Gündem ve Avrupa

0
207
reklamlar
Yazı arası Reklam

Gündemde yine canlılığını koruyan konuların başında hiç şüphesiz ‘referandum seçimleri’ gelmektedir. Referandum seçimleriyle ilgili aynı zamanda Avrupa konusu da gündem konularının başında gelmektedir. Çünkü hükümet yetkililerinin Avrupa turunda hedefledikleri Türkiye vatandaşlarına yönelik konuşma ve çalışmalarının, Avrupa Devletleri tarafından engellenmesi Avrupa ile aramızda diplomatik krizlere sebep olmuştur. Zira Federal Almanya Cumhuriyeti’nin, ülkemiz siyasetçilerine karşı takındığı tavırların diplomatik hiç bir gerekçesinin olmadığı bellidir. Aynı zamanda Hollanda’nın Sayın Bakanımız, Fatma Betül Sayan Kaya Hanım’a karşı yaptığı hadsizlik de kabul edilebilir bir durum değildi. Hollanda topraklarında bulunan elçilik binamıza giderken alıkonulan Sayın Bakanımız sınır dışı edilerek büyük bir diplomatik kaosa sebep olmuştur. Bu konularda yapılan açıklamalar ve yaptırımlar her ne kadar medyada ilgi ile karşılanırsa da söz konusu yaptırımların Hollanda için hiç bir sakıncası yoktu.

Bu durumda bizlerin Hollanda ve Almanya Federal Cumhuriyeti gibi ülkelere karşı yaptırımlarımızın neler olması gerekir sorusuna da kısaca cevap vermek isteriz.
Bilindiği üzere Almanya Federal Cumhuriyeti, ülkemizin en çok ihracat yaptığı ülkedir. bu konu hasebiyle Federal Cumhuriyet’e karşı ciddi yaptırımlarımız olmalı. Gerek otomotiv sanayisinde gerek de sağlık ve diğer tüm toplumsal hizmet çalışmalarında ülkemizin yetkililerinin söz konusu devlete karşı bu denli ciddi yaptırımlar yapması şarttır. Hakeza Hollanda ile de hem sanayi alanında hem tarım alanında hem de toplumsal hizmet sektörüne yönelik yaptığı çalışmaların süresiz şekilde askıya alınması veyahut kayyım atanarak kontrol altında tutulması gerekir.

Tarım konusunda Avrupa ve Dünyanın en büyük devleti olan Hollanda’ya karşı yapmamız gerekenler her ne kadar kısıtlı ise de o ülkelere ait şirketlerin ülkemiz toprakları içerisinde bir süreliğine kontrol altına alınması ya da faaliyetlerinin askıya alınması düşünülmekten ziyade uygulanmalıdır. En büyük kozlardır, ülkelerin birbirine karşı yaptırım uygulamaları içine girmesi. Bu tür uygulamalar çoğu zaman ekonomik olarak bir çıkmaza sürüklese de ülkeleri, Kıbrıs olaylarında bize karşı yapılan yaptırım ve ambargolar sayesinde dönemin vekaleten Başbakanı olan Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca’nın yaptığı çalışmalar sonucunda şu anda ülkemizde ciddi bir askeri sanayisi gelişmiştir.

Velhasıl-ı Kelam dersek; ellerimizde olan kozları kullanmamız bizleri büyük devlet yapar. Tam tersi durumlarda devletin itibarı zedelenir. Ki Avrupa gibi bir topluluğun içinde yer alan ciddi bir ekonomik güce sahip Hollanda ile de bir şeyleri yola koymak istiyorsak öncelikle bir eylem planı dahilinde o devleti zora sokacak çalışmalar yapmamız gerekmektedir.

Dünyanın güzelliklerle sürmesi ümidiyle…

Muhittin Uymaz

Yazı altı reklam

CEVAP VER