İNSANLAR VE GENÇLER

2
998
reklamlar
Yazı arası Reklam

“Gençlik bir kuş idi uçtu da tutamadım, ihtiyarlık bir kürk idi giydim çıkaramadım.” dizeleriyle başlayacak olursak ilk aklımıza gelen şeyin kıymet bilmek olduğunu düşünürüz. Nedir kıymet? Kıymet bir hazinedir, değerdir. Hayatımızın her safhası demektir. Çünkü kıymetli servetimiz ömrümüzdür. Benliğimiz zaman kavramı ile ölçülür. Bizlere takdir edilen bir süreçle başlar hayat yolculuğumuz.
Gençlik dönemi artık her şeyin oturduğu hedeflerin koyulduğu ruh ve mananın anlaşıldığı kendini bilme, doğruyu yanlışı kavrama evresidir. Gençlik denilince ilk fetihler timsali İstanbul’un aslanı Fatih Sultan Mehmet Han gelir aklıma. Ve onu yetiştiren hocası Akşemsettin…
Geçmiş nesillerimizi tanımakla, anlamakla, öğrenmekle büyük kazanımlar elde edilir. Elbette ki yine öncelik ebeveynlere düşmektedir. Bizler gençlerimizi anlayarak ve örnek olarak onları geleceğe hazırlayabiliriz. İki Cihan’a hüküm sürmüş Osmanlı’nın torunları olduğumuzu bilmek dahi asalet ve güçlü olduğumuzun örneklerinden bir tanesidir. Bu bağlamda gençlik, dinamizm, cesaret, akıl yürütme, fen ve teknoloji, takım ruhu, iş alanlarında vizyonu geniş yepyeni yaptırımlar oluşturan, tasarımlar yapan ve dünya görüşünü kazanmış olan gençler geleceğimizin teminatıdır. Mademki böylesine önemlidir farkındalığını bilmeli ona göre yetiştirilmelidir.
Üstad, Necip Fazıl KISAKÜREK şöyle ifade ediyor;
“Tomurcuk derdinde olmayan ağaç odundur.”
Eğer sen de hayata böyle bakıyorsan üretmelisin, verimli olmalısın, insanlığa ve kendi adına bir isim yazmalısın. Geçmişten günümüze baktığımızda kazanılan başarılar gençlikte atılmış doğru adımların kazanımlarıdır. Çünkü hayata dair heyecan, şevk ve istek ancak gençlik yıllarında güneş gibidir. Gençler ailelerin gözbebeği gurur kaynağıdır, toplumun aynasıdır. O sebeple çok doğru ve iyi değerlendirmek gerekir zamanı. Gençlik yıllarında atılmış her adım tarlaya ekin ekmek gibidir. Asıl olan yaptığımız her işe ruh verebilmektir. Değerlerimizi yadsımadan itikat-i ölçüleri olan, dünyaya geliş gayesini benimsemiş akıl ve mantık sahibi, vicdan muhasebesi yapabilen bir gençlik. İşte muhakkak böylesine sağlam yetişmiş bir gençlik kendine, ailesine ve ülkesine yararlı ve faydalı bir nesil olacaktır.
Her insan başarıyı ve övgüyü kendi bünyesinde yaşamak ister. Çalışmak, okumak, dürüst olmak, hak ve adalet sahibi olmak başarının olmazsa olmazıdır. Gayret ve tevekkül maneviyatımızın gücü ile nasipte olan bizi bulacaktır. Fakat yozlaşan ne yaptıkları belli olmayan, Avrupa özentisi, kültürümüzden uzak, aile ve atasını beğenmeyen, nezaketten uzak, sadece maddiyata dayalı bir yaşam insanlığın ziyanı demektir. Bugün ki gelinen nokta marka, lüks yaşam arzusu gençliğimizin akıntısına kapıldığı bir olgudur. Alış veriş merkezlerinde geçirilen onca zaman, içi boş sohbetler, sunulan diziler gençlerimizi büyük ölçüde etkilemekte. Ancak tam aksine seçici, ne istediğini bilen, edebi kendine şiar edilmiş, belli bir olgunluğu kazanmış gençlerimizin de var olduğunu görmekteyiz.

İnsanoğluna en çok edep ve ahlak akabinde azim ve gayret beraberinde inanç ve değerlerine sahip çıkmak yakışır. Arkasından da hoş bir seda bırakabilmektir. Güzel, iyi ve doğru olan her şey ayakta alkışlandığı gibi kötü ve yanlış olan şeyler her daim üzer ve gözyaşına sebep olur. SEÇİM SENİN… Niyeti kötü olanın okları her zaman kendisine döner.
Selam ve Dua ile…

Emine GENÇ

Yazı altı reklam

2 YORUMLAR

  1. Bu yazının anafikrinin gençlere nasihat olduğunu düşünüyorum. Daldan dala atlanarak yazıldığı için yazarın asıl olarak ne anlatmak istediği belirsiz.

CEVAP VER