İnsanlığın Kurtuluşu

0
305
reklamlar
Yazı arası Reklam

“Biz insanları ve cinleri sadece bize kulluk etsinler diye yarattık.”(Zariyat: 56)
İnsan bir vazife üzerine yaratılmıştır yani başıboş yaratılmamıştır “insanlar başıboş yaratılacağını mı sanıyor?”(Kıyame:36). İnsan Allah’a iman için yaratılmıştır ve dönüşü ancak Allah’adır. Kalp Allah’ı anmak için vardı,akıl onu(c.c) düşünmek ,dil onu(c.c) zikretmek, göz yarattıklarını görmek, beden ona ibadet için vardı. Ancak insan Rabbini unutmuştu ya da şöyle söyleyelim unutmuş gibi davranıyordu. Çünkü kalbini, aklını hep dünyevi şeyler doldurmuş dili hep dünyevi şeyler söylüyordu. Peki ne oluyordu da böyle etrafımızı; kibir, riya, hırs, yalan, açgözlülük sarmıştı? Neden insanlar bir türlü mutlu olamıyordu ? Her türlü olanaklara sahip biri bile neden huzuru bulamıyordu?

Hayatımız boyunca mal mülk , para için didinip dururuz bunları elde edince bundan sonra hep mutlu olacağımızı sanırız ve ama ilginç bir şey vardır orda; mutluğumuz anlıktır sonsuz değil. O kısa mutluluğumuz sona erdiğinde içimizde hep boşluk olmuyor mu? Sanki bir şeyler eksikmiş gibi huzursuz oluruz. Acaba neydi o neydi içimizi boşluğa düşüren şey? Rabbimiz bu sorunun cevabını şöyle buyuruyor: “Kalpler ancak Allah’ı anmakla mutmain olur.”(Rad:28)
Demem o ki mutluluğa ulaşılır ama onlar kısa süren mutluluklardır bunlar biz ebedi mutluluğu huzuru ararız ancak kalpler Allah’ı anmakla huzura kavuşurdu.O zaman bütün kötülükler ahlaksızlıklar Rabbini anmayan,taş kesilmiş,katı bir kalpten mi geliyordu ?

“Asra yemin olsun ki,hiç şüphesiz insan hüsran içerisindedir.Ancak iman edip salih amel işleyenler,birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır.”(Asr Suresi 1-3 )

Yüce Rabbimiz bu surede insanların apaçık hüsranda olduğunu ancak şu dört hasletle kuşananların bu ziyandan, hüsrandan, felaketten kurtulacağını buyurmuştur. İman edenler, salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve de birbirlerine sabrı tavsiye edenler. Bu durumda kalp, akıl, ruh, beden yaradılış gayesine göre hareket ettiğinde, yaradılış vazifesini yerine getirdiğinde, kurtuluş yolunda ilerleyen her insan mutluluğa ve huzura kavuşur ki zaten bu huzuru tadan başka bir yerde mutluluğu aramaz…

Gülistan Şimşek

Yazı altı reklam

CEVAP VER