Fikrin Selâmeti Kalbin Huzurundadır

4
691
reklamlar
Yazı arası Reklam

Düşünmek akıl nimetinin hikmet menbağıdır.
Tefekkür etmek, fikretmek demektir. Düşünmektir. Bize verilen akıl nimetinin kadrini, kıymetini bilmek demektir. Tefekkür, İslâm dininde günahlarını, kâinatı, varlıkları, doğayı, yaratıkları, kendini ve Allah’ı düşünmek ve O’nun yarattığı varlıklardan, kâinattaki eşsiz mükemmellikteki düzenden ders çıkarmak demektir. Tefekkür, hayatımızın yönünü değiştirir.
“Eğer Biz bu Kur’ân’ı bir dağa indirseydik, muhakkak ki onu, Allah korkusundan baş eğerek, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri insanlara tefekkür etsinler diye veriyoruz.” (el-Haşr, 21)
Allahın zatını değil kudret ve hikmetini düşünmek gereklidir. Allahın sanatını düşünmek onu tanımaya götürür. Atomlardan samanyoluna, çekirdekten ağaca, nutfeden insana, hastalıktan sağlığa, dikenlerden güle, resimlerden ressama ulaşmak…
Aklımızı kullanırsak İslam’ı doğru anlar doğru yaşarız. Birlik beraberlik olmayı öğreniriz. Ayrılıklardan bozgunculuklardan kurtuluruz. İslâm düşmanları birleşmeyi öğrenmiş, Müslümanların hali içler acısı… Neden mi? Düşünmemizi istemedikleri için sayısız kanallar, diziler, eğlenceler, yarışmalar tertip etmişler! Televizyon başından kalkamayan, elinden telefonu bırakamayan bireylerin sayısı gün geçtikçe daha çok artmaya devam ediyor… Teknoloji ile uyuşturuluyoruz farkında mısınız? Kitap okuyan kaç kişi kaldı dersiniz?
Tefekkürsüz din ve içi boş ibadetler… Tefekkürsüz eğitim ve talebenin ruhuna dokunamayan öğretmenler… Tefekkürsüz kariyer ve rüşvetsiz vazife yapmayan memurlar… Tefekkürsüz aile ve kaliteyi kaybeden, boşanma ile neticelenen dağılmış yuvalar… Tefekkürsüz çocuk eğitimi ile kaybedilmiş nesiller… Tefekkürsüz aşklar, kenarı yanmamış, yazılamamış mektuplar, hasret özlem ile beslenmeyen sevgiler… Tefekkürsüz dostluklar, zor günlerinde yalnızlar… Tefekkürsüz sadakat ve nice aldatılan eşler, geceler boyu dökülen gözyaşları… Tefekkürsüz edebiyat, bilim, sanat, siyaset! Selâmsız, güvensiz kalabalıklar… Nereye gidiyor toplum?
“Kendini tanıyan Rabbini tanır”
İç sesimizi dinlemeye vakit ayırma zamanı gelmedi mi? Gönül aynan tozlanmış temizlenme zamanı gelmedi mi? Arada bir kalabalıktan uzaklaşıp ruhumuzu tamir etmeliyiz. Aklımızın dağınıklığını selamete çıkarmalıyız.
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) “Bir saat tefekkür; kırk gece nâfile ibâdetten üstündür.” (Deylemî, II, 70-71, no: 2397, 2400)
Hadis-i şerifiyle bizleri düşünmeye davet etmiş. Düşünürsen ne olur? Çünkü hayatın değişir, çünkü yaşam tarzın düzelir. Haramlarda kırmızı ışık yakar ve fren yaparak vazgeçersin.
Nice günahkârlar bir anlık tevbe ile hidayete ererler. Niceleri de kıldığı namazlarda yemek, ticaret derdindedirler. Günde beş defa neden Allah’ın {C.C} huzuruna gidiyoruz? Niçin davet ediliyoruz? Namaz kılıyorsun peki faizle niye iştigal ediyorsun? Sağlığına ve kesene zarar verdiğini bildiğin halde niçin sigara, uyuşturucu, alkol tüketiyorsun? Hayatın bu kadar kıymetliyken niçin onu heba ediyorsun?
Kur’an-ı Kerimi okurken tefekkür ile oku, ne anlatıyor? Surelerin manası nedir? Namazda okuduğumuz ayetlerin anlamı nedir? Her gün bir ayetin manasını öğrensen, yılda üçyüzaltmışbeş ayetin manasını öğrenmiş olursun, ne kaybedersin?
