Emek Ver ki Verim Alasın!

0
498
reklamlar
Yazı arası Reklam

Çağlar boyunca, insanlar eğitim yaklaşımlarının eğitimin yaşama hazırlık olduğunu dile getirmiştir. Buna birkaç örnek vermek gerekirse;
Eğitim, bedene ve ruha, yetenekli olduğu (yetkinliği) mükemmelliği vermektir (Platon).
Eğitim, çocuğu insan haline getirmek sanatıdır (Çiçeron).
Eğitim, doğaya göre insan yetiştirmektir
(J.J. Rousseu).
Eğitim, yetileri, hep birden ve uyumlu olarak geliştirmektir
(Stein)
Eğitim bir davranış değiştirme sürecidir. Buna göre insanoğlu yaşam belirtilerini vermeye yani anne rahmine düştüğü anda eğitim başlar. Yetiştirmek, eğitmek istediğimiz kişinin nasıl olmasını istiyorsanız o şekilde hareket etmelisiniz. Çünkü çocuklar söylenen sözlerden çok davranışlardan etkilenirler. Eğitimin evde, ailede başladığını hepimiz biliyoruz. Topluma ve doğaya duyarlı, ahlaklı, insan oğluna verilen kabiliyetleri, yetileri en iyi şekilde kullanmasını istediğimiz çocuklarımızın, geleceği biz yetişkinlerin yaşam tarzında onlara çocuklara davranışlarımızda şekil alacaktır. Bazen aile içi en iyi eğitimin verildiği ailelerde bile topluma zararlı hale gelmiş gençlerin oluğunu üzülerek görüyoruz. Eğitimin sadece aile ile olacağını düşünmek yanlış olacaktır. Eğitim; bir bilgisayar ağı gibi birbirine bağlantılıdır. Aile, akraba, çevre, okul bu ağları birbirine bağlayan etkenlerdir. Mesela; aynı ailede yetişen iki kardeşten biri her yönüyle mükemmel olurken diğeri onun tam tersi bir kişiliğe sahip oluyor. Bu örnekten de anlaşıldığı üzere eğitim bir kişiye ya da kuruma bağlı değil toplumun tamamıyla ilgili bir konudur. Çünkü insanoğlu kopyalayan varlıktır. Çevresindeki konuşmalardan, eylemlerden etkilenir. Göz gördüğüne, kulak duyduğuna alışır ve gördüğü duyduğu şeyler yanlış şeyler olsa bile belli bir zaman sonra normal gelmeye başlayacaktır. Teknoloji dahi insanın eğitim hayatını olumlu ve olumsuz yönde etkileyebiliyor. Saatlerce bilgisayar ve televizyon başında oturup şiddet içerikli program izleyenlerin davranışlarında anormallikler görülüyor. Bunun tam tersi eğitici ve kendini geliştirecek programlarla meşgul olanlarda ki pozitif etki ise gözlerden kaçmıyor. Diziler ile insanların hayatını büyük oranda etkiliyor. Dizilerdeki yaşam tarzlarına özenti yuvaların yıkılmasına çocukların annesiz babasız kalmasına sebeb oluyor. Sözde eğitimli kişiler dahi önümüze konan bu zehirli lokmalardan yiyip beyin zehirlenmesine maruz kalıyor.
(Ankes ki nedânet, nedânet ki nedânet,
Der cehli mürekkep, Ebededdehr bemânet) Bir İranlı şairden..
Bir kimseki bilmez. Bilmediğini de bilmez.
O mürekkep cahildir ve ebediyyen de öyle kalır.

