Sabır Gökyüzü Yıldızlar Paylaşmak

0
357
reklamlar
Yazı arası Reklam

Okullar yaz tatiline girdiğine göre artık dedemlerin yanına köye gidebilirdim. Yaşasın, ramazanı dedemlerle geçirecektim. Yarın yola çıkıyorum. Akşama dedemlerin yanındayım inşallah.
Bir an önce dedemlere kavuşmak istiyordum. Önce ilçeye gelmiştim. İlçede iki saat köy otobüsünün kalkmasını bekledikten sonra yolculuk başlamıştı. Yaklaştıkça heyecanlanıyor bir taraftan da sabırsızlanıyordum. Nasıl da özlemiştim dedemleri. Evet, köye gelmiştik artık. Dedem beni almak için bekliyordu. Dedemle hasretle sarılmıştık birbirimize. Babaannem beni bekliyordu kapıda. “Kızım gelmiş, hoş gelmiş” diyerek sarıldı. Biraz dinlendikten sonra babaannemle akşam yemeğimizi hazırlayıp yedik. Babaannemin “hadi abdest al teravihe gidelim” dedi. Nasılda heyecanla hazırlanmıştım. İlk teravihimdi bu benim. Birlikte caminin yolunu tuttuk. Cami o kadar güzeldi ki köy camisi olmasına rağmen ne kadar büyük ne kadar görkemliydi. Önce yatsı namazını ardından da yirmi rekatlık teravih namazını kıldık. Başta çok uzun gelecek, kıl kıl bitmeyecek sanıyordum. Başlayınca hiç bitmesin istedim. Teravih çıkışında ise torunun mu diye sorup öpen teyzelerle tanıştım.

Eve gelince hadi uyu gece sahura kalkamayacaksın diye babaannem beni kucağında uyutmuştu. Dedemin sesiyle uyandım. “Kızım kalk, bak hoca sahura uyanmamız için ilahi koydu minare hoparlörüne” diyerek uyandırdı. ” Kızım burada davulcu yok, imam uyanalım diye ilahi koyuyor” dedi dedem uyanınca. Hep birlikte sahurumuzu yaptık. Yarın çok susarım diye çok su içmişim ki dedem yeter artık diye takıldı bana.
Sabah uyandığımda dedem ile babaannem bahçede yetiştirdikleri sebzelerle uğraşıyorlardı. Bende yanlarına gitmiştim ki kedileri Kömür de onların yanında duruyor hatta uyukluyordu. Minik bir kedi yavrusu iken almıştı dedem onu. Onlarla birlikte bahçeyle bende ilgilendim, daha doğrusu onlara yardım etmeye çalıştım. Sonra dedem beni alıp köyü gezdirmeye çıktı.

Önce cami imamının yanına gittik. “Hocam bu benim torun, kursa göndermek istiyorum. Ne zaman başlayacak inşallah?” Dedi dedem. Hoca ise “önümüzdeki hafta inşallah” dedi. Çok heyecanlanmıştım, yeni arkadaşlarım olacaktı diye düşünürken hoca bana “içinde bulunduğumuz ay hangisi?” diye sordu. Bende “Ramazan” deyince bana “peki bu ayda neleri daha çok yaparız?” diye sordu. Biraz düşündükten sonra çok susadığımı ve iftara kadar sabretmem gerektiğini hatırlayarak “SABIR” dedim. “Aferiiin, çok güzel. Peki başka desem?” Düşündüm ama bulamadım. Biraz utanarak “bilmiyorum” dedim. Hoca bu sefer gülümseyerek “acıktın mı?” dedi. Nereden çıktı ki şimdi bu soru diye düşünürken “evet” dedim. “Aç olunca açın halinden anladın değil mi, -ne kadar zor ve kötü bir şey olduğunu- her zaman aç olanları düşünerek onlarla evimizdeki yemeği paylaşmak aklına geldi değil mi, mesela. Bunun üzerine hemen PAYLAŞMAK dedim. “Akıllı bıdık seni” dedi bu sefer hoca bana. Dedem girdi araya bu sefer hocam “biz müsaade istesek senden. Köyü biraz dolaştırayım istiyorum da.” İmamın “tabi müsaade sizin” izniyle kalkmış ve gezmeye çıkmıştık.
Gezi bitip de eve döndüğümüzde çok yorulmuş olduğumu fark ettim. Babaannem iftarı hazırlamaya başlamıştı bile. Yardım etmek istediğimde de biraz dinlen, sonra dedenle kimsesiz çocuklara yemek götüreceksiniz”dedi bana. “Neden bize çağırmıyoruz, hep birlikte iftar yapmıyoruz ki?” dediğimde. “Kızım utanıyorlar rahat yiyemiyorlar, aç kalmışlar gibi hissediyorum hem böyle her gün gideceksiniz öyle her gün bize gelmezler ki. Ayrıca aklımda onlarda kalmaz açlar mı değiller mi bilirim.” Dedi. Sanki hoca ile konuştuklarımızı duymuş gibi babaannem o kardeşlerle yemeğimizi paylaşıyordu. Dedem düşündüklerimi hissetmiş gibi “paylaşmak sadece yemekle olmaz, biliyorsun değil mi?” dedi bana. Başımı evet anlamında sallarken aferini almıştım bile. Yemek hazırdı, dedemle birlikte yemeği götürmedeydi sıra. Döndüğümüzde babaannem iftar sofrasını hazırlamış bizi bekliyordu tabi bide imamın ezanı okumasını…

Evet, bu benim ilk orucumdu. Ama o kadar güzel şeyler öğrenmiştim ki bugün. Ramazanın bolluk ve bereketi benim bilgi hazineme de gelmişti. Keşke her ay ramazan olsa…

Ayşe Sümeyye KUZ

Yazı altı reklam

CEVAP VER