İslam Ümmetinin İçinde Bulunduğu Siyasi Çıkmaz

0
419
reklamlar
Yazı arası Reklam

Bir milletin, toplumun ya da medeniyetin içinde bulunduğu fetret devrinden kurtulabilmesi için öncelikle geçmişini detayları ile inceleyip geçmişte yapılmış ve şimdiki toplumsal çıkmazları besleyen yanlışları tespit edip düzelterek yoluna devam etmelidir. Geçmişte yapılan hatalar kutsallaştırılarak ve dokunulmaz kılınarak incelenmez ve tedavi edilmezler ise günümüzde olduğu gibi toplumsal gidişatı çıkmaza sürükler ve böylece ümmet olarak uçurumdan aşağıya doğru itilir ve sonuç hezeyana dönüşür.

İçinde bulunduğumuz siyasi, kültürel ve toplumsal sorunların meydana gelmesinin başta gelen sebeplerden biri, İslam’ın siyasal tarihini kutsallaştırarak iyice incelemememizdir. Diğer bir deyişle, İslam siyaset tarihinin kutsallaştırılarak dokunulmaz eleştirilmez, incelenemez ve eleştirilemez kılınmasıdır.
Defalarca dile getirdik tekrar dile getireceğim.

Bu güne kadar kaç defa Hz. Muhammed’in vefatından sonra gelişen olayları halifelik seçimini ve üçüncü halife döneminden itibaren gelişen olayları bilimsel ve akılcı bir bakış açısı ile inceledik?
Bu dönemde yapılan yanlışları kutsallaştırıp kangren haline getirerek bu günkü ümmetsel handikapların ortaya çıkmasına zemin oluşturmaktan ziyade yeterince eleştirel ve berrak bir zihin ile tartışabildik mi?
Muaviye döneminden itibaren saltanata dönüşen halifelik yönetim şeklini sanki İslami bir gereksinimmiş gibi algıladık ve İslam toplumunun idare edilmesi için saltanata ve diktatörlüğe dönüştürülen halifelik sisteminden başka yönetim şekli v karar alma yöntemi düşünmedik, tartışmadık ve tahayyül bile etmedik.
Hâlbuki Hz. Ali’nin şahadeti ile birlikte halifelik sistemi anlamını kaybetti ve Hülafa-i Raşidin dönemindeki işlevini yitirdi. Böylece çoğunlukla İslam toplumunu birbirine kırdıran saltanat ve krallıklar haline geldi.
Günümüz siyasi ve mezhepsel kargaşa hala o dönemde yapılan hatalardan beslenmektedir. Bu dönemde yapılan yanlışlar hala günümüz diktatörlerine zemin hazırlamaktadır.

Farklılıkların yok edilmeye çalışılması “birlikte rahmet var” süsü ile ortadan kaldırılmaya çalışılmakta; başka toprakların işgal edilmesi İslam birliğinin sağlanması süsü ile örtülmekte. Ve ırkçılık çalışmaları İslam milleti adı altında meşrulaştırmaya çalışmaktadır. Arap milleti kendini İslam’ın ve kuranın asıl sahibi saymakta; Acemi kendini Ehl-i Beyt’in asıl koruyucusu ve varisi saymakta; Türk’ü ise kendini İslam ümmetinin bayraktarı sayarak uluslar arası gidişatı kendi ırki menfaatlerine dönüştürmeye çalışmakta.
Bu üç milletin zalimane ve adaletsiz tavır ve uygulamaları Kürt’ü insani haklarını elde edebilmek için kâfirden ve yahudiden medet umar hale getirtti.

Asr-ı Saadet devrinde bütün siyasi, askeri ve toplumsal meselelerde uygulanan Şura denilen ve bizatihi Resülüllah tarafından kendi kişisel görüşüne ters düşse bile defaatla başvurulan uzlaşmaya ve farklı fikirlerin de değerlendirilmesine mahal veren İslami karar alma mekanizma Muaviye döneminden itibaren ortadan kaldırıldı. Ve bir daha Asr-ı Saadet döneminde uygulanan ve saadetli bir dönemin yaşatılmasına vesile olan İslami karar alma ve idare etme mekanizmaları diktatöryel menfi ihtiraslarla değiştirildi.

Bu gün eğer İslami bir ümmet yapılanmasından bahsedeceksek eğer, Asr-ı Saadet devrinde uygulanan Şura gibi karar alma yöntemlerini düşünmek zorundayız artık.
Diktatörlüğe dönüştürülmüş ve yeni diktatörlüklerin ortaya çıkmasına sebebiyet verecek Halifelik hayallerinden uzaklaşıp. İslami karar alma mekanizmalarının, günümüz idari ihtiyaçları karşılayacak çağdaş idare yöntemleri üzerinde tefekkür etmemiz elzem bir ihtiyaçtır.
Fakat bu idare yöntemleri kesinlikle ve kesinlikle birinin ve ya birilerinin çıkarlarını ebedileştirecek bencil ve nefsani yöntemler olmamalı…

Güneş gökyüzündeydi ve tam ortaya vuran şavkı herkese yeterdi.
Hâlbuki Millet Güneşi ya doğuda aradı ya da batıda.
Oysaki doğudaki güneş daha olgunlaşmamış, batıdaki ise batmaya mahkûmdu.
Böylece güneşten mahrum kaldık. O gün bu gündür güneşi arar olduk.

İsmet Özel’e İthafen…

Ahmed Sabri Niviskar

Yazı altı reklam

CEVAP VER