Eğitimin, okumanın diploma almak olduğunu sanmak ne büyük bir yanılgı!
Yüzlerce belkide binlerce eğitmen diploma almakla herşeyin sona erdiğini düşünüyor. Diplomamı aldım mesleğimi de icra ediyorum ne gerek var bundan ötesine…
Öğretmenlik sürekli öğrenmeyi kendini geliştirmeyi gerektirir. Diploma eğitimli olduğunu değil etiketli olduğunu gösteren bir belgedir. Adına eğitim, eğitimci dediğimiz, diplomalı cahiller ve yeteneksizler ordusu yetiştiren bu aldatmacaya son vermeliyiz. Eğitim sektörü içinde birisi olarak durumun vahameti hayretle izliyorum. Televizyonlardaki bilgi yarışması programlarında ülkemizdeki eğitim sorunun sadece bir boyutunu esefle seyrediyoruz. Eğitim kurumlarında diplomalı cahiller ve yeteneksizler ordusu yetiştiriyoruz. Okumayan, okuduğunu anlamayan, sebep-sonuç ilişkisi kuramayan, düşünemeyen, merakı olmayan bir bir nesil yetişiyor durum ve vahim gözüküyor. Eğitim sistemimizin her seviyesindeki kurum, ilk okuldan üniversitelere kadar, karşılığı olmayan diploma basan matbaalardan başka bir şey değil.
“Dersten sonra bir Prof. odasına çekildiğinde kapı çalındı.Bir öğrenci dersteki öğrenciler adına konuşmaya geldiğini belirterek ona şunları söyledi:

‘Hocam, biz buraya okuyup yazma öğrenmeye değil, diploma almaya geldik. Bizim kitap okuyacak vaktimiz olsaydı zaten buraya gelmezdik.’ diyor. Daha sonra okulun bir yetkilisi gelip öğrencileri sıkıştırmayalım onlar bizim ekmek kapımız diyor. Maalesef eğitim sistemimizde bir çok eksiklikler var öğrenciyi öğrenci gibi değilde müşteri gibi görüyoruz. Bunun tersi yönde görüş belirten eğitimcilerse bu kurumlarda barınamıyor.

Iyi bir eğitmen öğretirken düşündürür sorular sorma fırsatı verir. Eğitim sadece okumak değildir, okudukları üzerinde düşünebilme yeteneğidir. Hayattaki en büyük şanslardan biride karşınıza iyi bir eğitimcinin öğretmenin çıkması. Çoğu öğrenci öğretmenine yahut hocasına hayrandır. Öğretmen veya hoca olmayı tercih eden kişilere sorduğunuzda çocukluğunda öğretmeninden ve hocasından etkilendiğini ve bu yüzden bu mesleği seçtiğini söyler. Diplomayla herkes öğretmen yahut hoca olabilir ama gerçek manada öğretmen olabilen kişi sayısı çok azdır. Çocuklara, gençlere gayretle gönülden anlattığınız hiç bir şeyi ziyan etmeyeceklerdir. Öğretmenini seven bir çocuğun derslerinde gösterdiği başarı ile sevmeyenin ki aynı değildir.
Çocuklar kendilerine davranışlardan sizin samimi, içten olup olmadığınızı hisseder.
İyi tanıdığım bir eğitimci bütün gayretiyle elinden gelenin de fazlasını yaparak mesai saatleri dışında yüzlerce genci etrafında toplamayı başardı. Onları topluma kazandırmak , bilinçli bireyler olması için üstün gayret gösterdi ve her geçen gün sayıları artarak devam ediyor. Allah böyle eğitimcilerin sayısını arttırsın. Toplumuzda şöyle yanlış bir görüş hakim bana değmeyen yılan bin yaşasın. Aslında hepimiz, yılanın dilinin ucunda ki zehirden nasibimizi almaya o kadar yakınız ki.. İyi bir eğitimci ; yanlızca kendi evlatları, çalışmaya mecbur olduğu mesai saatlerini doldurup bir an evvel eve gideyim derdinde değil de, ne yapıpta bir insan daha kazanabilirim gayretinde olmalıdır. Ancak o zaman bu bataklıktan çıkabiliriz.

Allah bizleri birbirinin üzüntüsüyle sevinen değil, dertlerimize dert ortağı eğlesin.
Zeynep Kayabaş Eker

Yazı altı reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikEğitim
Sonraki İçerikEtkili Öğrenme

CEVAP VER