GÜNAH KÜÇÜMSENİR Mİ!

0
211
reklamlar
Yazı arası Reklam

Günaha alışmak, günahı küçümsemek, günah işlemenin normal hale gelmesi günümüzün yürek yakan meseleleridir. Üzerinde çok düşünülmesi ve muhafaza olunması gereken bir konudur.
Toplumdaki fertlerin Allah’tan korkmaksızın, günahı küçümser tavırlarla ve ‘’nasıl olsa herkes yapıyor’’ düşüncesi ile yaşaması, Müslüman kimliğe ne kadar zarar veriyor hiç düşündük mü? Günah işleyenleri taklit etmek ya da hatayı görmezden gelmek vicdanımızı rahatsız etmiyor mu?
Otobüste, sokaklarda, parklarda öpüşen insanları görmek ve tepki vermemek ne zamandan beri bize normal gelir oldu. Uyuşturucu kullanmış birinin ayakta duramayan uyuşmuş hali ne kadar alıştığımız bir manzara? Gözümüzün önünde dövülen ya da silahla vurulan birini görünce, duygularımızı ve vicdanlarımızı aldırmışçasına tepki veremeyen halimiz, insanlığımızın neresine yakışıyor? Bir adamın karısını sokak ortasında bıçaklaması, ‘’karışamayız kocasıdır’’ düşüncesini mi getiriyor aklımıza? Bütün bunlar, bize ne oldu sorusunu sorma ihtiyacı gerektirmiyor mu? Niye normalleşti bu sahneler? Artık etkilenmez olduk. İnsanı, kâmil yapan duygularımızı mı kaybediyoruz. Toplum niye duyarsızlaştı?
Her akşam seyrettiğimiz dizilerde, haberlerde gördüğümüz olaylardı bu sahneler. Her gün görmeye alıştığımız manzaralar. Öyle alıştık ki vurmalara, öldürmelere, aldatmalara, TV seyreder gibi bakar olduk, kanımız donmadan gerçek hayatta. Çünkü alıştık bu sahneleri görmeye, tıpkı beş yaşındaki bir çocuğun tecavüze uğrayıp öldürülmesi haberini seyretmeye alıştığımız gibi. Her gün televizyon sayesinde evimize aldığımız günah ve haram dolu sahneleri, içkili masaları, fuhuş ortamlarını, silahla taranan insanları seyretmek normal hale geldi. Günah kavramı küçüldü, basitleşti, alışıldı, önemi azaltıldı. Acı çekenin halini anlayıp, modern dille; ‘’empati’’ yapmamız gerekirken TV seyreder gibi izler olduk. Tutuldu adeta, uyuştu irademiz, zihnimiz, beynimiz.
Ayıp dediğimiz kavramın içi boşaltıldı, adeta ayıp sözünü unuttuk. Unuttuk ki örtülü genç kızımız sokakta bir erkeğe sarılır öper oldu haram değilmiş gibi. TV’de magazin programlarında gördüğümüz sahneler, buzu güneşin erittiği gibi ayıp ve günah kavramlarını eritir oldu. Görmeye alıştık, alıştıkça normal gelmeye başladı, sıradan oldu günahlar ve günah işleyen insanlar. Başkasıyla evli kadın ve erkeğin, sanat adına aynı yatağa girmesi, ihanet dolu yaşantılar, içkili sahneler, uyuşturucu kullananlar, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı yapanlar, para kazanmak uğruna arkadaşını satanlar, haksızlık yapanlar, kadınlaşmış erkek rolleri, dizi adı altında her akşam evlerimizin başköşesinde yayınlanırken, beyinlerimiz narkoz almış gibi uyuşur hale geldi. Haberlerdeki ölüm sahneleri ve hırsızlık yapanları da aynı kafa ile seyreder olduk. Vicdanını kaybetmiş merhametten yoksun, canice katledilen insanların hali film gibi gelir oldu. Adeta karısını öldüren adama aferin diyecek hale geldik, namusunu temizledi diye. Oysa can alma görevi Allah tarafından insana ne zaman verildi? İsra suresi 33 ayette:’’ Haklı bir sebep olmadıkça, Allah’ın öldürülmesini haram kıldığı canı öldürmeyin. Kim haksız yere öldürülürse, biz onun velisine bir yetki verdik. O da öldürmede aşırı gitmesin. Çünkü ona (dinin kendisine verdiği yetki ile) yardım olunmuştur.’’ Buyuruyor.
Adam karısını aldatınca, zamparalıktır diye günahı kendi zihnimizde küçümsemek ayeti kerimeye ters değil mi? Yüce Allah İsra suresi 32 ayette:’’ Zinaya da yaklaşmayın, çünkü o pek çirkindir ve kötü bir yoldur.’’ Buyuruyor. Peki dikkat edin, Allah’u Teâlâ bu ayette kadın erkek ayrımı yapmış mıdır? Yoksa ayet tüm insanlara eşit olarak mı inmiştir? Günah ve haram kavramı kişiye göre değişmez! Muhakkak ki Allah adil olandır ve adil olanı sever. Kulları arasında haksızlık yapmaz. Günah herkes için günahtır ve sonunda azap kesindir.
Vicdanlarımızı biraz sorgulayalım. Yaşadığımız toplumda Müslüman kimliğimizi korumak adına günahtan ne kadar sakınır olduk. Ya da günah işleyeni ‘’Emri Bil Maruf Nehyi Anil Münker’’ adı altında uyarıp, Allah rızası için tebliğ eden ( doğru yola çeviren) olabildik mi? ‘’Boşver canım banane’’ diyerek her defasında yüz mü çevirdik. Beş vakit namaz kılan tesettürlü bir kadının, tayt giyip makyaj yaparak dışarı çıkan kızını, günahtır yazık etme kendine, erkeklerin hayalini süsleyen olma diyerek uyarabildik mi? Yoksa ‘’boşver, ben mi düşüneceğim, herkes yapıyor’’ düşüncelerinin ardına gizlenerek göz mü yumduk günaha ve günah işleyenlere. Peki, bu hale gelmemizin sebebi ne? Kurandan uzaklaştıkça, başka dinleri başka kültürleri taklit ettikçe bu hale geldik. İslam ahlakına bürünmek yerine, sözüm ona modern batı toplumlarını taklit eder olduk.
Peki ya Refah seviyesi arttıkça dinden uzaklaşmak mı gerekir? Dinimize ve kültürümüze modernlik adı altında konulmuş dinamitler bir bir patlatılıyor. Bunların yıkılıp harap olmasını ise telefon ve TV ekranlarında uyuşmuş beynimiz idrak edemiyor. İyice kaybediyoruz kendimizi, ne yaptığımızı bilmeden yaşar hale geliyoruz. İnsanlığa ve Müslümanlığa hizmet etmek yerine telefon ekranına hapsolmuş gözlerimiz ve zihinlerimiz bağımlı hale geliyor. Allah’ı bilmek, Allah’ı sevmek ve doğru yaşamak adına neler yapıyoruz? Yoksa bunlara ayıracak zamanımız yok mu? Yoksa sosyal medyanın girdabına kapılmaktan Vakit bulamıyor muyuz ilim öğrenmeye? Hiç acımıyor muyuz savrulup giden zamana? Tüketiyor, tükeniyor, her gün daha da esir oluyoruz. Saatlerimiz, günlerimiz, ömrümüz sabun misali eriyip gidiyor. Ne ile geçirdin dediğinde rabbimiz, acaba nasıl cevap verecek uyuşan beynimizin hükmettiği dilimiz.
Uyanışa vesile olması duasıyla…

ŞENNUR ESENLİK

Yazı altı reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikİDEAL AİLEDEN İDEAL TOPLUMA
Sonraki İçerikYAPI TAŞI

CEVAP VER