Dirilt Gönül Şehrini

0
287
reklamlar
Yazı arası Reklam

Kapkaranlıktı gökyüzü … Sonra beyazlaştı… Etrafına baktı yine siyah beyazdı her yer…
Böyle hayal etmemişti oysa dünyayı…

Yeşildi gözleri… Sarı saçları,kırmızı dudağı ve teni..Renk olmalıydı dünyada da…
Şaşkındı. Nedendi ki bu renksizlik?

Ve koştu tedirgin…
Beyaz bir ağaca sığındı… Korktu siyah ağaçlardan…

Ve ağacın kolları sarıp sarmaladı bir anda küçük çocuğu… En sıcak hislerle
-Hani dedi, bilir misin çocuk, insan neden geldi dünyaya? Kattığı her şey, her fayda, her ilim, her güzellik dünyayı renklendirecekti. Bıraktığı hoş seda ile dünya imar olacaktı…

Şu ilerde bir tablo var görüyor musun?
-Evet dedi küçük çocuk…
-Bir zamanlar böyleydi dünya işte
-Ne kadar güzel! mavi deniz, gök… Yeşil ağaçlar…
Ve kucağında oturduğu beyaz ağaca baktı…
-Yeşilken ne de güzelmişsin…
-Evet çocuk, ortadaki yeşil ağaç benim işte,dedi iç çekip gülümseyerek…
Bak şuradaki renkler var ya! bilim adamlarının, şuradakiler sanatçıların, hemen şuradakiler din adamlarının vs. dedi saydı ve şurası! şu arka tüm insanlığın, dedi.
Çocuk şaşkın şaşkın bakarken

-Neden şimdi siyah beyaz her yer merak edersin değil mi?
-Evet sevgili ağaç, dedi çocuk.
-Aralarına sen ben davası üstünlük çabası ve nifak girdi çocuk… Ve en kötüsü kıskançlıktı… Tüm renkleri solduruverdi birden…
Tüm renkleri kül ediverdi…
-Gök kuşağını bile mi?
-Evet… Onu bile
-Ve biz renklerimize hasret kaldık.. .Doğa pozitif enerjiyle canlanmak ister…
Ve kapladığımız yer! hepsi bir gölge kadar… Senin ki de bastığın ayakların kadar…
Sen çocuk sen!
Kalk hadi… Temiz bir yürekle nifak tohumlarını çürüterek,yok ederek kıskançlığı /faydalı olmanın ehemmiyetini anlat insanlığa…
Bizi de sizi de!
DİRİLT…

Nilüfer Zontul Aktaş

Yazı altı reklam

CEVAP VER