MAHLUKUZ AMA EŞREF MİYİZ?

0
286
reklamlar
Yazı arası Reklam

Kahrolarak müşahade ettiğimiz olaylar cereyan etmektedir. Kimi komşumuz kimi de yakınımız ve çoğu zaman da belki kendimiz. En illet en berbat ve ahlaksızca bir davranış olan taciz, tecavüz ve sapıklık olayı kime ne sebeple ve hangi nedenle yapılıp yapılmasına bakılmaksızın cezası verilmelidir. Ahlaken çöken bir Müslüman toplum var mevcut durumda. Toplumun ıslahı için çaba ve gayretlerin olması toplumun en öncelikli görevlerinden biridir. İşte burada karşımıza en büyük sorun çıkmakta. Ya ıslah etmesi gereken toplum da bozulmuş ise ne olacak durum?

Kur’an-ı Kerim’de ‘’İçinizden hayra çağıran bir toplum bulunsun. Umulur ki rahmet olunursunuz.’’ Rabb Teala Hazretleri bizlere olması gereken emretmiş, yapmamız ve kaçınmamız gerekenleri anlatmış olduğu kitabında hayat nizamını da en güzel şekilde belirtmiştir. Efendimiz Hz Muhammed sav’in de ahlaken bir toplumun nasıl olması gerektiğini dile getirdiği nice emir ve ikazları mevcuttur. Toplumda, insanların fikren, aklen ve ahlaken iyileşmesi ve ıslah edilmesi için öncelikli olarak temelden yanı aileden bir eğitim almaları gerekmektedir. Bu konuda ailelerimiz ne kadar donanımlı ve yeterli olur bu da ayrı bir tartışma konusu olmalıdır. Bizim burada kast etmek istediğimiz en önemli şeyin temel esas olarak ele alınması gereken şeyin ‘eğitim’ olmasıdır. Toplumun öncüleri oturup bunları konuşmalıdır. Toplumun nasıl bu hale geldiği kadar niçin geldiği de çok çok önem taşımaktadır. Hepimiz birilerini suçlayıp veya birilerinin bu işin sorumlusu olduğunu iddia ederek kurtulmaya çalıştığımız şeyin aslında tam da bizim görevimiz olduğu gerçeğini idrak ettiğimiz vakit toplumda güzellikler yeşermeye başlayacak. Prof. Necmettin Erbakan Hoca’nın da dediği gibi ‘’Bahar bir çiçekle gelmez ama bir çiçekle başlar.’’ İşte bizler de en doğruya ulaşmak için o birlerin peşinde olacağız. Bozulmuş ahlakın, ifsad edilmiş toplumun ve kirlenmiş zihinlerin en güzel fikir ve ahlak olan Kur’an-ı Kerim ahlakı ve fikriyle yeşermesi için gayret edip çalışacağız. Çünkü insan; Allah’ın yer yüzündeki halifesi konumundadır. Bu şu demek oluyor; Allah’ın emirlerini ve yasalarını yer yüzünde idame ettirecek ve ifa edecek bir varlık olacak. Ama üzülerek yaşadığımız toplumda görüyoruz ki tüm işleri biz Allah’a yaptırıyoruz(!). Allah’ım şunu kahret, Ya Rabbi şunu mahvet vs…

Peki biz, biz ne yağacağız? Asıl bu sorunun cevabı önemli. Rabb Teala insanı yarattı ve ona bir görev, sorumluluk yükledi. Lakin o bunları görmezden geldi. Allah’u Teala insana bir sıfat yükledi ‘Eşrefi Mahlukat’. İnsanlar bu sıfattan sonra eğer insanlar akledip emirlere uymaz da kendi heva, heveslerinin peşine düşer de Rabbini unutursa ‘Esfela Safilin’ olur diyor. Allah muhafaza, –hak ve iman, idrak derdinde olanları uzak tutsun- bizler uymadığımız taktirde köpekten ve eşekten daha beter duruma düşeceğiz. Yani hayvanların dahi alt mertebelerine düşeceğiz. Allah zül celal Hazretleri bizleri muhafaza buyursun. İnsanların toplumsal ahlak noktasında sınıfta kaldığı bir dönemde adalet, namus, hak ve hukuk gibi hasletlerin çöpe atıldığı bir vakitte şu adi ve ahlaksızca olayların olması da bizleri ayrıca kahrediyor. Bir toplum niçin bu kadar berbat ve ahlaksızca bir olaya tanıklık edebilir ki? Niçin bunlar oluyor? Eksiklikler neler? Nerede hangi hata yapılmaktadır? İşte bizler bunların cevaplarına ulaştığımız vakit tüm sorunu çözmüş olacağız.

Asıl sorumuza dönecek olursak; ‘Mahlukuz ama Eşref miyiz?’ çok önemli bir soru. Her gün evden çıkarken ve eve gelirken, yolda yürürken ya da bir toplumda iken her daim akılda diri tutmamız gereken ilk ve tek sorumuz bu olsun: ‘Mahlukuz ama Eşref miyiz?’

Rabbim bizleri muhafaza buyursun…
Muhittin Uymaz

Yazı altı reklam

CEVAP VER