Hangisi Müslümanlık mı Muhafazakarlık mı?

0
1275
reklamlar
Yazı arası Reklam

Yanlış anlaşılmaya çok müsait bir konuyu kaleme almak istiyorum. Bu sebeplerdir ki kısacık değinip çekileceğim…

Muhafazakarlığın zaman içinde anlam kayması yaşadığına inanıyorum. Bizler inanan Müslümanlar olarak İslâm dinine teslim olmamız gerekirken, İslâm’ı teslim alıyoruz belkide. Ve bunu muhafazakârlıkla yapıyoruz maalesef son dönemlerde. Gelenekselleşmiş ve kültürümüz haline gelmiş yaşantımızı islâm sanmaya başladık. İslâm adına bir kazanım sağlanamıyor, toplum olarak iyiye doğru bir değişim göstermiyor, saygısızlık, haksızlık ve suçta azalma değil çoğalma oluyorsa; yaşanılan muhafazakârlık İslâm adına bir kıymeti yoktur.

Eskiden İslâm’a karşı çıkan beyaz Türklerin yerini şimdilerde içi boşaltılmış din savunucuları aldı. Huşu ile kılınan namazı saymak yerine kıldığımız rekat sayısını sayar olduk. Kaç caminin içini doldurabiliriz diye çabalamak yerine kaç ihtişamlı cami yaptırabiliriz çabasında olduk. Kaç fakirhaneye yardımcı olabiliriz diye hayırda yarışmak yerine kendi hanemizi nasıl daha lüks hale getiririz yarışında olduk.

İslâm’da emredilen ibadetler insanı mümin yapmak içindir. Eğer ki ibadetler yapılıyor ama mümin olamıyorsak bir yerde yanlış yapıyoruz, büyük bir eksiklik var demektir…

Şekilcilik muhafazakârlığı her geçen gün artıyor ve bizler bunu İslâm zannediyoruz ne yazık ki. İslâm’dan uzaklaşıp, muhafazakârlığa daha yakınlaşıyoruz.

Oysa ki Müslümanlık; geleneği değil İslâm hakikatlerini korur. Salt ibadet üzerine bir hayat islâm değildir. Müslümanlık ibadete ruh üflemektir. Sadece Allah’a teslim olmaktır. Müslümanlık ince insanlıktır. Müslümanım demek başka, Müslümanca yaşamak başkadır. Müslüman çağın gözüyle İslam’a bakmaz, İslam’ın gözüyle çağa bakar. Hem Kur’an hafızı olup hem de Kur’an muhafızı olur. Yaşantımıza imanı inşa etmek zorundayız. Allah’ın sevdiği ve rahmet edeceği kul haline gelmeliyiz.

İslam’ın hassasiyetlerini, kutsallarını, emir ve yasaklarını hayatımıza zihnimize almadığımız din sadece lafta ve göstermelik bir dindir. Şekle ve ibadete indirgediğimiz din insanlığın kurtarıcısı olamaz. Bir Müslüman üzerinde eğreti duran İslam olur mu?…

Biz İslam’a vaaz edemeyiz, İslam bize vaaz eder. Biz İslam’a şekil veremeyiz, İslam bize şekil verir. Hüküm verme, yargılama yetkisi Allah’ındır kulların değil. Allah ‘Hayır’ dediğinde kula söz düşmez. Bizler İslam’a teslim olmaya hicret etmiyoruz, nefsimize teslim olma yolunda hicret ediyoruz. İslam’ın bize söyleyecek sözü çokken, biz İslam’a söz söyler olduk. İnsanlar dahil her şeyi kullanır, değerlerimiz dahil her şeyi harcar olduk. Bu şekilde uyaran bir din değil uyutan bir din haline getiriyoruz.

Ve sonuç olarak Müslümanlık şekle, geleneğe, anlamını yitiren muhafazakarlığa yenildi…

Gülsemin Konca

Yazı altı reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikEdeb’iyat
Sonraki İçerikKabuk ve Öz misali…

CEVAP VER