Niçin örtünüyorsun? Gerçek tesettür nasıl olmalı? Senin tesettürün Allahın rızasına uygun mu? Makyaj yaparak tesettür olur mu? Dar giyimler tesettürün ruhuna uygun mu?
Hatırlayalım ve unutmayalım.
Gafletten kurtulmak için ilme sarılmak zorundayız. Bilen uyanır ve farkında olur. Yaptığı her şeyin ölçüsünü anlar. İlme teknolojiye sarılacağız elbet lakin maneviyatı da kaybetmeyeceğiz. Kalp bozuk olursa, ilim sahibi onu yanlış yollarda kullanacaktır.
Oruç tutmak, az yemek, az konuşmak düşünmeyi güçlendirir. İbadetler aklı kuvvetlendirir. Ahlâkı güçlendirir. Kalbi Allahın zikri ve fikri ile dolan, masivadan (Allahtan başka her şeyden) boşalmış olana müjdeler olsun. Murakabe halinde olmalı ve her an Mevlamızın bizi gözetlediğinin sınav içinde olduğumuzun bilincinde olmak durumundayız.
“Müminin ferasetinden sakının!. Çünkü o Allah’ın nuruyla bakar.” (Tirmizi, Tefsiru’l-Kur’an, 16, Suyûtî, elCâmiu’Sağir, 1, 24)
Kalbe gelen hatıraları analiz edeceğiz. İslam’ın emirlerine uygunsa hayırlıdır yapacağız. Günah, vesvese, kötülük, heva ve heves ise peşinde gitmeyeceğiz, çünkü şerlidir. Nefsimizin hoşuna gitmeyen nice işler bizim için hayırlıdır. Namaz kılmak, örtünmek gibi… Nefsin hoşuna giden nice işlerde tehlikelidir. Zina, rüşvet v.s. gibi.
(Âlimlerin sohbetine katılın, onlara yakın oturun! Çünkü Allahü teâlâ, yağmurla ölü toprağı dirilttiği gibi, ölü kalbleri de, hikmet nuru ile diriltir.) [Taberani]
Bu sebeple âlimler ile istişare halinde olmamız elzemdir. Onlar onay verirse iyi, değilse kötüdür. Salihlerin gittiği yolları takip etmeliyiz. Kendimize Allah yolunda sadık düzgün dostlar edinmeliyiz. Onlara baktığımızda bize Allah’ı (C.C.) hatırlatmalılar. Ayağımızın kayma zamanlarında elimizden tutup uyarmalılar. Sıratı müstakime yönlendirmeliler. Kuran ve sünnet yaşam felsefemizin mihenk taşını oluştursun. Mizana koy, tart, ölç ve ona göre yaşam tarzını oluştur.
Zikir Fikir Huzur
Kalbi temizleme yolları tezekkürdür. Kalp nazargâhı ilahidir. Allah her şeyi biliyor. Allah zikri tüm vesveseleri temizler. Kalbi korumanın yolları; uzun emel, acelecilik, haset ve kibirden uzak durmaktır. Bu hastalıkları tedavi etmektir. Kısa emelli, sakin, nasihat ehli olmalıdır. Tevazulu olmalı ve An’ın kıymetini bilmelidir. Edepli olmalı, sadece yüzünü değil kalbini de temizlemelidir.
‘’Yüzü güzele kırk günde doyulur
Kalbi güzele kırk yılda doyulmaz’’
Kalp hükümdardır. Uzuvlar askerdir. Gönül mahzendir. Aklın gıdası marifetullah, kalbin gıdası muhabbetullahtır. Kalbin helakı ise gaflet(Allahı unutmak) ve masivadır( Allahtan gayri her şey).
İlahi Aşk ile huzura ermelidir. Endişe buz gibidir, aşk-ı ilahi güneş misali tüm endişeleri eritir. Kalbi tertemiz saf ve pak eyler.
‘’Hane mamur olmadan, Padişah gelmez saraya’’
Mevlam iki cihan saadeti nasip eylesin. Gönüllerinizde ilahi Aşkın çerağı hiç sönmesin. Son nefesiniz Şeb-i arus olsun.

Saygı ve Hürmetlerimle

Mihrican Uymaz Ulupınar

Yazı altı reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikAHLAKİ MESELELER
Sonraki İçerikLeyl-i Mesabih

4 YORUMLAR

  1. Keşke tüm insanlarda,
    sizin gibi Rabbine tam anlamıyla teslimiyet gösterip kaderi ilahiyeye razı gelip yaşasaydı.
    Bugün ki toplumumuzun yaşadığı psikolojik vakalar olmazdı diye düşünüyorum…
    Saygılarımla, (yurttas)

CEVAP VER