AİLE

0
324
reklamlar
Yazı arası Reklam

Bismillahirrahmanirrahiim.
Aile kavramı İslam tarihinde her zaman en üst mertebe olarak görüldü. Toplum ahlakının düzelmesinde ve bozulmasında ailenin çok büyük etkisi vardır. Hatta diyebiliriz ki en büyük sebep ailedir. Aile çocuklarını iyi yetiştirdiği zaman, dünyanın sadece bir kişi etrafında dönmediği öğretisini çocuklarına verirlerse kimse kimseden rahatsız olmayacak şekilde herkes birbirinden mümince emin olacağı düzende bir dünya kurulu olması gerektiğini ve bunu en içten şekilde anlatacak öğretecek olursa toplumdaki ahlaki yozlaşma ve kendini kaybetme olayları neredeyse sıfıra inecektir. Erkek annesine, kız babasına benzeyeceği için en iyi şekilde örnek olmalıdır aile. Evlat üzerinde anne babanın ne kadar hakkı var ise bir o kadar da, evladın baba üzerinde hakkı vardır. Annenin ve babanın evlat üzerindeki hakkı; saygı sevgi, onların her türlü ihtiyaçlarını gidermektir. Hasta olduklarında bakmak, vefat ettiklerinde ise onların kabirlerini sürekli ziyaret edip onlar affı mağfiret dilemektir.
Her anne baba hayırlı bir evlat bırakmak ister ardında. Hayırlı bir evlat kendiliğinden de yetişmeyeceği için anne babanın bu hayırlı evlat kavramını iyice öğrenip ona göre evlat yetiştirmesi gerekir. Her anne baba çocuğuna güzel bir ahlak vermek zorundadır. Anne baba ne olursa olsun evladının eğitimini görmesi için mücadele edecek, etmek zorundadır. İstisnai durumlar dışında. Evladını güzel bir ortamda, güzel bir ev içerisinde yetiştirmek evladın anne baba üzerindeki hakkıdır. Güzel ev derken ey cemaat, bina olarak şekil olarak güzel değil. Sakın öyle anlayıp da nefsinize aldanmayın. Nice saraylarda büyüyen ahlak fukarası insan vardır. Güzel ev tabirimiz İslami realiteyi temel alacak ve Efendimiz sav gibi bir ev hayatı yaşamak ve yaşatmak için ailenin üzerine düşen kısmını yerine getirmesi gerekir. Çocuk eğitimi konusunda ailelerimiz maalesef ki kendilerini yetiştirmiyorlar. Televizyonlarda çıkan haberlerle çocuk yetiştiriyorlar. Asırlardır devam eden bir televizyonun var zaten senin ey Müslüman aile. Sen ne diye üç beş günlük olaylarla evladını yetiştiriyorsun. Ölünce hiç mi bir fatihaya ihtiyacın olmayacak. Anne babanın evladına bırakacağı en hayırlı miras ‘Güzel ahlaktan başka bir şey değildir’ diye buyurmuyor mu Efendimiz sav. Bizler evlatlarımızı dünya hırslarına kurban etmek istemiyorsak önce kendimizi yetiştirmeliyiz. Asrısaadette çocuklar nasıl yetişirdi. Osmanlı çocukların yetişmesi için ne yapardı. Üç beş gün vücudumuzda dolaşacak bir yemeğin dahi en lezzetlisini yiyen bizler, bir ömür boyu bizlere hayır dualar etmesi için neden güzel bir evlat yetiştirmek için çalışmıyoruz.
Evet, anne baba hakkı vardır. Haktır. İnkâr edilemez bir gerçektir. Ey babalar, hiç mi evlatlarınızın sizler üzerinde hakkı yok?
Her şeyden önce ilimden, okuldan yaşamaktan önce öğreneceğimiz en güzel şeyin ‘Edeb’ olduğunu bizlere buyurmuyorlar mı büyüklerimiz? Bizler her şeyi öğretebiliriz evlatlarımıza lakin Edep öğretmedikçe evladımızı yetiştirmiş sayılmayız. İlimden ve her şeyden önce Edep ve güzel ahlak.
Çocuklarımızın yetiştiği ortamlara ne kadar dikkat ediyoruz acaba? Her sokağın başköşesinde eğlence merkezleri, her evin tam merkezinde bir televizyon. Böyle bir ortamda yetişmez ahlaklı bir nesil. Evlerimizden hatta kendimizden başlamalıyız çocuklarımızı yetiştirmeye. Bizler aldık mı elimize edebi anlatan bir kitap. Hangimizin evinin başköşesinde bir kitaplık ve o kitaplığın başköşesinde edebi anlatan bir kitap var? Hangimiz evlerimizde oturup kitap okuyoruz? Hangimiz çocuklarımızın elinden tutup da camiye bir sohbet meclisine gidiyoruz? Kimse yapmıyor. Hep gaflete düşüyoruz. Şeytanın türlü tuzak ve desiselerine kapılıyoruz. Çocuklarımızı aman üzülmesinler, aman kırılmasınlar aman biraz daha fazla oynasınlar diye diye onların sahibi ve yaratıcısı olan Zül Celal Hazretlerine uzak tuttuğunuzun farkında mısınız? Hangimiz evdeki yedi yaşına gelmiş çocuğunu elinden tutup camiye getiriyor? Hangimiz namazlarda onu kendimizle birlikte getiriyoruz? Çocuk sesleri yankılansın camiimizde. Efendimiz Sav’in başının üstüne çıkan torunları gibi evlatlarımız başımızın üstüne çıksın. Gelip önüme dursunlar. Kızmayın çocuklarınıza ne yaparlarsa yapsınlar. Onlar bilmiyorlar saf ve berrak bir su gibidirler. Ne verirsen ondan iz kalır üzerinde. Bizler de bu vakitlerini en güzel şekilde değerlendirmeliyiz. Onlara, İslam’ı, güzel ahlakı, Peygamber hayatını anlatmalıyız. Yarın ahirete göçünce günahlarımızın yaktığı ateşe su dökecek hayırlı evlatlarımız olsunlar. Onlara saygı ve sevgiyi öğretmeliyiz. Büyükleri karşısında nasıl davranmaları gerektiğini anlatmalıyız. Anlatmaktan öte bunları yaşayarak onlar aksettirmeliyiz. Söz uçar, yazı kalır misalinde olduğu gibi dediklerimiz unutulur lakin yaptıklarımız asla. Küçüklerimizi sevip saymalıyız. Onların dediğini yabana atmamalıyız. Onların da konuşma haklarının olduğunu bilmeliyiz. Dışarıda hal ve hareketlerinin nasıl olması gerektiğini anlatmalıyız. Haramı helali öğretmeliyiz. Önce kendimiz uzak durmalıyız helalden haramdan sonra onlara olması gerektiği şekilde menkıbe ve örnekler vererek anlatmalıyız. Evlatlarımızı birbirinden ayırıp arasında kıskançlık ve haset duygusunun düşmesine sebep olmamalıyız. Kıldığımız namazları görmelidirler. Haramın helalin şüphelisinden uzak durmalıdırlar. Allah dostlarını sevmeyi öğretmelisiniz.
Ey cemaat!!!
Unutmayın, kimse baki değildir fani olan dünyada. Fani olan şeyler vardır kıyamete kadar. Hiç ölmeden durmadan aksamadan devam edecek şeyler vardır. Sadakayı cariye ve arkamızdan hayırlı dua edecek salih bir evlat. İnsanların faydasına olabilecek hiç bir hizmetten kaçmamalıyız. Yetimleri gözetip onlara sahip çıkmalıyız. Fakirleri doyurmalıyız. Nifak etmeliyiz. Rabbimizin verdiklerinden etrafımızdakilerle de paylaşmalıyız.
Unutmayın kardeşlerim, Allah bizlere evlat verdi. Onları hayırlı bir kul olabilecek şekilde yetiştirecek olanlar da bizleriz. Evlatlarımızın yanmasını, kaybolmasını istemiyorsak gaflet dünyasında Allah’ı öğretmeliyiz. PeygamberSav’ı anlatmalıyız. Sahabelerin, âlimlerin hayatlarından öğretilerinde öğretmeliyiz.

