Etkili Öğrenme

0
194
reklamlar
Yazı arası Reklam

Daha etkili ve verimli öğrenmenin koşulları öğrenme psikologlarının ve eğitim bilimleri araştırmacılarının en çok meşgul oldukları konular arasındadır. Bu çerçevede okul öğrenmelerinin niteliği ve geliştirilmesi üzerinde pek çok çalışmalar yapılmış ve yapılmaya devam etmektedir.

Okul öğrenmelerinin niteliğini düşüren ve etkisini zayıflatan temel bir unsur olarak, geçmişten günümüze okul ile yaşamın birbiri ile yeterince ilişkilendirilememesi, bir başka deyişle okul ile yaşamın birbirinden kopuk olması gösterilmiştir. Bu konu, pek çok yerli yabancı eğitim düşünürü tarafından dile getirilmiş, Milli Eğitim Şuralarımızda da sıklıkla vurgulanmıştır. Okullarda gerçekleştirilen formal öğrenmelerin, öğrenciler açısından daha anlamlı ve işlevsel hale gelmesi için sınıf içi öğrenmeleri yaşam ile ilişkilendirilmesinin önemi büyüktür.
Bu bağlamda, Sınıf içinde gerçekleşen öğrenmeleri gerçek hayat problemleri çözmede aktif bir biçimde kullanılması okul ile yaşam arasında anlamlı bir köprü kurulmasına imkan tanıyacaktır.

Herhangi veli veya öğretmene öğrencilerin okuldaki ruh hali hakkında görüşleri sorulduğunda pek çok öğrencinin okulda sıkmakta olduğunu ifade edebilirler. Ancak, bu görüşü ileri sürenlerin pek çoğu en iyi öğrencilerin böyle bir sıkılma sorunu yaşamadığını ve diğer öğrencilerin de daha sıkı çalışmaları veya daha iyi öğrenmeleri halinde sıkılmayacaklarını varsayma eğilimi içindedirler. 1990’lı yıllar itibarı ile bunun öğrencilerle ilgili bir hata olmadığı ve okulda izlenen süreçlerle ilgili bir problem olduğu değerlendirilmeye başlandı. Eğer, öğrencileri kendi öğrenmeleri ile ilişkilendirebilmek-kendi öğrenmelerini kendileri için anlamlı kalabilmenin bir yolu bulunabilse ve sınıf etkinlikleri bu doğrultuda düzenlenebilse öğrenciler öğrenmeye daha fazla motive olacaktır.

Bu çerçevede öğrencilerin çevreleri ile ilgili gözlem yapmaları, gerçek hayat problemlerinin farkına varmaları ve bunlara çözüm üretmeye çalışırken öğrenmeleri ile daha çok sınıf ortamı ile sınırlanan ve gerçek yaşam ile doğrudan bir ilişki taşımaksızın öğrenmeleri arasında ne gibi farklar olur? Bu problem temelinde ortaya çıkan öğrenme öğretme süreçlerinde ilişkinin gelişmeler değerlendirildiğinde öne çıkan süreçlerden birinin proje tabanlı öğrenme yöntemi olduğu söylenebilir.

Proje tabanlı öğrenme yöntemi öğrencilerin aktif bir biçimde öğrenmelerine, deneyim kazanmalarına, eleştirel düşünme, problem çözme becerileri gibi bilimsel beceriler geliştirmelerine imkan verebilmektedir. Burada anahtar noktalardan birisi öğrencilerin sınıf içerisinde gerçekleşen öğrenmelerin pasif bir alıcısı konumundan bu öğrenmeleri bir gerçek yaşam problemi kapsamında dış çevre ve dünyaya taşıyan, aktif öğrenen, hipotezler kurarak vergi toplayan, eleştirel bir yaklaşım içinde değerlendirmeler yaparak bilgiyi salt almak yerine üreten ve yapılandıran bir konuma geçmesidir.

Yapılan bir araştırmada, öğrenme ile ilgili olarak “düşünmeyi öğrenme, bilgiyi kullanma, problem çözme, bireysel çalışma, benlik kavramı geliştirme ve iletişim becerisi kazanma” konularındaki gelişmeler referans noktası olarak belirlenmiştir. Tüm bu ifadeler ve öğrenmeyi açıklayan en son kuramlar öğrenmenin gerçekleşmesinde öğreneni merkeze alan strateji ise aktif öğrenmedir. Öğrenmenin bireyin özellikleri ile ilgili olması gerçeği gün geçtikçe daha fazla kabul görmekte ve öğrenme öğretme strateji yöntem ve tekniklerinin de öğrenci merkezi olarak geliştirilmesine neden olmaktadır.
Proje tabanlı öğrenme yönteminin temel özelliği olarak diğer disiplinlerle de bağlantılı gerçek bir problem üzerine inşa edilmesi, öğrenci merkezli öğrenmeyi temel alarak küçük gruplarda ağırlıklı olarak düşünme, problem çözme, bilgiye erişim, işleme, yeniden harmanlama, sorgulama, uzlaşma gibi aktiviteleri içermesi gösterilebilir. Bu yaklaşımda öğrenciler kendi öğrenme deneyimleri ile meşgul olurken; öğretmenler, öğrencilerin projelerini gerçekleştirebilmeleri için onlara yardımcı olmaktadır. Öğrenci, süreç boyunca yaptıkları çalışmaları rapor ulaştırarak çalışmanın sonunda sunarlar. Alınyazın çerçevesinde proje tabanlı öğrenmenin nitelikleri bakımından, öğrencilerin bilimsel çalışmaları daha üretken olmaları için geleneksel öğrenmeleri göre daha elverişli bir zemin sağladığı söylenebilir.

Eda Nur Özdemir

Yazı altı reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikEmek Ver ki Verim Alasın!
Sonraki İçerikGECE

CEVAP VER