Ben Mükemmelim!!!

0
285
reklamlar
Yazı arası Reklam

Ben bir İktisat , İşletme Fakültesi mezunu değilim. Onun için bu yazıda “ Toplumun şu kadarı televizyon kanallarından gördükleri reklamlar etkisiyle , şu kadarı internet reklamları etkisiyle alış-veriş yapıyor. Şu kadarı ise dizi ve filmlerden gördüklerinden etkilenerek alış-veriş yapıyor.” Gibi istatistik bilgileri veremeyeceğim. Herkesin bildiği şu meşhur pizza firmasının Türkiye’de 80’li yılların başında şube açıp kapattığını ve ardına yayına giren “Ninja Kaplumbağalar” çizgi filmi ile kültürümüzün hücrelerine yerleşerek piyasada pazar oluşturup yüzlerce şube açtığından bahsedecek de değilim.
Edebiyatçı da değilim ki “ Bana sosyal medyanı göster sana kim olduğunu söyeyeyim”gibi özlü sözlerde söyleyemem.
Televizyon programlarından olan “ evlendirme programları, şarkı programları, magazin programları “ tarzındaki programların bilinçaltı oluşturarak toplumun ahlak yapısını çökerttiğini söyleyecek bir Sosyolog da değilim maalesef.


Aşk yarası ilaç kabul etmezmiş
Bir gelirse daha dönüp gitmezmiş
Tıp ilminin aklı fikri yetmezmiş
Hatip ağlar , ebkem ağlar yarama
(Abdurrahim KARAKOÇ)

Bu dizeleri söyleyip “ Ah azizim eski aşklar nerede kaldı. Gözlerine vurulmak , bir tebessüme bir ömür bağlamak, hoş bir sedası için uzunca yollar aşmak nerede kaldı. Ah o eskinin gerçek ve ömürlük aşkları… Saf, masum, temiz ve şehvetsiz aşkları… Oysa şimdi öyle mi ? Sirete değil surete, öze değil söze, edebe değil elektiriğe, göze değil dize aşık olunuyor. Nerede o eski aşklar. Bir tuşla bizi esir alan teknolojinin öğrettiği şekilde aşk yaşıyoruz. “ diye geçmişi yadecek değilim.

Şuan ahir zamanı yaşıyoruz. Kadın ve erkeğin rolleri değiştiğini, Yaradandan çok yaratılana sevgi duymamızı sağlayan algı yönetimine maruz kaldığımızı ve bundan dolayı iflah olmadığımızı söyleyecek bir İlahiyatçı hiç değilim.

Bizim zamanımız da diye başlayan sözlerden hiç haz etmediğimde bir gerçektir. Çünkü sizin zamanınızda da yanlışlarınız o zamana göre çoktu. Çünkü sizin zamanınızda da “ Bizim zamanımızda” diyenler çoktu. Mesele; var olan, yaşadığın zamanda sana diretilenlere, dikte edilenlere kulak kapamak ve anı en muhteşem şekilde yaşamaktı. “ Farklı Olmak” sihirli bir kelimeydi. Onlarca defa “ Akletmezmisiniz ? “ diyen ,modası hiç geçmeyen, seni yaşadığın her çağda farzlarıyla tarz yapacak olan Kuran’a kulak vermekteydi çözüm. Evet, egonu bile onunla belirleyebilirdin. Mesela “ Ben Mükemmelim” diyebilirdin. Çünkü Allah(cc) veriyordu sana bu ego hakkını. Seni “ Eşrefi Mahluk “ olarak yarattığını söylüyor. Kendini farklı kılacak her özelliği O sana veriyordu. Onun için hangi zaman diliminde yaşadığından ziyade nasıl yaşadığın seni farklı kılacaktır. “Uçurtmalar rüzgara karşı durdukları için yükselirler” veya “ Gemiler rüzgara esir oldukları için ilerlediğini sanar ama karaya oturur sonunda” gibi büyük, iddialı cümleler kullanmak haddimi aşar. Ama tabiî ki şu bir gerçek. Gördüklerimiz aklımızı, aklımız kalbimizi, kalbimiz yaşantımızı yönetiyor. Bırakın sadece aşk hayatımızda değil, yaşantımızın her anında “Aklen , kalben , bedenen “kendimizi ait hissedebilmekteydi tüm mesele. Yaptığımız her işe sevda duyabilmekteydi. İşte o zaman akıl doğruyu gösterecek, kalp doğruyu anlayacak ve tatmin olacak, beden ise sevdasını lafta değil icraatla somutlaştıracaktır. Lafı uzatacak değilim. Kısaca hayal kurun ve kurduğunuz hayale sevdalanın, sonra “Aklen , Kalben, Bedenen” teslim olun. Bunu yapmak için paraya , makama, diplomaya gerek yok.

Çünkü Sen Mükemmelsin..!!!

Halil İbrahim Geylan

Yazı altı reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikBir Ayrılık
Sonraki İçerikÇılgınlar Gibi

CEVAP VER