Ümmetin Eğitim Sistemi

0
274
reklamlar
Yazı arası Reklam

Eğitim; toplumların seviyesini belirler. Gelişmişlik düzeyini ve ahlaki yaşantısını gösterir. Eğitim ile anlaşılır bir toplumun yaşantısı. Bir insanın neye yöneleceğini aldığı eğitim belirler. Eğitimdir insanın fiiliyat mayası. Adem (as), Rabbi Teala tarafından yeryezüne gönderileceği vakit dünyada karşılacağı tüm her şeyin eğitimini almıştır. Eşyaların isimlerini, durumların isimlerini ve daha nice şeylerle Rabbi Teala tarafından öğretilmiştir.

Eğitim, İslam dininin de en çok önem verdiği konuların başında gelmektedir. Bilindiği üzere Kurân-ı Kerim’in ilk ayeti ikra(oku) idi. Yani Rabbi Teala bizlere ‘Oku’ diye emrediyor. Oku diye emir veren Rabb, neyin okunması gerektiğini de belirtiyor.

İslam alimleri yüzyıllar boyunca dünyadaki durumların kolaylasşması ve zorluklara karşı alternatif gelişmelere el atmışlardır. Tıp, astronomi, ilim, tefsir, hadis, fen ve daha nice ilimleri öğrenmiş ve eğitmişlerdir.

İslam Coğrafyasının her devrinde büyük alimler, filozoflar ve bilginler yetiştirilmiştir. Bunları yetiştiren etiğici kurumların adıdır Medrese…

Medrese; üniversite denginde yerler olup yüksek ilimler ve bir çok ilim dalının ihtisas merkezidir. Her alanın kendisine has müderrisleri, seydaları ve hocaları mevcuttur.

Herkes kendi kabiliyetine göre eğitime tabii tutulurdu. Kimse kendisinde olmayan her hangi bir kabiliyey alanında eğitim görmezdi. Çünkü medreselerde eğitim müfredatı ‘talebe/öğrenci’ bazlı olmasından dolayı talebe/öğrenci neyi alabilecekse onu verir. Mevcut eğitim sistemleri ise ‘sistem ‘ bazlı çalıştığından ve yürütüldüğünden dolayı bir çok konuda eğitimi eksik vermektedir.

Eğitim bir toplumun gelişmişlik göstergesidir demiştik. Evet, toplumlar aldıkları eğitim kadar gelişirler. İşte İslam Ümmeti bunun acısını yaklaşık üç buçuk asırdır çok acı bir şekilde eğitimde yaşatığı geri kalmışlık sebebiyle çok acı bir şekilde tecrübe etmektedir.
Bunların temelinde medrese eğitiminin olmamasıydı. Özellikle de son yüzyılda medreselerin kapatılması ve eğitim alanına verilen tahribat hala düzeltilemektedir. Bu da hem ahlaki çöküş hem de ilmi boyutta bir çöküş sebebidir.

Eğitim sisteminin tekrar düzeltilebilmesi ve oluşan tahribatın onarılması için de tekrardan yapılanması gerekir. Medrese eğitim sistemine benzer bir sistem inşaa edilip öğrencilerin alanlarına yönelik eğitim almalarını sağlamalıyız. Aksi durumda gelişen ve değişen dünyada İslam Alemini temsil edecek ne ilim adamları ne de filozoflar yetişir. Yetişecek bir neslin en iyi bir eğitim sistemine tabii tutulması için mevcut eğitim sisteminin yamanması yerine en baştan düzenlenmesi en gerekli durumdur. Öyle batıdan veyahut başka bir toplumun eğitim sistemini almamıza da gerek yok. Koskoca İslam medeniyetinden örnekle yola çıkıp 11 asır boyunca kullanılan eğitim sistemini alıp baştan aşağı uygulamaya koymanın vakti geldi de gaçiyor. Karma eğitim sisteminden vazgeçilip en uygun olan ayrı binalara sahip erkek ve kız okulları inşaa etmektir. Bu her açıdan da yapılması gereken bir eğitim usulüdür. Örnek alınması gereken İslam medeniyetinin eğitim sistemidir. Başka bir yere bakmamıza gerek yok lakin bakılırsa diğer medeniyetler dahi karma eğitim sisteminden vazgeçmişlerdir.

Son olarak özetle söylemek gerekirse; Eğitim sistemi herhangi bir ideoloji için militan yetiştirme gayesinde olmamalı. Eğitim sistemimiz tamamen topluma ve dünyaya ümmete faydalı bir nesil yetiştirmek zorundadır …

Muhittin Uymaz

Yazı altı reklam

CEVAP VER