İslam Coğrafyası ve Dünyada Bayram

0
315
reklamlar
Yazı arası Reklam

Bismillahirramanirrahim

Rahman ve Rahim olan Allah’ın izniyle siz değerli okuyucularımıza ilk sayımızla merhaba diyor ve yüreğinize talip olma niyetiyle başlıyoruz.

İslam Dünyası, Orta Doğu ve ülkemiz çok zor zamanlardan geçiyor. En çok ihtiyacımız olan birlik ve beraberlik şuurunu şimdilerde daha çok aramaktayız. Bizler ayrılık ve gayrılık üzerinden hareket edeceğimiz yerine birlik ve beraberlik ile kardeşlik ruhunu aşılamamız gerekiyor. Ki o zaman huzur, mutluluk ve refah seviyesine ulaşabilelim.
İlk sayımızda Müslümanların bayramlarından olan Kurban bayramını idrak edeceğimiz ayda başlamak hem mutluluk verici hem de bir o kadar hüzün verici.

Ateşler içerisinde olan ümmet ve bombalar altında inleyen bir ümmet var. Ve onlar bu bayramın mutluluğundan huzurundan mahrum kalacaklar yıllarca mahrum kaldıkları gibi.
İslam ümmeti yine garip ve kimsesiz kalmış durumda.

Dinimiz gereği bayramlarımızda kardeş kardeşi tebrik eder ve mutluluğuna ortak olur. Peki sadece mutluluğa mı ortak olmak gerekir? Bizler Müslüman Kardeşler olarak bu Kurban Bayramında sınırlarımızın dışında ki kardeşlerimize elimizi uzatmalıyız. Rabbin rızası için onlara yediğimizden yedirmek zorundayız. Bizler rengine tenine ırkına ve diline bakmaksızın her Müslüman kardeşimize Allah rızası doğrultusunda karşılığını O’ndan bekleyerek yardım etmeliyiz.

Kurbanın kelime anlamı ‘Yakınlaşmak’ olarak geçer. Kurban için Kur’an-ı Kerimde emir şu şekilde geçer; ‘Rabbin için namaz kıl ve kurban kes’ (Kevser Suresi. Ayet 2)
Bizler de bu ayet doğrultusunda kurbanlarımızı kesip Rabbimize yakınlaşmak için muhtaç olan İslam dünyasındaki Müslüman kardeşlerimize de götürmeliyiz yediklerimizden.
Bayram bu vesile ve hareketlerden sonra bayram olur. Aksi takdirde hayvan kesmek ve et yemek dışında bir anlam ifade etmeyeceğini idrak etmemiz gerekmektedir.

Anneler ve çocukların, kızların zulüm altında yaşadığı bir ortamda diğer sözde Müslümanlar da hiç utanmadan bayram coşkusunu her türlü yaşıyor. Rabbim bizlere bu bayram hürmetine aklıselim nasip etsin.
Kardeşlerimize sahip çıkma şuurunu nasip etsin.

Bizler, İslam devleti ufkunu kaybettiğimiz günden beri kendi özgürlüğümüzü kaybettik. Evet, bu tekrar o amaç ve gayeyle büyüyen yetişen bir nesil gelene kadar da devam edecektir. Bir kıvılcım olmalı artık. Anneler evlatsız, babalar savaşta şehit olunca yetimler kalıyor dünyaya. Onlara sahip olamadığımız müddetçe de dünya bela ve musibetten kurtulmayacaktır. Amaç İslam birliği olması gerekiyor artık. Üzerimizden çekilen halifenin gelme vakti gelmiştir. Yasamızın Kur’an olma günü çoktan gelmiş, geçmiş de. İnsana insan gibi yaşama hakkı veren Kur’an yasaları uygulanmadığı müddetçe insanlar kıyımdan geçirilecektir.

Sonuç olarak ne olursa olsun bizler kendimize ait olan topraklarda köle sıfatına düşmeden yaşamak istiyorsak öncelikle kardeşlerimize sahip çıkıp, onları açlıktan kurtaracağız. Daha sonra sanayi ve bir milli ordu kurarak tüm topraklarımıza sahip çıkacağız. Ki ondan sonra kurtuluşu hem bu dünyada hem de ahiret dünyasında hak edelim. Aksi halde köle ve rezil bir hayat sürerek sadece leş olarak öleceğiz.
Allah Teâla Hazretleri bu bayram hatırına bizlere diriliş ruhu nasip etsin ki kardeşlerimizi kurtaralım.

Rabbim İslam âlemine kurtuluş nasip etsin bu ay yüzü hürmetine.

Foto: Akit Gazetesi
Muhittin Uymaz

Yazı altı reklam

CEVAP VER