Gündem: İslam Dünyası ve Mezhep Savaşları

0
534
reklamlar
Yazı arası Reklam

Fikriyyat Dergisi olarak biz gündem konusu olarak neyi belirledik?

Aslında bir çok konu var gündeme alacak. Lakin halihazirda hem ülkemizde hem de bölgemizde Müslümanlar çok ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmaktadırlar.

Irak, Suriye ve Yemen’de çıkan savaşlar, çatışmalar hem bölgeyi hem de tüm İslam coğrafyasını etkilemekte. Bölgemizde ve dünyanın genelinde süregelen savaşlar daha çok mezhepsel ve ideolojik anlaşmazlıklardan kaynaklanmaktadır.

Yemen savaşı veyahut Yemen müdahalesi olarak adlandırabileceğimiz çatışma ortamı tamamen Orta Doğu Bölgesinde süren çatışmaları daha çok alevlendirmektedir.
Kimse kendisini kötünün tarafı olarak kabul etmez. Bu nefsi olarak zor bir konudur. Sorunun başlangıcı ve tüm savaşların sebebi olarak ‘ben olabilirim’ öz eleştirisini kimse/hiçbir devlet yapamaz. Zaten yapamadıkları için de her geçen gün bir İslam Devleti ateş içerisinde kavrulup gidiyor. Bizler daha Suriye’de katledilen bebeklerin acısını sindiremezken hemen yanı başında Musul merkezli Işid saldırıları başladı.

Bu savaşın tarafları Işid veyahut Irak ordusu ile Peşmerge değil de sanki Şii ve Sünnilermiş gibi lanse ediliyor. Korkulan en büyük savaşların başında gelen mezhep savaşı hiçbir ülkeye bir şey kazandırmayacağı gibi İslam Coğrafyasına kaybettirecektir. Batılı güçlerin ve arkasındaki ülkelerin kazanmasına zemin hazırlayacaktır. Bölgede en etkin şekilde hareket kabiliyeti elde eden Batılı güçler ve onların Orta Doğu’daki maşaları katlettikleri insanların yanısıra tahrip ettikleri şehirlerin ve en önemlisi de psikolojilerin bedelini ödemeden aramıza en büyük fitne tohumu atıldı. Bu fitne tohumunun belirtisi olarak Musul Operasyonuna katılacak Irak ordusu ve Peşmerge güçlerinin yanısıra Şii gruplardır.

Medyanın ve Batının empoze ettiği Şiilik propagandası Bağdat yönetimini neredeyse esir almış durumda. Son olarak Bağdat yönetimi ve Erbil yönetimi arasında çıkan anlaşmazlıkların en başında Musul kent merkezine Şii milislerinin girmesine Erbil yönetimin karşı çıkmasıydı. Bilindiği üzere Peşmerge güçleri ve Irak ordusu Musul’a hareket eden Şii milisler sebebiyle karşı karşıya gelmişlerdi. Sorunun giderilmesi konusunda tek şart olarak; Şii milislerin Musul kent merkezine giremeyeceğini ifade eden Peşmerge komutanları Irak ordu güçleriyle uzun süreli bir arbede ve sorun yaşadılar.

Musul operasyonuna katılan Peşmerge güçleri dışında sahada her hangi bir Sünni grup yoktu. Irak topraklarında çıkacak bir Şii-Sünni çatışmasını durdurabilecek tek güç olarak gösterilen Peşmerge ise Şii milisler ve Irak ordusuna nazaran sayıca çok az oldukları da bir gerçektir.

Çıkacak her hangi bir mezhepsel savaşın tüm İslam Coğrafyasına ödeteceği bedel çok ağır olacaktır. Çünkü; Suudi Arabistan, İran’ı mezhepsel çatışmaların sebebi gösterirken aynı zamanda kendisi de Yemen topraklarında yaptığı operasyonlarla adeta mezhep savaşı körükleyip Batının ekmeğine yağ sürmektedir.

Savaşın ve çatışmanın hiçbir zaman çözüm getirmeyeceğini sürekli dile getiriyoruz. Bu konuda coğrafyamızda yüzlerce örnek mevcuttur. Tarih tekerrürden ibarettir. Olaylar ve savaşlar aynı olmasa da sonuçlar her zaman aynıdır. Masumların ve çocukların ölümüyle sonuçlanır.

Rabbim bizleri doğru ve hak olan yoldan ayırmasın…

Muhittin Uymaz

Yazı altı reklam

CEVAP VER