İslam Dünyasında Fikir Merkezli Ümmet Anlayışı

0
478
reklamlar
Yazı arası Reklam

Fikir; Belirlenmiş her hangi bir konuda görüş/düşünce belirtmektir. Fikirlerin bir araya gelip derlenmesi için İslam Medeniyetinde ‘istişare’ vardır. Diğer medeniyetlerin hemen hepsinde de ‘istişare kurulu’ diye adlandırılabilecek parlamento vardır. Her iki medeniyetlere baktığımızda sonuç olarak ortak bir durum meydana geliyor. Fikir…

Bir devlet için, toplum için veyahut küçük bir zümre için fikir ve istişare en temel maddedir. Öyle olması gerekiyor. Çünkü sorunların çözümü ortak bir fikirde buluşmada ortaya çıkar. Dünya genelinde de bu böyledir.

Asıl olan konumuza dönersek eğer; ‘İslam Dünyasında Fikir Merkezli Ümmetçilik Anlayışı’ bir ütopya gibi görünebilir şu mevcut İslam Coğrafyasında. Bu tür bir düşünce sisteminin harekete geçmesi ve ayrı ayrı yönetimler yerine kurulacak bir ‘istişare heyeti’ ümmet için en gerekli çözüm önerilerini sunmak için bir araya gelebilir. Söz konusu bile olmayacak bir düzenden bahsettiğimin ben de farkındayım. Çözüm yine bizim elimizde. Gerek edebi gerek fikri eserlerde bizler ümmet bilincinin ve tekrardan istişarenin önemini atfeder ve bunları uygulamaya koymak için gerekli mücadeleleri ortaya koyarsak İslam Dünyasında ki adı yanlış konulmuş tek millet ümmetçiliği ortadan kalkmış olacaktır. Yok eğer bizler de siyasi durumlardan esinlenerek/etkilenerek ümmet fikrinin temelini siyasi ve ırki ideolojiye dayandırırsak asıl anlamda olan ümmetçilik bilinci tekrardan yerleşemeyecektir. Ve yerleşemediği gibi batıdan alınan yanlış fikri altyapılardan kaynaklanan anlaşmazlıklar sonucu birimiz Şii birimiz Sünni birimiz vahhabi birimiz de selefi olup dağılırız. Fakat hepimiz asıl olan İslam Ümmeti bilincini ortaya koymaya çalışırsak eğer; Irklarımız, renklerimiz, mezheplerimiz veyahut ülkelerimiz ne olursa olsun ‘ümmet bilinci’ oluşacaktır.

Ümmet bilincinin aramızdan alınıp farklı siyasi ve etnisite farklılıklarının konulmasından sonra meydana gelen bir çok çatışma ve savaş ortamı örnek verilebilir. En bariz örnek olarak ve tüm İslam alemini derinden etkileyen ‘İran Irak savaşı’. Sonrasında meydana gelen ‘Kuveyt işgali’. Pakistan ve Afganistan arasında süre gelen sınır çatışmaları ve etnik çatışmalar. Ve son zamanlarda meydana gelen bir çok olayı da tekrardan örnek verebiliriz. Suudi Arabistan ve Yemen çatışması. Irak ve Suriye’de meydana gelen mezhepsel savaşlar.

Bunlar gibi bir çok örnek verilebilir. İşte tüm bu sorunların ortadan kaldırılması, var olan sorunların çözüme kavuşması için de ümmet bilincinin İslami değerler etrafında birleşmesi gerekmektedir.

Sonuç olarak; İslam aleminde toplumsal sorunların çözüme kavuşması için ümmet anlayışının fikri ve ırki boyutlardan çıkarılıp İslami değerlerde toplanması gerekir. Belirli bir etnik köken etrafında değil de toplumların ortak bir şekilde kabul edebileceği din etrafında şekillenmesi gerekir.

Ülkemizdeki toplumsal olayların da çözüm noktası İslami değerlerdir. Bütün etnik ve toplumsal kimliklerin aynı düşünce etrafında birleşmesi daha kolaydır. Lakin tek etnik veyahut tek siyasi sistem etrafında birleşilmesi de insanın fıtratına ters olur…

Temelde ümmetin özelde ise ülkemizin tüm sorunlarından kurtulabilmesi için birlikte yaşama bilincini içinde barındıran ümmet fikrinin her siyasi ve etnik kimliğin bunu kabul etmesi ve uygulayabilecek düzeye gelmesi gerekmektedir.

Rabbim bizleri ayrılıktan değil birlikten yana eylesin. Ümmetin selameti için…

Muhittin Uymaz

Yazı altı reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikÜmmetin Eğitim Sistemi
Sonraki İçerikYakarış

CEVAP VER