-i alemimizi karanlığa değil aydınlığa yani helal teşvik etmeliyiz nefisimiz esiri değil nefs bizim elimiz de olsun

ORUÇ AYNI ZAMANDA DİNİ VE SAĞLIK, RUHİ PSİKOLOJİ OLARAK YARDIMCI OLUR
Bu maddi ve maneviyata dikkat etmesi gerek husus da kalbi tedavi metotlarıdır
1) HELAL GDA
Yediklerimizi, içtiklerimizi dikkat ederek ve içinde şüpheli ve haram var ise bizlere kasvet ve gaflet içinde bırakır. Tasavvuf erbâbı, kalbin hayatı inkişafı için iki husûsa dikkat çekerek:
“Yerken ağzına girene konuşurken ağzınızdan çıkana dikkat edin, bu hususta titiz davranın! “buyururlar.
2) KUR’AN-I KERİM TEFEKKÜRLE (ANLAYARAK DERİNDEN) OKUMAK
Kuran- kerimi anlayarak yani kuran-ı kerim de okuduğumuzun sayfanın kuran-ı kerim mealiyle okuyabilmek ve kıssalar hikmet-i nazarıyla bakabilmek şuuruyla kalb-i alemi mutmain etmek ve birçok yer de tekrar eden kıssaları ve bizlere bildirilen kıssaları ibret alabilme, kendimiz ders çıkarabilmemiz gerekir.
Cenabı-ı Kur’an-ı Kerim de bizlere şöyle buyurmaktadır.
“Ey Rasûlüm!) Biz, bu Kur’an’ı vahyetmekle, sana kısayı (geçmiş haberleri) en güzel şekilde anlatıyoruz”
(YÛSUF 12\ 3)

“(Rasûlüm!) İşte bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen biliyordun ne de kavmin. O hâlde sabret. Çünkü (en hayırlısı) âkıbet (sabredip) sakınanlarındır.
(Hud 11\49)
….”Allah’ zikretmek elbette en büyük (ibadet)’tir ….”
(ANKEBÛT, 29\45)
4) İBÂDETLERİ HUŞÛ İLE EDÂ ETMEK
Kalb-i alemimizi karanlığa ve gaflete sürüklememiz için
ibadetlerimiz düzenli ve huşu ile yapabilmeye gayret etmek davete icâb eder.
Zira Cenab-ı Hak huşûsuz bir ibadeti istememekle ve şöyle buyurmaktadır.
“Vay o namaz kılanların hâline ki , onlar namazlarından gâfildirler . (MAUN 107/4-5)
“Muhakkak ki (şu) mü’minler felâh bulmuştur: Onlar. Namazlarında huşû içindedirler. (MÜ’MİNÛN 23\1-2)
Rabbim huşu ile düzenli kılabilmeyi nasip eylesin amin … Ecmain
5) ZİKRULLÂH’A DEVÂM ETMEK (ALLAHI DAİMA ZİKRETMEK, ANMAK)
Kalb-i alemimizi daima Allah ile meşgul etmek ve anmak, kalb-i alem sıramızı Allah’ı koymak ve zikretmek.
Kur’an-ı Kerîm’de 250 küsur yerde “zikir” geçmektedir
Allah’a kalben ve dil ile Allah’ı zikretmeli ve çokça anmalıyız.
Çünkü Cenab-ı Hak bizlere şöyle buyurmaktadır.
“… Kalpler ancak Allah’ın zikri ile itmi’nâna erer !”
( RAD 13\28)
6) GECELERİ İHYÂ ETMEK (VAKTİNİN SEHERİNİ İBADETLE MEŞGUL OLMAK)
Geceye seher vakti denilmiştir kendini muhasebeye çekmen ve kalbin Allah ile meşgul etmen ve uykunu feda etmendir.
Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim de
“Gecenin bir kısmında O’na secde et! Gecenin uzun bir bölümünde de O’nu teşbih et!” (İNSAN 76\26)
“(Gecenin takva sahibi olanlar) gecenin az bir kısmında da uyurlar. Seher vakitlerinde hep istiğfar ederler.
(ZARİYAT 51\17-18)

“Gecenin bir kısmında da sana has bir ilave olmak üzere namaz kıl! Umulur ki Rabbin seni makâm-ı mahmuda (şefaat makamına) ulaştırır (İSRA 17\79)

7) SALİHLER VE SADIKLARLA BERABER OLMAK
Aynı rotam da bulunduğumuz insanları çok iyi tanımalı ve bizi neyi unutturtuyor, ve neyi unutturmuyor düşünmeliyiz daha sonra bizleri cehenneme ateşine yani harama değil kendisiyle beraber cennete girmemizi vesile olan haram helal gözetecek ve daima Allah’ı hatırlatacak dostlar olmasına dikkat edelim etmeye gayret edelim ortamlara kalbimizi muhafaza edelim.
Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim de bizlere;
“Ey iman edenler1 Allah’tan ittika edin ve sâdıklarla beraber olsun!”
(TEVBE 9\119)

GIYBETTEN UZAK DURULMALI
İnsanların arkasında konuşmak ne bir bayana yakışır ne de , bir erkeğe gıybet etmek haramdır , tıpkı nasıl Müslüman eti yemek haram ise gıybet etmekte Müslümanın eti yemek haram meyil etmektir
Gıybetten uzak durulmalı olduğu ortam da lisan-ı yumuşak bir dil ile uyarılmayı ya da terk etmeliyiz

Cenab-ı Hak Kurân-ı Kerim de şöyle buyrulmaktadır:
“Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.”
(HUCURAT 49\12)

Kulak, göz ve gönül, bunların hepsi sorumludur
( İsrâ Sûresi 17\ 36)

Oruç sadece aç kalıp doyurmak değil ruhumuz gıdasının kalb-i alemi eksikliğimiz, tamamlamaktır.

Rabbim hepimizi orucumuzu makbul eylesin bu ayı keset ayı maneviyat ayı bilinciyle bilhassa kalb-i alemimiz dikkat etmeye özen göstermeli ve gayret içinde olmayı bilincin de yaşayabilmeyi nasip etsin

Rabbim kardeşliğimiz beraberliğimizin daimî etsin güzel günlere inşaAllah amin Ecmain

Allah’a emanet olun…

KÜBRA NUR DÜNDAR

Yazı altı reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikÜmmetin Birliği
Sonraki İçerikOn Bir Ayın Sultanı

CEVAP VER