‘Fe Eyne Tezhebun: Bu Gidiş Nereye?’

0
362
reklamlar
Yazı arası Reklam

Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte gelişmiş görgüsüz kimseler haline geldik. Sırf sosyal med-ya üzerinden çok güzel bir yaşamı olduğunu, rahat bir yaşama sahip olduğunu, modern bir insan olduğunu göstermek için yaşayan insanlar türedi. Kaliteli yaşadığını göstermek amacı taşıyan sosyal medya paylaşımları, araştırmalara göre insanları daha endişeli hale getiriyormuş. Bende bu kanıdayım…

Yemekler, söz ve nişanlar, evlilikler, çocukların doğumundan tutun da çıkan dişine kadar yapılan harcamalar dudak uçuklatacak düzeye gelmiş durumda. Instagram’da takipçi sayısı arttırmak için sevgilisiyle, nişanlısıyla veya eşiyle ortak hesap açıp tüm özelini takip-çileriyle paylaşan tesettürlü bayanlarımız ve baylarımız türedi. Dünyada kendisine cenneti yaratmaya çalışan ve inancımızın gereği olarak gördüğümüz “haremlik ve selâmlık” uygulamasını hayatın çok uzağına atan bu güruh, özel hayatlarında acaba gerçekten bu kadar rahat, bu kadar kaliteli mi yaşıyor?
Tüm bunlardan sonra ikinci güruh ortaya çıkıyor. Hayırlı bir yuva kurma dileğini en son düşünüp, sırf sosyal medya üzerinden gördüğü evliliklere, nişanlara özenerek, o görüntülere aldanarak, zaten bir evlilik hazırlığı yapacak ailelere çok daha fazla külfet getiren genç kızlarımız… Öyle ki genç kızlarımız düğününde çekeceği dış çekim fotolarını, giyeceği kıyafetin teferruatlarını, kafasına takacağı, eline alacağı sahte ve yapmacık çiçekleri, düğünde kullanılan yeni moda detayları düşünmekten aynı evde uyanacağı eşini ne düşünüyor nede tanıyorlar…
Tüm bunların sonucu olarak dünya üzerinde yaşanan olaylara, mazisine, tarihine, inan-cına, başında taşıdığı ayete ihanet eden genç kızlarımız… Dünyada yaşanan kaosa seyirci kalmayı bile beceremeyen, hayalleri târ u mâr edilmiş, sınır komşularının içinde bulunduğu ateşe bir bardak su atmayı bile düşünemeyen genç kızlarımız…

Olayın beni üzen esas tarafı ise erkeklerimizin bu güruhla birlikte çok basitleşmesi. Düğün sonrası bir türlü ödenemeyen borçlar, aslında yetimin ve yoksulun hakkı olan taksitler… Peki, bunun bir sonu var mı? Öyle sanıyorum ki bunun sonu olmayacak. Gidenlerin yerini gelenler alacak. Bu devran nereye kadar döner bilmiyorum ama ben şunu sormak istiyorum:

Hatice Kul

Yazı altı reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikMürekkep Makamı
Sonraki İçerikMedya ve Yıkım

CEVAP VER