Tarihin İzinde

0
832
reklamlar
Yazı arası Reklam

Tarihe not düşmeli. Ya insan ya da yaptıkları veya yazdıkları. Tarihimize not düşen, düşürülen ve tarihin yeniden yazılmasına vesile olan bir çok olay ve kişiler mevcuttur. Kimine göre şair kimine göre kahraman kimine göre de bir komutan not düşer. İnsanlar yaptıklarıyla hesaba çekilirler, yaptıklarından ve yapmadıklarından sorumlu tutulurlar. Yapamadıklarından insanlar sorumlu tutulmaz. İşte bizler yapamadıklarımız için dua etmeliyiz. Gayret etmeliyiz. Yapılan iyiliklerim daha da çok olması için dua etmeliyiz. Yapamadıklarımızı yapabilmek için de elimizden geldiğince gayret etmeliyiz. Çünkü insan, gayreti ve mücadelesi hesabınca değer görürdü Allah katında. Rabb Teala’nın emrettiği dosdoğru hayatı yaşamak için çalışmanın en gerekli olduğunu bildiğimiz yerde çalışmadan, gayret etmeden ve mücadeleden uzak durursak bizlere hesabı sorulacaktır. İşte tüm yaşantımız tarihe not düşecektir. Belki kul/lar görmeyecektir yaşantımızın, hayatımızın her anını, zerresini fakat Rabb Teala buyurduğu söz üzere her şey kayıt altına alınacak ve insanlık tarihindeki ömür sayfamıza yaptıklarımız tek tek hiçbir şey eksik not edilmeden yazılacaktır. Her şey tarihe not düşecektir.

Ve bazen de hayatlar…

Olayları meydana getiren sebeplerin başında nitekim yaşamak vardır. insan yaşamını sürdürmek için bir çok mücadele ve gayret içerisinde olur. Kimi zaman aç kalmamak için kimi zaman da ölmemek için insan gayret eder, çabalar. İşte bazıları da vardır ki isanlık ölmesin diye aç kalır, canlarını verirler fisebilillah uğruna. İnsan onurunu, yaşamını ve dahi ahlakını, dinini, diyanetini koruyup kollamak için onlara zarar ve her hangi bir zillet gelmesin diye ömürlerini o uğurda feda ederler. Bunların başında Peygamberler, sahabiler ve evliyalar olmak üzere Allah’ın Resulu Efendimiz sav’in mirasına varis olacak kişiler yani hak ehli, ehli sünnet ve insanlık onuru için mücadele eden alimler gelir. Mirasa sahip varisler, kendilerine atalarından kalanları yemek, istifade etmek ve tasarrufta bulunmak için kullanırlar. İşte ilim de o yönde bir miras olarak kalmıştır alemlerin Efendisi sav tarafından varisleri olan ehli insaf alimlere. Peygamber sav’in vefatından sonra İslam Aleminin dertleriyle dertlenmek, onların her türlü ihtiyacatına cevap vermek için halifelik makamına kişiler gelmiştir. İlki olan Hz. Ebu Bekir ra’tır. Halife Hazretleri, yalancı peygamberler ve dahi tüm sorunlarla mücadele etmiş ve Kur’an-ı Kerim’in daha iyi anlaşılması için ömür sarfetmiştir. Sıddık sıfatına da mazhar olan Hz. Ebu Bekir ra, Efendimiz sav’ prygamberlik göre verildiği zamandan itibaren yanında olmuştur. İslam Aleminin tüm hazinesi elinde olan Halife Hazretleri, bir gün zevce-i kerimesi ile sohbet ederken, annemiz kendilerine; ‘Ya Emirel Mü’minin bize tatlı alır mısın?’ derler. Halife Hazretleri de cevaben; ‘Paramız yetmiyor, istersen biraz para biriktir. Öylece konuşalım’ der. Annemiz de zaman içinde tekrardan kendilerine dönüp; ‘Ya Emirel Mü’minin, para burada bana tatlı alır mısın?’ der. Halife Hazretleri, o vakit tüm Müslüman liderlere devlet yönetiminde uyacakları tek yasa olması için dah yeterli olan şu cümleyi sarfeder; ‘Ey Mübarek zevcem, demek ki bu parayı biz hazineden fazla alıyoruz. Bu başkasının rızkıdır, artık bize yetecek kadar alacağız’ der. İşte böyle bir ahlaka sahip bir Halifelik makamından, şimdilere düşmüş Müslüman lider profiline. Lük arabalar, bir çok kadın, cariye ve hizmetçiler, dev saraylar ve dünya listesine giren maddi servetleri dahi aynı zamanda üzerinde oturdukları koltukları.bunlardan yola çıkarak her hangi bir İslam Coğrafyasındaki olaylara müdahale etmeyen ve aynı zamanda Müslümanları bu duruma düşürenlerler aynı yolda yürüyüp dost edinen, mütteffik edinen liderler profiline geldik. Evet, hayatlar not düşülmeliydi tarihe. Hz. Ebu Bekir, Hz Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali ra…

Adalet ve iyilik timsali Hz. Ömer ra… Büyük Halife, sert mizaçlı zarif lider Halife Ömer, ‘’El Esas u Fiddevle’’ sözünün sahibi adaletli Halife… ‘’Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kaparsa hesabı benden sorulur, Allah’a hesabını nasıl veririm’’ diyerek hüzünlenen, endişelenen Halife. Emirel Mü’minin Hz. Ömer ra, hazinelerin sahibi, devrinde İslam Devleti’nin hazinesinin ağzına kadar dolu olduğu, koyacak yer bulamayan adaletli lider, üç kıtanın hükümdarı, onlarca ırkın yönettiği devlette söz sahibi olduğu Hz. Ömer ra, deve yularını tutarken Kudüs’e giren ve oradaki Hristiyan dünyasının gönlünü fetheden lider… Dahi nice güzel hasletlerin, olayların ve sözlerin sahibi Hz. Ömer ra’ın yaptıklarını okuyup günümüz İslam Coğrafyasında söz sahibi zengin, saray sahibi, devletin malını yağmalayan ve her türlü lüks içinde yaşayan liderler arasında yıkılmaya terk edilmiş ve ibadete kapatılmış bir Kudüs… Bir Mescid-i Aksa ve Filistin…

Ahlak ve şuur yoksunu olunca Müslümanlar ve yöneticiler hal böyle oluyor. Efendimiz sav’in ve halifelerinin kurduğu İslam Devleti ve Medeniyetinde, insan ve insanlık önemli yer tutarken daha çok insanların gönüllerinin fethedildiği görülmüştür. Para ve dünyalık dışında daha önemli şeylerin olduğu yaşatılmıştır.

İşte tüm bunların sonucunda idrak etmemiz gereken en temel şey; Ahlak ve şuur her şeyin başıdır.

Muhittin Uymaz

Yazı altı reklam

CEVAP VER