Hafız İsmail Biçer

0
449
reklamlar
Yazı arası Reklam

İsmail Biçer 1947 yılında Bolu’nun Göynük ilçesinin Çay Köyünde doğmuş. 10 yaşındayken hıfzını tamamlayarak Hafız olmuştur. Hafız Hasan Akkuş zaman zaman Göynük’e gidermiş ve yine Göynük’e gittiğinde bir mevlid merasiminde Kur’an okuyan küçük bir hafız dikkatini çekmiş. Merasimden sonra yanına çağırtmış, ilgilenmiş ve yakınlarına: “Bu küçük hafız köyde kalmasın, hemen İstanbul’a, Nuru Osmaniye Kur’an Kursu’na benim yanıma getirin” demiş. Onlar da getirip Hafız Hasan Akkuş Hocefendi’ye teslim etmişler. İsmail Biçer’deki güzel Kur’an okuma kabiliyetini ilk keşfeden ve onu yetiştirmeye çalışan Hasan Akkuş Hocaefendi olmuştur. Hocaefendi onunla özel olarak ilgilenir, gittiği dinî merasimlere mutlaka onu da götürür, Kur’an okuturmuş.

İsmail Biçer 1969 yılında İstanbul İmam-Hatip okulundan, 1976 yılında da İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’nden mezun olduktan sonra İlk görevine 1966 yılında Fatih Müftülüğü’ne bağlı Edirnekapı Mihrimah Sultan Camii’nde müezzin olarak başlamıştır.
Askerlik dönüşü, Reîsü’l-kurrâ Abdurrahman Gürses Hocaefendi’nin emekliye ayrılmasıyla boşalan Bayezıt Camii imamlığına atanmıştır.
İsmail Biçer bu yıllarda Abdurrahman Gürses Hocaefendi’den İlm-i Kıraat okuyarak icazet almıştır. Abdurrahman Gürses Hocaefendi İsmail Biçer’i evlâdı gibi sever, o da ona babası gibi hürmet edermiş.

Kur’an tilavetinde iki farklı tavır vardır. Mısır merkezli Arap tavrı ve İstanbul merkezli Türk tavrı. İsmail Biçer İstanbul tilavet geleneğinin son temsilcilerinden biri idi.
İsmail Biçer Kur’ân aşığı idi. Kendisi hafız olduğu gibi üç oğlunu da hafız yetiştirmiştir. Büyük oğlu Atilhan’ı Abdurrahman Gürses Hoca hafız yetiştirmiş. İsmail Biçer gayet samimî, içi dışı, özü sözü bir. Bildiği doğruları söylemekten çekinmeyen Çok mütevazı bir kişiliktir.Çok güzel Kur’ân okur, Kendisini dinleyenler adeta kendilerinden geçerdi. Tarihî Beyazıt Camii’nde verdiği öğle ve ikindi namazlarından sonra okuduğu aşırlar hâlâ akıllardadır. Kendisini dinlemek için çok uzaklardan gelenler olurdu.
İsmail Biçer yurt dışında Malezya, Tunus, Pakistan, İran ve Libya’da yapılan Kur’ân-ı Kerim’i güzel okuma yarışmalarında Türkiye’yi temsil etmiş Burada aldığı başarılarla halkın gönlünde taht kurmuştur.Beyazıt Camii talebelerle dolup taşar. Her yerden onu dinlemek için gelenler olurdu.İsmail Biçer sadece Kuranı güzel okumakla yetinmez, aynı zamanda okutur. O “İnsanın, Kuranı güzel okuyabilmesi için iki şeyi yapması gerekir: Birincisi, Kurandan uzaklaşmamalı, her fırsatta onu okumalı, ikincisi de sadece kendisi okumakla kalmayıp aynı zamanda talebe okutmalıdır.” Demiştir. Kur’ân okumak isteyen hiçbir kimseyi boş çevirmez. Görev yaptığı Beyazıt Camiinde ki talebelerle tek tek ilgilenip yardımcı olduğu gibi hiçbir ücret de talep etmezmiş. Okutma karşılığında birisi bir şey vermek istese asla kabul etmez ve: “Hocamın bana vasiyeti var, Kur’ân okutma karşılığında bir şey almam” dermiş.
İsmail Biçer 1986 yılında Haseki Eğitim Merkezi’nde haftada iki saat Ta’lim ve Tashih-i Hurûf derslerine verir. Burada talebelerle sohbet yapar, merasimlerde hangi âyeti okuyacağını istişare eder, Okuduğu âyetlerin özellikle manaya göre okunmasına özen gösterirmiş.

İsmail Biçer’e sanki öleceği malûm olmuş. Vefatından kısa bir müddet önce Fatih Camii İmamı Osman Şahin rüyasında onu Fatih Camii’nin bir köşesinde Kur’ân okurken görmüş, rüyasını rahmetliye anlatmış. O da “Hangi âyetleri okuyordum, biliyor musun?” diye sormuş. Osman Şahin: “Bilmiyorum” demiş. Bunun üzerine rahmetli İsmail Biçer: “Ben de aynı rüyayı gördüm. ‘Li külli ümmetin ecelün fe izâ câe ecelühüm lâ yeste’hirûne sâaten ve lâ yestakdimûn…’ âyetini okuyordum”, demiş.
Âyetin meâli şöyledir: “Her ümmetin bir eceli vardır. Onların ecelleri gelince ne bir an geri kalırlar, ne de bir an ilerigidebilirler.”(A’râfSûresi, 34)
Bu tarihten çok zaman geçmeden İsmail Biçer 26 Mart 1998 Perşembe günü Bandırma yakınlarında elim bir trafik kazası geçirerek vefat ettmiştir. Vefat haberi Hocası Abdurrahman Gürses’ den gizlenmiştir.
Cenazesine memleketin her tarafından binlerce hafız ve Kur’ân âşıkları gelmiş. İstanbul’daki sevenlerinin de katılımıyla Beyazıt Camiinde Cenaze namazını kılınmıştır.Cenaze namazınıDiyanet İşleri eski başkanlarından Dr. Tayyar Altıkulaç kıldırmıştır.
İsmail Biçer’in üç oğlu da babaları defnedilirken mezarı başında Kur’ân okumuştur.

Tayyar Altıkulaç İmam Hatip Okulunda İsmail Biçerin Kuran-ı Kerim hocalığını yapmış.Cenaze namazından sonra yaptığı veciz konuşmasında: “Türk milletinin başı sağolsun. Bir yıldız kayboldu. Türk Milleti Kuran-ı Kerim sahasında bir numaralı evladını yitirdi. En güzel Kuran okuyan evladını kaybetti. İsmail Biçerin aramızdan ayrılışına, sebeb-i hayatım olan babamın ölümünden daha çok üzüldüm” dedi. Nâşı tekbirlerle Edirnekapı mezarlığına defnedilmiştir.

NOT: Haseki Eğitim Merkezi Müdürü Dr. Durak Pusmaz’ın yazdığı yazısından ve İsmail Biçer’in hayatının anlatıldığı programlardan yararlanılmıştır.

Zeynep Kayabaş Eker

Yazı altı reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikÖlüm Sana Yakışmadı
Sonraki İçerikDeğil mi?

CEVAP VER