Allah’ım,
Bizleri her tür kötülük, fenalık, azgınlık ve haramlardan şüpheli şeylerden muhafaza buyur. Bizlere her iki cihanda da huzuruna çıkacak amel işlemeyi nasip et. Sen ki fani olanların sahibi olan Baki Yaratıcısın. Affeyle bizleri. Bizleri gaflet deryasından kurtarıp dostlarının meclisinde köle eyle. Evlatlarımızı salih kullarından eyle. Onları senin aşkın dışında bir şey yakmasın. Cehennemin kızgın alevlerinden muhafaza ve beri et. Bizlere evlat acısı yaşatma. Evlat acısı yaşayan herkese onları cennetinde buluşmalarını nasip et.
Varlığın ve yokluğun Rabbi Olan Rabbimiz, bizleri senin yolunda terbiye edilenlerden eyle. Çıktığımız her yolculuğumuz sana gelecek kadar hayırlı olsun.
Sen ki zenginlerin sahibisin. Malı istediğine, ilmi de isteyene veren Rabbimiz; hiç bir şey değil senden sadece bizi huzuruna çıkabilecek kadar Edepli kıl yeter Ya Rabb…(amiin…)

Muhittin Uymaz / Siste Yürümek Kitabımızdan

Yazı altı reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikİNSANLIK MECMUASI
Sonraki İçerikZümra / 1

CEVAP VER