Kudüs

0
472
reklamlar
Yazı arası Reklam

Kudüs
Gözyaşının sebebi, namusların yok olduğu ve insanların katledildiği yer.

Kudüs, Filistin ve Mescid-i Aksa yüzyıllardır işgal altında. Selahaddin-i Eyyubi gibi liderlerin fethettiği Kudüs, şimdilerde ibadete kapatılmış durumda. Osmanlı Devleti’nin zayıflayıp yıkılmasından sonra Kudüs, adeta sahipsiz kaldı. Son Halife’nin de görevden düşmesi Kudüs’ün düşmanlarına yaramıştı. Osmanlı, son yıllarında her ne kadar güçsüz de olsa Halife otoritesiyle Kudüs’ü koruyabilme gücüne sahipti. Ne zaman ki Halife gitti Kudüs davası başladı.

Kudüs bir davadır. Kudüs namustur. Kudüs bir var oluş meselesidir. Kudüs İslam Coğrafyası’nın kaderini belirleyen mihenk taşlarından biridir. Çünkü Kudüs ilk kıbledir. Kudüs, Mirac’a çıkılan yerdir. Kudüs dünyanın kavgası, Müslümanlar’ın da en büyük yenilgisidir.
Evet, Kudüs namustu. Lakin işgalci Yahudiler çıkıp da namusumuzun bağrına hançer saplayıp üzerinde ayinler yaptılar. 55 devletin tam da ortasında tüm devlet liderlerinin ve İslami Cemaatlerin gözlerinin içine bakarak. Tüm İslam Coğrafyasını yok sayarak. Orada katledilerek şehit olan namuslarımızı çiğneyerek, Ömer’in Selahaddin’in emanetini teperek bizleri kahrettiler.

Ürdün, Suud, İran, Pakistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, Mısır ve Türkiye… Hepsinin gözlerinin önünde Yahudiler çıkıp da ayin yaptılar. Ne herhangi bir müdahale ne de Müslümanların hiçbir zaman birlik olamadıkları gibi çıkıp da birlik olmak ne de milyon/milyar dolarların kontrolünü sağlayan devlet liderleri ve İslam Cemaatleri, her hangi bir çıkarma yap(a)madılar Kudüs’e. Ama her zaman ve yapabildiğimiz, izin verilen tek şeyi en güçlü ve sert şekilde yapabiliriz. Bu nedir diye sorarsak; tabii ki kınamak… Başka ne yapabiliriz ki? Herhangi bir siyasi yaptırım ya da ekonomik ambargo uygulayamayız. Suyunu, elektriğini ve petrolünü kesemeyiz. Onlarla yaptığımız milyarlarca dolar çalışmalarımız ve anlaşmalarımızı iptal edemeyiz. Çünkü koskoca 55 ülkesi olan, petrolü, silah savunması, füze gücü eve her türlü ihtiyacını kendisi temin edebilecek bir dinin mensubu değiliz ki? Bunlar olsaydı yapabilirdik her şeyi. Ya da bunların yerine birazcık şuur olsaydı liderlerimizde, insaf, vicdan ve Allah korkusu. Eminim ki çok şey yapardık.

Dünya gündemi üzüntüyle belirtmek isteriz ki sürekli olarak savaşlar ve zulümlerle meşgul oluyor. Genel olarak tüm dünyada özelde ise İslam Coğrafyası istilalara ve işgallere maruz kalıyor. Hiç şüphesiz bir asra yakındır işgal altında bulunan Kudüs ve Filistin toprakları da bu zulmün ve işgallerin bir parçasıdır. Aynı zamanda Afganistan, Irak ve Suriye olmak üzere bir çok İslam beldesi de bu işgal ve istilalara maruz kalmıştır. Bunun da en büyük sebebi, hiç şüphesiz kimsesizlik ve bir bütünlüğün olmamasından kaynaklanmaktadır. Dünya gündemini meşgul eden diğer önemli sebeplerden iki tanesi ise açlık ve iç savaşlardır. Yine bunların da sebebi olan emperyal güçler ve bu tür çatışmaların olduğu bölgelerdeki mevcut otorite sahibi liderlerdir. Bu tür toplumsal olayların bir şekilde çözülmesi için de tamamen bir güç birliği ve otoritenin olmasına bağlıdır. Dünyadaki emperyal güçler, sadece güçten anladıkları için onların karşısında ülkemizin menfaatini düşünüyoruz denilerek basit ve olmaması gereken türde yapılan siyaset sonucu çıkan tabloda bu güçlere her hangi bir engelleyici hareket yapılamıyor.

Sonuç olarak:
Dünyanın ve bilhassa İslam Coğrafyasının işgallerden, savaşlardan, iç karışıklıklardan ve her tür dış müdahaleden kurtulması için öncelikle birlik ve beraberliğin olması gerekmektedir. Şahsi menfaatler ve dünyalık çıkarlar düşünmek yerine de topyekun insanlık için çabalamak ve dünyanın dahda yaşanılır bir hale gelmesi, çocukların açlık, hastalık ve tecavüz gibi insanaların ve insanlığın vicdanına sığmayacak türden olayların yaşanmaması için de elbette şuur ve gerçek manada liderlik etmek gerekiyor. Zira gölge lider ve kukla yönetimler tamamen emrinde olduğu kişilerin ve ülkelerin istediği politikalar çerçevesinde hareket ederler.
İşte burada tam olarak insanlık dediğimiz kavramın ve toplumsal olgunun yaşaması ve yaşatılması için hiç kuşkusuz birilerinin mücadele ve kavga vermesi gerekmektedir.
Kimi kavgalar silahla kimileri de kalemle olur. Kalemin hükmetmediği tüm coğrafyalarda silahlar konuşuyor. Ve konuşan silahların gölgesinde kaybolan insanlık, şeref ve namus gibi insanlık bilhassa da Müslümanlığın temel değerleri ayaklar altına alınıyor. Tüm bu olumsuzlukların olmaması için de tek bir şey gerekmektedir. Birlik…

Birlik gerekir.
Beraberlik.
Dava.
En önemlisi de şuur gerekir.
Rabbim bizleri şuurlu insanlardan eylesin.

Muhittin Uymaz

Yazı altı reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikYüzleşme
Sonraki İçerikÖlüm Sana Yakışmadı

CEVAP VER